2017 ERKEN REZERVASYON FIRSATLARINI YAKALAYIN.... AYRICALIKLI OLMANIN TADINI ÇIKARTIN... DETAYLI BİLGİ VE REZERVASYON : 0224 225 4343

Online Otel / Tatil Rezervasyonu


Booking.com

Motto İtalya Turu Bergamo Gidiş Dönüş 199 €


1. GünİSTANBUL – MİLANO – SİRMİONE – VENEDİK

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde 07.20’de hazır bulunarak tamamlayacağınız bilet ve bagaj işlemlerinin ardından Pegasus Havayolları’nın PC 1211 sefer sayılı uçuşu ile saat 10.20’de Milano 'ya hareket ediyoruz. Yerel saat ile 11:10 ‘da varışımızı takiben alanda bizi bekleyen özel otobüsümüz ile Sirmione’ye hareket. Geçmişi 13. yy’a dayanan Scaligero Kalesi ile bizi karşılayan Garda gölünün incisi Sirmione begonvillerle kaplı binaları ve evleri etrafını saran limon ağaçlarının kokusu ve orta çağ sokaklarıyla turistlerin ilgi odağı olmuş kasaba Sirmione’deki panoramik turumuzun ardından Venedik’e hareket. Yol üzeri arzu eden misafirlerimiz için ekstra olarak düzenlenecek Verona Turu (45 Euro). UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Verona aynı zamanda Colosseum’dan sonra İtalyanın en büyük ikinci amfi tiyatrosuna ev sahipliği yapıyor. Ünlü İngiliz yazar Shakespeare’in kaleme aldığı, bugün dünyada bilinen en büyük aşk hikayesini anlatan, ünlü eseri Romeo ve Juliet’in kahramanlarının evlerini de göreceğimiz romantik Verona turumuzun ardından Venedik bölgesi otelimize transfer.

2. GünVENEDİK – BOLOGNA – FLORANSA

Otelden çıkış işlemlerimizin ardından panoramik Venedik şehir turu. Turumuzda İstanbul’dan getirilmiş granit sütunları da görebileceğimiz, uzun yıllar dünya deniz ticaretinde söz sahibi olmuş denizcilerin buluşma noktası San Marco meydanı, idama mahkum olanların veda edecekleri güzel şehir Venedik’e son kez baktıkları son bakış köprüsü, büyük kanal üzerinde inşa edilmiş en büyük köprü olan dükkanlarıyla ünlü Rialto köprüsü, Altın Kilise diye anılan San Marco Bazilikası turumuz esnasında göreceğimiz yerler arasındadır. Tur bitimi arzu eden misafirlerimiz için ekstra olarak düzenlenecek Venedik kanallarında yapacağımız Gondol Turu (25 Euro). Venedik turumuz sonrasında Bologna’ya doğru yola çıkıyoruz. Dante, Erasmus ve Kopernik gibi isimlerin yetiştiren ve İtalyanların, şehir mimarisinde çok fazla tuğla kullanılmış olması sebebi ile kızıl şehir olarak adlandırdığı bir orta çağ şehri olan, tarihi dokusu ve yemekleri ile ünlü Bologna’da panoramik şehir turumuzu düzenliyoruz. Bologna panoramik turu sonrasında Floransa bölgesi otelimize transfer.

3. GünFLORANSA – ORVİETO – ROMA

Otelden çıkış işlemlerimizin ardından panoramik Floransa şehir turu. Rönesans’ın başkenti ve Pinokyo’nun memleketi Floransa’da, önce portakal rengi kubbesiyle hemen dikkat çeken ve Avrupa’nın 4. büyük kilisesi Santa Maria Del Fiore Katedrali’ni dışarıdan göreceğiz. Katedralin en dikkat çeken özelliklerinden biri de bazıları Kur’an-ı Kerim’de de zikredilen peygamber kıssalarının temsili olarak canlandırıldığı ve ‘Cennet Kapısı’ olarak adlandırılan bronz kapıdır. Daha sonra bir zamanlar halkı parlamentoya davet etmek için kullanılan Giotto’ nun Çan Kulesi, yüzyıllar boyunca Floransa’nın politik ve sosyal merkezi olan ve Michalengelo’un’ nun ünlü Davut Heykeli’nin de bulunduğu Senyörler Meydanı ile antika ve kuyumcu dükkânlarıyla meşhur Eski Köprü (Ponte Vecchio) görülecek yerler arasındadır. Tur bitimi Orvieto’ya doğru yola çıkıyoruz. Yol üzeri arzu eden misafirlerimiz için ekstra olarak düzenlenecek Montepulciano Turu (35 Euro). Toskana bölgesinin yeşillikler içindeki orta çağ kasabası Montepulciano, ismini verdiği üzüm cinsi ve o üzümden elde edilen Toskana şaraplarıyla ünlüdür. Montepulciano turumuz sonrasında Orvieto ‘ya ulaşım ve panoramik şehir turu. Katedrali ve beyaz şaraplarıyla ünlü, şahin tepesi Orvieto’ya çıkıyor ve manzaranın tadını çıkarıyoruz. Süresini rehberimizin belirleyeceği kısa bir fotoğraf molasının ardından Roma’ya doğru yola çıkıyoruz. Roma yolculuğumuza devam ediyoruz. Roma bölgesi otelimize transfer.

4. GünROMA

Kahvaltının ardından tüm gün serbest zaman. Arzu eden misafirlerimiz için ekstra olarak düzenlenecek Roma İkonları ve Vatikan Turu (55 Euro). AntikÇağ’dan Rönesans’a mimarların adeta birbirleriyle yarışarak ortaya çıkardığı eserlerle süslü “Dünyanın merkezindeki kent”  Roma; sanat, tarih, müzik, alışveriş, 23 asırlık tarih, güneş ve yemekleri ve ile misafirlerini karşılıyor. Turumuzda önce şehrin sembolü haline gelen ve Roma İmparatorluğu boyunca gladyatör dövüşlerine ev sahipliği yapmış antik tiyatro Colosseum, imparatorluk zamanında şehrin tören merkezi olan Roma Forumu, efsaneye göre içine para atanın tekrar Roma’ya geleceğine inanılan Aşk Çeşmesi, sokak sanatçılarıyla meşhur İspanyol Merdivenleri, Vatikan (San Pietro), Castel San't Angelo - Melekler Şatosu, Navona meydanı ,Piazza Pietra Pantheon, Piazza Popolo görülecek yerler arasındadır. Tur bitimi otelimize transfer. Akşam arzu eden misafirlerimiz için Avrupa medeniyetine yön vermiş Roma’yı bir kez de gece ışıklarıyla görebileceğiniz ekstra Roma Gece Turu (35 Euro). Tur bitimi Roma bölgesi otelimize transfer.

5. GünROMA

Kahvaltının ardından tüm gün serbest zaman. Arzu eden misafirlerimiz için ekstra olarak düzenlenecek Napoli & Outlet & Nemi & Castel Gondolfo (80 Euro) veya Napoli & Pompei Turu (80 Euro).
Napoli & Outlet & Nemi & Castel Gondolfo : Turumuza Napoli ile başlıyor ve Posilipo tepesine çıkarak Vezüv Yanardağı ve Napoli şehri ile tüm limanın eşsiz manzarasında bir fotoğraf molası veriyoruz. Garibaldi Meydanı, Via Toledo, şehrin en eski semti olarak adlandırılan Centro Storico, eski liman, Cristoforo Colombo caddesi, Castel Nuovo ve Pizza Mercato görülecek yerler arasındadır.Turumuzun ardından keyifle alışveriş yapabileceğiniz Outlet Center ziyaretini gerçekleştiriyoruz. Alışveriş outlet turumuz ardından çilek köyü Nemi. Renk renk evleri ve yemyeşil doğasıyla ziyaretçilerini çeken Nemi kötü turumuzun devamında Papa’nın yazlık sarayına ev sahipliği yapmasıyla tanınan ve sönmüş bir volkanik kraterin üzerinde bulunan Castel Gondolfo’ya geçiyoruz. 2. Dünya Savaşında Roma’daki şiddetten kaçan vatandaşlara Papa XII Pius tarafından sığınak olarak sunulmuş kasabadaki gezimizin ardından Roma bölgesi otelimize transfer.
Napoli & Pompei: Turumuza Napoli ile başlıyor ve Posilipo tepesine çıkarak Vezüv Yanardağı ve Napoli şehri ile tüm limanın eşsiz manzarasında bir fotoğraf molası veriyoruz. Garibaldi Meydanı, Via Toledo, şehrin en eski semti olarak adlandırılan Centro Storico, eski liman, Cristoforo Colombo caddesi, Castel Nuovo ve Pizza Mercato görülecek yerler arasındadır. Turumuzun devamında Pompei. M.S. 79’da patlayan ve şehri yok eden Vezüv Yanardağı'nın eteklerinde uzanan Pompei arkeologların 1748 yılından beri devam eden kazıları sonucu, tüm canlılığıyla ortaya çıkarılmıştır. Görülecek yerler arasında Bazilika, Forum, fauna evi, restoranlar, hamamlar, ekmek fırınları yer almaktadır. Turumuzun ardından Roma bölgesi otelimize transfer.

6. GünROMA – SAN GİMİGNANO– PİSA

Erken saatte otelden çıkış işlemlerimizin ardından Pisa ‘ya hareket ediyoruz. Yol üzerinde dileyen misafirlerimiz ile birlikte extra olarak düzenlenecek olan Siena Turu (35 €). Siena Orta Çağ’dan kalma dar sokakları, ufak caddeleri ve Avrupa’nın en büyük meydanı olarak kabul edilen Campo Meydanı ile ünlüdür. Toscana Bölgesi’nin bu görülmeye değer köşesinde yapacağımız turumuzun ardından Pisa yolculuğumuza devam ediyoruz. Yolculuğumuz esnasında durağımız dünyanın en kaliteli ve çeşitli üzüm bağlarıyla çevrili, dondurması, porcini ve türüf mantarlı peynirleriyle ünlü, etrafı 14.yy’dan kalma surlarla çevrilmiş olan San Gimignano olacaktır. Panoramik San Gimignano şehir turumuz ardından Pisa panoramik şehir turu. Turumuzda Pisa Kulesi, katedral, vaftizhane ve Miracoli Meydanı gezilecek yerler arasındadır. Tur bitimi Pisa bölgesi otelimize transfer.

7. GünPİSA – CENOVA – MİLANO

Erken saatte otelden çıkış işlemlerimizin ardından Cenova’ya hareket ediyoruz. Yol üzerinde arzu eden misafirlerimiz için ekstra olarak düzenlenecek Portofino turu. (45 Euro). Yıllara meydan okumuş pastel renkli evleri ve şarkılara konu olmuş sokaklarıyla bizleri büyüleyen Portofino turumuzun ardından Cenova yolculuğumuza devam ediyoruz. Tarihle Ceneviz Devleti ‘ne başkentlik yapan, Kristof Kolomb ‘un doğum yeri olması ile ünlü liman kenti Cenova ‘da panoramik şehir turu düzenliyoruz. Panoramik şehir turumuz sonrasında Milano’ya hareket ediyoruz. Yol üzerinde arzu eden misafirlerimiz için ekstra olarak düzenlenecekPortofino turu. (45 Euro). Yıllara meydan okumuş pastel renkli evleri ve şarkılara konu olmuş sokaklarıyla bizleri büyüleyen Portofino turumuzun ardından Milano’ya varış ve panoramik Milano Şehir turu. Avrupa’nın moda başkentlerinden biri olan Milano, bunun yanı sıra mutfağı, operası, kiliseleri ve büyük usta Leonardo Da Vinci’nin Son Akşam Yemeği freskosu gibi paha biçilemez sanat eserleriyle de öne çıkıyor. İtalya’nın iş ve finans başkenti olsa da alışveriş, gece hayatı ve yeme içme deneyimi için de doğru adres olan Milano’da yapacağımız şehir turu esnasında ünlü opera binası La Scala, Duomo Meydanı ve Katedrali, birçok ünlü markanın bulunduğu keyifle alışveriş yapabileceğiniz La Galeria, Porta Romano görülecek yerler arasındadır. Tur bitimi Milano bölgesi otelimize transfer.

8. GünMİLANO – İSTANBUL

Sabah otelden alınan kahvaltının ardından çıkış işlemlerimizi tamamlıyoruz, havalimanına transfer. Bagaj ve bilet işlemlerinden sonra Pegasus Havayollarının PC 1212 sefer sayılı uçuşu ile saat 12:10 ‘da İstanbul’a hareket. Türkiye saati ile 16.55’de İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı ‘na varış ve turumuzun sonu.

Bükreş - Transilvanya Şatolar Turu SADECE 99 €



1. Günİstanbul – Bükreş

Gezimizin ilk günü, 19:30'da Kadıköy Evlendirme Dairesi, 20:30'da Mecediyeköy Migros Önü ve 21:30'da İncirli Ömür plaza önünde hareket ile Edirne uzerinden Kapıkule sinir kapisina varisimizi gerçekleştiriyoruz. Pasaport ve gumruk islemleri tamamlanması ardından, Bulgaristan üzerinden geçerek sabah saatlerinde Bükreş’e varıyoruz.

2. GünBükreş

Sabah saatlerinde varışımız sonrası, turumuz için küçük Paris diye adlandırılan BÜKREŞ şehir merkezine hareket ediyoruz. BÜKREŞ, Tuna Nehri'nin Dimbovita kolu üzerinde, yaklaşık 2.5 milyon nüfuslu çok güzel bir kenttir. Tarihi eserlerin yanı sıra geniş bulvarları, caddeleri, meydanları ile modern yüzü de etkileyicidir. Panoramik şehir turumuzda göreceğimiz yerlerden bazıları; Bükreş'in en güzel ve en hareketli merkezi olan Cumhuriyet Meydanı, sütunlu cephesiyle dikkati çeken Romanya Büyük Kütüphanesi, Zafer Takı, Bükreş Üniversitesi Binası, Milli Tiyatro, Çavuşesku tarafından yaptırılan Parlamento Binası, Kraliyet Sarayı, Cretulescu Kilisesi, St. Stavropoleos Kilisesini sayabiliriz. Turumuz ve serbest zaman sonrası otelimize transfer. Geceleme otelimizde. Dileyen misafirlerimiz ekstra düzenlenicek olan Romanyanın Köy değerlerinin sergilendiği Köy Müzesi turuna katılabilirler.(20 EUR)Dileyen misafirlerimiz ekstra düzenlenicek olan Romen Gecesi turuna katılabilirler.(40 EUR)
Sabah Kahvaltısı: Bükreş yolu üzerinde dinlenme tesisinde ekstra olarak alınacaktır.
Öğle Yemeği: Bükreş’de serbest zamanda ekstra alınacaktır.
Akşam Yemeği: Rehberin belirliyeceği yerde ekstra yöresel yemekler ve müzik eşliğinde Romen Gecesi.
Konaklama: Hotel Best Western Briston v.b – Bükreş
Para Birimleri :Romanya – Lei ( Ortalama kur 1 Eur – 4,3 lei )
Rota: İstanbul- Bükreş (640 km)
Toplam Kat Edilecek Mesafe: 640 km
Otele Giriş Saati: Gümrük geçiş süresine bağlı olarak tahmini: 20:00

3. Gün Bükreş (Bükreş- Sinaia - Bran - Brasov – Bükreş)

Sabah kahvaltısından sonra serbest zaman.Dileyen misafirlerimiz ekstra düzenlenicek olan Transilvanya-Drakula Şatosu(Sinaia-Bran-Braşov) turuna katılabilirler.(60 EUR)
Turumuzda Romanya'nın önemli bir bölgesi olan Transilvanya'ya doğru yola çıkıyoruz. Gayet iyi korunmuş ortaçağ şehirlerini görmeye gidiyoruz. Sinaia'da Avrupa'nın en güzel şatolarından biri olan Peles Kalesi ve Şatosunu geziyoruz. Ardından Bran Kasabasında Drakula Şatosunu görüp, Braşov kentine geçiyoruz. Günümüzde hala Ortaçağ görüntüsünü koruyan şehrin eski sokaklarında yürüyor, Piata Sfatului, Mureşelinor Evi Müzesi, Braşov Tarih Müzesi, Kara Kilise ve şehir surlarını panoramik olarak görüyoruz. Gezi bitimi Bükreş’e dönüyoruz. Geceleme otelimizde.
Sabah Kahvaltısı: Otelde açık büfe olarak alınacak olup tur ücretine dahildir.
Öğle Yemeği: Bran’da kasaba merkezinde serbest zamanda ekstra alınacaktır.- Tüm yöresel lezzetlerin tadına bakabilirsiniz. Rehber Tavsiyesi:Horoz Çorbası , Makara Tatlısı
Akşam Yemeği: Bükreş şehir merkezinde serbest zamanda ekstra alınacaktır.- Tüm yöresel lezzetlerin tadına bakabilirsiniz. Rehber Tavsiyesi:Tokitura(Et yemeği) , Mititei(Sulu Köfte) , Krep Suzet Tatlısı.
Konaklama: Hotel Best Western Briston v.b – Bükreş
Para Birimleri :Romanya – Lei ( Ortalama kur 1 Eur – 4,3 lei )
Rota: Bükreş – Sinaia (127 km ) , Sinaia – Bran (50 km) , Bran – Braşov (27 km ) , Braşov – Bükreş (171 km)
Toplam Kat Edilecek Mesafe: 375 km
Otele Giriş Saati: 20:00

4. GünBükreş-(Veliko Tarnavo) – İstanbul

Otelimizde alacağımız sabah kahvaltısı sonrası , odalarımızı boşaltmamız ardından otel önünden hareket edicek olan araçlarımızla İstanbul’a hareket ediyoruz.Dileyen misafirlerimiz ekstra düzenlenicek olan Bulgaristanın eski Başkenti ve tarihsel dokusu ile bilinen dört tepe üzerine Yantra nehir vadisinde kurulu olan Veliko Tarnavo şehir turuna katılabilirler.(20 EUR) Kapıkule sınır kapısından geçerek İstanbul’a hareket ediyoruz.

Sabah Kahvaltısı: Otelde açık büfe olarak alınacak olup tur ücretine dahildir.
Öğle Yemeği: Veliko Tarnavo’da serbest zamanda alınacaktır.
Akşam Yemeği: Edirne – İstanbul otobanı tesisde.
Rota: Bükreş – İstanbul 640 km
Toplam Kat Edilecek Mesafe: 640 km
İstanbul Giriş Saati: Gümrük geçiş süresine bağlı olarak tahmini: 01:00

HERŞEY DAHİL BANSKO TURU SADECE 109 €


28 KASIM  2018- 2 ARALIK 2018
12 ARALIK 2018 - 16 ARALIK 2018
19 ARALIK 2018 - 23 ARALIK 2018

1. Gün  ISTANBUL - BANSKO
Akşam saat 22.00 de Kadıköy evlendirme dairesi, saat 22.30’da Gayrettepe Avantgarde Otel Önü ve saat 23.00 de Bakırköy Ömür Plaza önünden buluşarak turumuza başlıyor ve Edirne üzerinden Kapıkule’ye devam ediyoruz. Yaklaşık 3 saatlik yolculuğun ve Pasaport - Gümrük işlemlerinin ardından Bulgaristan’a geçerek, Bansko ‘ya doğru hareket ediyoruz. Gece boyunca yolculuğumuz devam ediyor.

2. Gün BANSKO
Sabah saatlerinde Bansko ‘ya varış ardından kolay, orta ve zor derecelerinde toplam, 72 km uzunluğa sahip, Kış Olimpiyatları için onay almış, Dünya Şampiyonu Alberto Tomba’nın kayak yaptığı ve Tomba pisti olarak anılan 2600 metreden başlayan pistler sizleri bekliyor. Bütün gün bu pistlerde kayak yapmanın zevkini yaşayacaksınız. Gece dileyenler Bansko şehrinin canlı gece hayıtında eğlenebilirler.

3. Gün BANSKO
Sabah kahvaltı ardından serbest zaman. Bütün gün bu pistlerde kayak yapmanın zevkini yaşayacaksınız. Arzu eden misafirlerimiz kayak yapmanın dışında Bansko Kasabası'nın tarihi ve doğal güzelliklerinden faydalanabilirler. Geceleme otelde. Dileyen misafirlerimiz ile ekstra düzenlenecek olan günü birlik Sofya Turuna katılabilirler. (50 Euro) Panoramik Sofya şehir turumuz esnasında görülecek yerler arasında Balkanların en büyük kilisesi olan Alexander Nevski Katedrali, Milli kütüphane, Sofya Üniversitesi, Eski kraliyet sarayı, Neo klasik stilinde yapılmış olan Milli Bulgar Tiyatrosu, Arkeoloji müzesi, Eski Sofya - Sendika şehri, Rotonda Kilisesi bulunmaktadır. Daha sonra meclis binasının yanından yürüyerek Sofya Heykeli’ne panoramik bakış ve fotoğraf molası, Şehrin simgesi olan Banya başı camisini ziyaret ediyoruz. Ziyaretimiz ardından serbest zaman ve sonrası Bansko ‘ya dönüş. Geceleme otelinizde. Gece dileyenler Bansko şehrinin canlı gece hayıtında eğlenebilirler.

4. Gün BANSKO
Sabah kahvaltı ardından kolay, orta ve zor derecelerinde toplamda 72 km uzunluğa sahip, Kış Olimpiyatları için onay almış, Dünya Şampiyonu Alberto Tomba’nın kayak yaptığı ve Tomba pisti olarak anılan 2600 metreden başlayan pistler sizleri bekliyor. Bütün gün bu pistlerde kayak yapmanın zevkini yaşayacaksınız. Gece dileyenler Bansko şehrinin canlı gece hayıtında eğlenebilirler.

5. Gün BANSKO - ISTANBUL
Sabah kahvaltısı sonrası odaların boşaltılması ardından İstanbul’a hareketimiz başlıyor. Plovdiv - Haskovo üzerinden Kapıkule’ye devam ediyoruz. Pasaport - Gümrük işlemlerinin ardından yaklaşık 3 saatlik yolculuk ile İstanbul’a varış ve turumuzun sonu.

FRANSIZ RÜYASI STRASBOURG

Kuzeydoğu Fransa bölgesinin en büyük şehri olan Strasbourg, Avrupa Parlamentosu’nun da bulunduğu şehir, Almanya sınırının hemen kenarında yer alıyor ve bu nedenle Alman kültürünün izleri de her yerinde görülebiliyor. Ortaçağ’dan kalmış bir Alman köyünü andırıyor. Tüm tarihi anıtları ve binaları korunmuş, nitekim şehir merkezi Dünya Mirasları Listesi’nde yer alıyor. Ziyaret etmek için en uygun olan, Fransa turları kategorisinde yer alan Strasbourg seçeneğimiz, farklı bir kültür turuna çıkmak isteyen gezginlere hitap ediyor.

Geçmişte pek çok önemli olaya tanıklık eden Strasbourg, tarihi kent merkezi ve çevresi, geçmişten günümüze ayakta duran yapıları ile, açık hava müzesini andıran ziyaretçilerini adeta büyüleyen bir kent. Petite France olarak adlandırılan, meşhur ahşap evlerinin bulunduğu tarihi bölgedir. Kent Merkezi Grande ilinin batı ucunda konumlanır. Nehir Orta Çağ'da değirmencilere ve balıkçılara ev sahipliği yapmıştır.Bugün ise Strasbourg'un başlıca turistlik yerlerinden biridir.



Strasbourg şehrinin en önemli yapıtlarından biridir ve sanat tarihçilerine göre Barok mimarisinin en üst noktasını temsil etmektedir. Notre Dame Katedrali'nin hemen arkasında konumlanan Fransız Sarayı Arkeoloji müzesi ve Güzel sanatlar Müzesi olarak ev sahipliği yapmaktadır.



Notre Dame kilisesinin karşısında kent merkezinin Grande İlede yer alan Kammerzell Evi, Strasbourg'un en ünlü yapıtlarındandır ve geç dönem gotik mimarinin en güzel eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Günümüzde ise Kammerzell Evi, restoran olarak kullanılmaktadır.



Avrupa Konseyinin karşısında konumlanan Orangerie parkı geniş bir alana yayılmış kent parkıdır. İnşa edilen şehrin en eski parkı, doğanın tüm renklerini içinde barındıran huzur dolu bir güzelliğe sahiptir. Küçük bir şelale ve gölün yer aldığı parkta küçük bir hayvanat bahçesi, gençler için çeşitli oyun ve eğlence alanlarıda bulunmaktadır. Bir bot kiralayarak gölde gezintiye çıkılabilir, şehrin içinde ki bu eşsiz doğal alanın keyfini çıkarabilirsiniz.

NORVEÇ'İN BAŞKENTİ OSLO

Enlerin şehri olarak da adlandırabiliriz Oslo’yu… Norveç’in en soğuk ve en büyük şehri olan Oslo, İskandinavya’nın en popüler kentlerinden biri olarak da dikkat çeker. İklimiyle ters orantılı sıcak insanları ve büyüleyici mimari yapılarıyla olağanüstü bir şehir. Göller ve adalardan oluşan bu kent, İskandinavya’nın en güzel ve estetik şehirlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Körfeze kıyısında yer aldığı ve yemyeşil ormanlara da ev sahipliği yaptığı için de doğal bir cennet olarak adlandırılabilir. Doğal alanlarının sunduğu muhteşem manzaralarla gezginleri kendisine hayran bırakan Oslo, yaşam standardının oldukça yüksek olduğu, güvenli bir tatil seçeneğine bir göz atalım.



Akershus Kalesi, muhteşem manzarası ve tarihi önemi nedeniyle tatilcilerin Oslo listelerinde kendisine yer buluyor. Bir dönem idam cezalarının uygulandığı bir hapishane olarak kullanılan kale, 13. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş. Günümüzde de askeri amaçla kullanılmaya devam edilen yapının içerisinde ücretsiz ziyaret edebileceğiniz Norveç Silahlı Kuvvetler Müzesi ve Norveç’in Direnişi Müzesi bulunuyor.



1697 yılında tamamlanan Oslo Katedrali, günümüzde Norveç Kraliyet ailesi ve Hükümeti tarafından düzenlenen halka açık etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Yapım yılı itibariyle Oslo’da inşa edilmiş 3. katedral olan yapı, çeşitli nedenlerden dolayı defalarca yeniden inşa edilmiş. 1950’de tamamlanan son yenileme çalışmalarıyla Barok tarzı orijinal iç mimarisini geri kazanan katedralin tavanında bulunan cam mozaikleri, dini yapının en fazla dikkat çeken ayrıntısını oluşturuyor.



Yaz boyunca ziyarete açık tutulan Kraliyet Sarayı, 19. yüzyılın ilk yarısında Fransa doğumlu Norveç Kralı 3. Charles’ın ikametgahı olarak inşa edilmiş. Kralın ölümünün ardından 1849’da tamamlanabilen saray, Slottparken isimli yeşil alanın içerisinde yer alıyor. Günümüzde de kraliyet ailesinin hizmetinde olan 173 odalı konutun yemek salonları, seremoni alanları, toplantı odaları gibi önemli bölümlerini ortalama 1 saat süren rehberli turlara katılarak görebilirsiniz.



Norveç Ulusal Opera ve Bale Topluluğu’na ev sahipliği yapan Oslo Opera Binası, 350 adayın başvurduğu bir tasarım yarışması sonucunda inşa edilmiş ve 2008 yılında kullanıma açılmış. İskandinav ülkelerindeki en modern yapıları arasında gösterilen binanın tasarımında ziyaretçilere denizden yükseliyormuş hissi verilmek istenmiş. Ücretsiz olarak gezebileceğiniz kültürel yapıda konser salonlarının yanı sıra çeşitli sanatsal çalışmalar sergileniyor.



Oslo Üniversitesi’nin bünyesindeki Norveç Halk Müzesi’nin bir parçası olan Viking Gemi Müzesi Oseberg, Gokstad ve Tune kazı alanlarından çıkartılmış arkeolojik eşyalara ev sahipliği yapıyor. Ziyaretçilerine Viking Çağı ile ilgili detaylı bilgiler sunan müzenin koleksiyonunda en büyük ilgiyi toprak altından eksiksiz olarak çıkartılan Oseberg gemisi çekiyor. Gemi dışında sergilenen diğer eşyalar arasında giyim eşyaları, at arabası, ev gereçleri ve el aletleri gibi Vikingler’in yaşam stiline ışık tutan parçalar bulunuyor.



Oslo listesinde sırada, sanat tarihine meraklı gezginlerin ilgilerini çekeceğini düşündüğüm Munch Müzesi var. Modernizm akımının en önemli sanatçılarından biri olan Edvard Munch’un hayatının anlatıldığı ve eserlerinin sergilendiği müze, Oslo Belediyesi’nin sinema salonlarından toplanan gelirle sanatçının 100. doğum günü olan 1963 yılında açılmış. Yarısını Munch’un eserlerinin oluşturduğu müzenin daimi koleksiyonunda 1.200 tablo, 18.000 baskı, 6 heykel ve binlerce kitap bulunuyor.



Tek bir heykeltıraş tarafından yapılmış eserlerin sergilendiği dünyanın en büyük parkı olarak anılan Vigeland Sculpture Park’nın inşası 1949 yılında tamamlanmış. 1869-1943 yılları arasında yaşamış olan Gustav Vigeland’dan adını alan parkta heykeltıraşın hayatı boyunca bronz, granit ve dökme demir kullanarak yarattığı 200 heykel bulunuyor. Yemyeşil, huzur dolu ortamında keyifli saatler geçirebileceğiniz parktaki heykeller ana kapı, köprü ile çocuk oyun alanı, çeşme, monolit plato ve hayat çarkı isimli 5 farklı bölümde sergileniyor.

BİR LİMAN KENTİ PORTO

Bir liman kenti olan Porto,Portekiz’in kuzeyinde yer alan karakteristik bir kent. Sahip olduğu tarihi değerlerle  Dünya Mirası Listesi’ne alınmış olan Porto’da geçmişinde hüküm sürmüş medeniyetlerin izlerine sıklıkla rastlamak mümkün. Kıta Avrupa’sının batı şehirlerinden olan Porto, bünyesinde barındırdığı seçkin turistik değerleriyle her geçen gün artırmaya devam ediyor. Şehrin dört bir yanına dağılmış olan tarihi ve kültürel zenginlikleri, Porto turunuzu daha keyifli ve anlamlı hale dönüştürüyor. Modern ve tarihi mimari yapıtları bir arada sunan Porto, Portekiz‘in ikinci büyük şehri olarak öne çıkıyor. Bölgenin görülmeye değer tarihi yapıtları, güler yüzlü halkı, sıcak havası ve göz alıcı silueti, gelen ziyaretçilerin üzerinde etkileyici bir intiba bırakıyor.  
Bizans dönemine ait eşsiz tarihi yapıtlar ve mimari kalıntılar ile çevrelenmiş olan Aliados Meydanı, şehrin en ünlü rotalarının başında geliyor. Yıl boyunca farklı etkinliklerin ve organizasyonların düzenlendiği mekanda, üstelik hediyelik eşya satan çeşitli alışveriş duraklarına da rastlanıyor.
19. yüzyılda şehre gelen yabancı yatırımcıları etkileyerek şehre yatırım yapmalarını sağlamak amacıyla Porto Ticaret Odası tarafınca inşa edilmiş olan Borsa Sarayı, göz alıcı mimari dokusuyla gelen turistleri etkilemeyi başarıyor. Şehir için büyük bir tarihine öneme sahip olan saray, 08.00-18.30 saatleri arası ziyarete açılıyor. Sarayın asıl ihtişamını, önemli şahsiyetlerin ağırlandığı Arap Salonu sayesinde sergiliyor.
Şehrin Terreiro da Se caddesinde konuşlanmış olan en eski mimari yapıtı Porto Katedrali, Romaneks mimari anlayışını günümüzde de aynı şekilde korumaya devam ediyor. Porto listenize  eklenilmesi gereken katedral, seramik ve vitray döşemeleriyle adeta göz kamaştırıyor. 12. yüzyılda Hristiyan Haçlılar tarafından kurulan yapıtın tasarımında Romaneks dışında ayrıca Gotik, Manuelin, Borak tarzına özgü detaylara da yer veriliyor.
Porto şehrinin en görkemli yapıtlarından olan San Francisco Kilisesi, benzersiz tasarımlarıyla sizi büyüleyici bir dünyaya sürüklüyor. Günümüzde fonksiyonel ibadethane olarak hizmet veren yapıt, 14-15. yüzyıllar arasında çok ağır bir işçilik neticesinde tasarlanan kilisenin motifleri, altın ayrıntılarıyla göz dolduruyor. Tarihi kemerleri ise yapıtın görünümünü daha kusursuz ve değerli hale getiriyor. 
Leopold Valentin isimli bir mimar tarafından tasarımı üstlenilen Dom Luis Köprüsü, muazzam manzarasıyla cezbedici bir görünüm olanağı sunuyor. Tekneler, sandallar ve birbirinden hoş binalar ile birlikte uyumlu bir ambiyans kazanan köprünün üst tarafı trafiğin geneli alt tarafı da tramvayların işleyişi için kullanılıyor. Porto listenizin arasında bulunan ve 1886 yılında hizmete açılan köprü, modern ışıklandırma sistemi sayesinde akşamları şehre ayrı bir atmosfer kazandırıyor. 
Hareketli bir yaşam tarzına sahip olan şehrin Rua de Santa Catarina caddesi, alışveriş olanakları sayesinde işlevsellik kazanıyor. Dünyaca ünlü mağazaların, nefis tatlar sunan kafelerin ve hediyelik eşya satan şirin dükkanların çevrelediği caddeye uğrayarak Porto gezilecek yerler turunuza hareketlilik katabilirsiniz. Zevkinize uygun yapacağınız alışverişlerin ardından istediğiniz bir kafede şehrin meşhur şarabını veya Nata kahvesini deneyimleyebilirsiniz.

GÜNEŞE İLHAM VEREN ŞEHİR NİCE

Akdeniz’in mavi sularının hemen kıyısında kurulu olan sevimli şehir Nice Fransa‘nın oldukça önemli turistik şehirleri arasında yer alıyor. Kartpostallarda görmeye alıştığımız güzellikteki denizi, sahilleri, yeşil alanları ve daha pek çok doğal güzelliği ile dikkat çeken şehre yapacağınız seyahatinizi sizin için hazırladığımız liste sayesinde daha eğlenceli hale getirebilirsiniz. Huzurlu ve sakin bir şehir olan Nice, Fransız mimarisini yansıtan çatılı evleri, şehrin kültürü hakkında bilgi edinebileceğiniz tarihi yapıları, görülmeye değer doğal güzellikleri ile her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapıyor. Çok sayıda görülmeye değer yeri olan Nice’in turistik cazibeye sahip önemli gezi noktalarından oluşan listemizi inceleyebilir ve birbirinden güzel yerleri gezi planınıza dahil edebilirsiniz. 
Nice’in eski şehir bölgesi olan Vieux Nice; sevimli tarihi binaları, daracık ve hareketli sokakları, yerel kafeleri, restoranları, pastaneleri, hediyelik eşya dükkanları, mağazaları ile turistler tarafından çok büyük ilgi görüyor. Pencerelerinden ve balkonlarından bitkiler sarkan, kendine hayran bırakan mimarilere sahip evleri ile masal diyarlarını andıran eski yerleşim bölgesinde keyifli gezintiler yapabilirsiniz.
Nice’in popüler gezi noktalarından biri olan Promenade des Anglais, sıra sıra palmiyelerin dizildiği deniz kenarında yer alan bir sahil yolu. Yolun karşı tarafında otelleri, restoranları, kafeleri bulabileceğiniz İngiliz Gezinti Yolu’nda dilerseniz yürüyüş yapabilir ya da dilerseniz gündüzleri plaja inip güneşlenebilir ve denize girebilirsiniz.
Moskova Patrikhanesine bağlı olan ve mimari yapısı Moskova’daki St Basil’s Katedraline benzeyen Aziz Nikolas Rus Ortodoks Katedrali, Batı Avrupa’nın en büyük Ortodoks katedrali sayılıyor. Farklı boyutlardaki kuleleri ve kulelerinin tepesinde yer alan kubbeleri ile ilginç bir mimariye sahip olan katedrali dilerseniz ziyaret edebilirsiniz.
Nice‘nin en ünlü ve turistik meydanı olan Massena Meydanı; etrafını çevreleyen neoklasik mimari tarzda yapılmış restoranları, kafeleri, mağazaları ile Nice listesinde yer alıyor. Ünlü sanatçı Jaume Plensa‘nın yedi kıtada yedi insanı simgeleyen eserini de Massena Meydanı’nda görebilirsiniz. Özellikle akşamları rengarenk ışıklandırılan Jaume Plensa‘nın oturur vaziyetteki insan figürleri meydana ilgi çekici ve hareketli bir hava katıyor.
Eski Nice‘da kayalıklar üzerine savunma amaçlı inşa edilmiş olan Colline du Chateau, günümüzde sadece şehri panoramik olarak seyredebileceğiniz bir yer olarak kullanılıyor. Nice’in büyüleyici şehir manzarasına tanık olabileceğiniz en güzel noktalardan biri olan Colline du Chateau; masmavi suları, sahil şeridini ve Nice’e dair diğer tüm güzellikleri ayaklarınız altına seriyor.
Castle Hill‘in yakınında yer alan Parc de la Colline du Château, huzurlu vakit geçirebileceğiniz ortamı ve tüm şehri geniş bir açı ile görebileceğiniz konumu ile ön plana çıkıyor. Nice manzarasını izleyebileceğiniz parkın en üst noktasına asansör ya da merdiven kullanarak ulaşabilirsiniz.
Cimiez bölgesinin tepelerinde 1963 yılında kurulan Museé Matisse, sanatçı Henri Matisse‘nin Nice’de yaşadığı dönemlerde yapmış olduğu eserleri barındırıyor. Mimarisiyle de dikkatleri üzerine çeken müzede heykel, resim ve seramik gibi farklı sanat dallarına ait eserleri görebilirsiniz ve Matisse hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Fransa’nın güneyinde sıcacık bir şehir Niceden bahsettik yazımızda. En renkli şehirlerine komşu olması hem de sıcacık iklimi ile yaz tatillerinin aranan duraklarından biri. Dünya jet sosyetesinin en uğrak noktalarından biri olan şehir haliyle oldukça da pahalı. Alışveriş ve yeme-içme seçeneklerini değerlendirirken bunu göz önünde bulundurmalısınız. Oldukça şık restoranlar, dünya markalarının butik mağazaları da sıklıkla karşınıza çıkabilir.  Tipik bir Akdeniz İklimi karşılar sizi burada. Fransa‘nın güneyinde, Akdeniz kıyısında capcanlı, gösterişli bir şehir Nice.  Attığınız her adımla birlikte deniz kokulu hafif bir esintiyi de peşinizde hissedeceğiniz bu şehir, oldukça renkli bir kişiliğe ve mimariye sahip. Caddeler boyunca sizi takip eden sıra sıra dizilmiş binalar, kendilerine has renkleriyle Nice mimarisine şekil veriyor. 

LİTVANYA'NIN BAŞKENTİ VİLNİUS

Dünyanın en huzurlu şehirlerinden, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta hiç ummadığınız kadar sıcakkanlı ve misafirperver insanlarla karşılaşacaksınız. Gotik mimari örnekleriyle dolu dar sokaklar, tarihin görkemli zarafetini hissetmenizi sağlayacak. 500 bini geçmeyen nüfusunun içinde barındırdığı dört farklı etnik gurubuyla görülmeye değer yerler arasında.  Gotik, Barok ve Rönesans döneminden kalma tarihi eserleriyle, müze şehir Vilnius 1994 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girerek koruma altına alındı. Şehrin bütün zenginliği yıllardır büyük mücadelelerle koruduğu tarihi mirasında saklıdır. 
Aziz Anne Kilisesi geç gotik dönemin başyapıtlarından biridir. Vilnius'un sembollerinden biri olan kilisede iki adet kule bulunmaktadır. Kilisenin yapımında 33 farklı tuğla kullanılmıştır ve iç kısım Barok tarzda dekore edilmiştir. Çan kulesinde Neo Klasik tarz kullanılmıştır. Vilnius Avrupanın en eski kentlerinden bir tanesidir. Orta Çağ Mimarisine ait bir çok eser bulunan kentte tarihi kiliseler, anıtlar ve saraylar bulunmaktadır. Ayrıca tarihi 1569'a kadar uzanan bir üniversiteye ev sahipliği yapan kent açık bir müze gibidir. Şehir modern bir mimariye de ev sahipliği yapmaktadır. 
Elbette şehirin en merak edilen bölgesi tekrardan inşa edilen Litvanya Dükü Sarayı, önceleri devletin politik, diplomatik ve kültürel merkezlerinden biriydi. 15 ve 17. yy arasında Avrupa'nın en ünlü merkezlerinden biri olan saray, Vilnius'un kalbinde yer alan, Aşağı kalede bulunmaktadır. Gotik rönesans ve barok tarzında ki çok işlevli salonları bugünlerde çeşitli etkinliklerde,konferanslarda, toplantılarda ve konserlerde kullanılmaktadır.
Gediminas kulesi, üst kaleden kalan bir parçadır. kalenin bazı kalıntıları 20. yy'da restore edilmiştir. Daha sonra kule ziyaretçilere açılmıştır. Vilnius'un en güzel panoraması bu tepenin kulesinden izlenebilir.
Şafak kapısı Vilnius'un en çok ziyaret edilen mabetlerinden bir tanesidir. Sadece Litvanya'da değil bir çok ülkede tapınak olarak ünlenmiştir. Şafağın kapısı Şapelinde'ki ''Merhamet Anası'' figürü tüm dünyada Kutsal Bakire Meryem tablosu olrak bilinmektedir. 
Aziz Vladislav Katedral Bazilikası, Katolik Dünyasının en önemli dini mabetlerinden birisidir. Tapınağın antik duvarları 13. ve 15. yy. uzanan ve en eski litvanya fresklerini içermektedir.

Balayı Çiftlerine Özel Aşk Rotaları




Denemediğiniz gelinlik modeli, incelemediğiniz davetiye seçeneği, gezmediğiniz düğün mekanı kalmadı. Her ayrıntısını ince ince planladınız, rüya gibi bir düğün olması için aylardır var gücünüzle çabaladınız. Ve o en özel gün geldiğinde tüm dileklerinize, en önemlisi de sevdiğinize kavuştunuz. Artık bu tatlı telaşın getirdiği yorgunluğu üstünüzden atmanın, eşinizle beraber huzur ve eğlenceyi kucaklamanın vakti geldi! Bu noktada bize de sizler için en romantik aşk rotalarını listelemek düştü… İşte yeni evli çiftler için seçtiğimiz en özel balayı otelleri!

Fethiye – Club & Hotel Letoonia
En tatlı telaşınızın ardından hayaliniz, sevdiğinizle birlikte huzur dolu bir tatil geçirmek ise Fethiye el değmemiş doğası ile ideal bir seçenek… Birbirinden güzel otellere ev sahipliği yapan ilçenin en iyilerinden olan Club & Hotel Letoonia için, doğayla bütünleşen tasarımı ve ağaç işlemeli bungalow’larıyla balayının en gözde adreslerinden biri desek yanlış olmaz. Balayından huzurlu birkaç gün bekleyen yeni evli çiftler için biçilmiş kaftan olan Letoonia’nın çam ağaçları ve rengarenk begonvillerle bezeli bahçesinde kuş cıvıltılarıyla huzuru bulacaksınız… Ayrıca 2 bin metrelik sahil şeridi içerisinde yer alan üç ayrı özel plajda denizin ve güneşin keyfini doyasıya çıkarabilirsiniz. Spa ve güzellik merkezlerinden özel masaj hizmetlerine, rüzgar ve yelken sörfü derslerinden gece kulüplerine kadar her türlü eğlence, spor ve dinlenme imkanını sunan bu sakin otelde gönlünüze göre bir balayı yaşamak hayal değil!



Manavgat – Kamelya World Holiday Village
Balayı tercihlerini Antalya’dan yana kullanmak isteyen çifte kumrular için şelaleler ve kanyonlarla çevrilmiş bir doğa harikası olan Manavgat güzel bir alternatif diye düşünüyoruz. İşinde profesyonel pek çok otelin yer aldığı Manavgat’ta Kamelya World Holiday Village ayrı bir dünya… Akdeniz’in hemen kıyısına kurulan denize sıfır konumdaki tatil köyü, özel plajları, 4 adet açık havuzu, su parkı ve gurme lezzetleriyle öne çıkan 9 restoranıyla balayı çiftlerine her konuda geniş bir yelpaze sunuyor… Kendine özgü mimarisi, Side’ye yakınlığı, kano ve deniz bisikleti gibi eğlenceli hizmetleriyle Kamelya World Holiday Village, sınırsız bir keşif ruhuna sahip, eğlence arayan çiftleri bekliyor.



Kemer – Sherwood Club Kemer
Tatil denince akla ilk gelenlerden biri olan Antalya’nın Kemer ilçesi de berrak denizi ve yemyeşil ormanlarıyla sakin ve keyifli bir balayı geçirmek isteyen çiftler için uygun bir ortam sunuyor… En güzel Kemer otelleri arasında yer alan Sherwood Club Kemer, zengin açık büfesiyle denize karşı muhteşem bir kahvaltı vadederken, akşamları da A’la carte restoranlarda Türk mutfağından İtalyan ve Çin yemeklerine kadar birbirinden farklı lezzetleriyle misafirlerini memnun etmek için çalışıyor. Denize sıfır konumlanan tesis, mavi bayraklı tertemiz plajları, büyük su parkı, Phaselis, Olympos, Demre, Kekova, Myra ve Kaleiçi gibi tarihi ve arkeolojik alanlara yakınlığı ve her biri farklı şekilde dizayn edilmiş özgün odalarıyla öne çıkan tesis, sabahları Akdeniz’in ferahlatıcı havasıyla uyanmak isteyen balayı çifleri için ideal…



Belek – Titanic Deluxe Belek
Bu yazın yeni evli çiftleri için önereceğimiz bir diğer balayı durağı ise; deniz, güneş, tarih ve doğanın sihirli uyumunu yansıtan büyüleyici tatil destinasyonu Belek… Efsane Belek otelleri arasından seçtiğimiz otel ise Titanic Deluxe Belek. Nehir kıyısında, çam ormanlarının içinde bulunan tesis gözlerden uzak bir alana yayılan, 1 km uzunluktaki özel plajıyla balayı çiftlerine kusursuz bir tatil yaşatmayı amaçlıyor… Açık ve kapalı havuzları, içinde su parkı bulunan tam donanımlı spa ve fitness merkezleri, nehir ve yemyeşil bahçe manzaralı balkonlu odalarıyla rahat ve keyifli bir balayı için her türlü imkana sahip olan tesis tam bir romantizm yuvası… Ayrıca isteyen çiftler, otelde Latin ve oryantal dans kursları alabilir, yoga ve pilates derslerine katılabilir ve birbirinden farklı su sporları imkanlarından ücretli olarak yararlanabilirler.



Lara – IC Hotels Green Palace
Son önerimiz ise Lara bölgesinden… Akdeniz’in mavi sularına açılan Lara Plajı, Kocaçam mevkiindeki IC Hotels Green Palace tropik bahçeleri, nilüfer havuzları, hurma ağaçları ve çam ormanlarıyla çevrili doğal güzellikleriyle oldukça egzotik bir ortama sahip. 4 bin metrekarelik havuz alanı, 7 farklı yüzme havuzu, 300 metre uzunluğunda sahil şeridi ve birbirinden farklı eğlence seçenekleriyle otel, dingin bir balayı geçirmek isteyen taze evli çiftleri bekliyor…

Bu Yaz Kendi Bodrum Masalınızı Yazın




Şarkılara ilham veren, filmlere konu olan ve her mevsim güzel kalan masalsı yer Bodrum Bodrum…

Muğla’ya bağlı Bodrum’a ayak basar basmaz denize karşı yan yana dizilmiş binlerce beyaz ev ve Bodrum kalesi sizleri karşılayacak. Yaza doğru düğününü yapıp, balayında kendileri ile özdeşleştirebilecekleri romantik bir yer arayan çiftler, Bodrum’da bu yaz aşklarına aşk katacaklar! Balayı denince mutluluğu ve memnuniyeti uzaklarda aramanıza gerek yok. Türkiye’nin Ege ve Akdeniz gibi pek çok sıcak bölgesi havasının, taşının, suyunun, toprağının güzelliği ile kolay ulaşım ve uygun fiyatlar sağlıyor. Türk misafirperverliği ile beraber şüphesiz Bodrum çiftlerine en iyi balayı tatilini yaşatacak! Tek yapmanız gereken tatil.com’un önerdiği Balayı Otelleri sayfasından Bodrum’u filtreleyerek aradığınız Bodrum otelini kolayca bulabilir, kendi Bodrum masalınızı yazabilirsiniz!

Bodrum’da balayı çiftlerini neler bekliyor?

* Göz alıcı tasarıma sahip odalar

International Hotel Awards tarafından En iyi Tasarım ödülünü kazanan Kuum Otel & SPA, Bodrum Türkbükü’nde kendine özel bir koyda misafirlerini kalabalıktan uzaklaştırarak kişiye özel hizmet veriyor. Dünyanın önde gelen mobilya tasarımcıları tarafından dekore edilen Bodrum ile bütünleşmiş deniz manzaralı odalarında görsellik, teknoloji ve zarafet ön planda. Ayrıca, odaların bağımsız girişleri de bulunuyor. Bahçe katında bulunan ve yeşilliğe açılan balkonlu odaları, yüksek katlardaki deniz manzaralı geniş balkonlu odaları veya jakuzili süitleri, gece gündüz kusursuz manzarası ile çiftleri yalnız bırakmıyor! Akşam Kuumsal Balık Restoran’da sezonun özel sosları ile harmanlanmış birbirinden lezzetli balık ve Ege mezeleri ile deniz kenarında loş ve nezih restoranda keyifli sohbetler ve romantik anlar Bodrum çiftlerini bekliyor!

* Balayı çiftine özel karşılama, kokteyl, oda süslemesi ve ikramlar

Denize sıfır, 300 metre beyaz kum plajı bulunan ultra her şey dahil ve balayı konseptli Vogue Bodrum, yenilenmiş yüzüyle balayı çiftlerini kapıdan girdikleri andan itibaren sürprizler ile karşılaşıyor! Özel karşılama ve kokteyller eşliğinde çiftlerin check-in işlemlerini tamamlandıktan sonra, balayına özel dekore edilmiş odalarına yönlendirilirler. Peşi sıra gelen Türk tatlı tabağı ikramları, meyve tabakları, köpüklü şarap ve kalpli pasta ikramları eşliğinde ilk günden romantizm, keyif ve lezzet dolu Bodrum tatil yolculuklarına başlarlar. Romantik anlarını ölümsüzleştirebilmeleri için güzel bir imkan sunan Vogue Bodrum, balayı çiftlerine özel Bodrum’un eşsiz manzarasına karşı iki adet balayı fotoğraf hatırasını ücretsiz olarak sunuyor.

* A-la carte restoranlarda öncelikli rezervasyon imkanı

Ultra her şey dahil veya her şey dahil konseptte hizmet veren otellerde, konaklama, yemek ve içecek ücretleriniz için önceden ödeme yaparak tatilinizi bölmeden otelin sunduğu pakete dahil hizmetlerden doyasıya yararlanırsınız.

Sabah kahvaltısı, geç kahvaltı, beach club, öğle yemeği, snack bar, bistro snack bar, akşam yemeği ve hatta gece yemeği seçenekleri bulunan Yasmin Resort Turgutreis gibi otellerde gün boyu çıkan öğünlerin yanı sıra, daha özel yerlerde konumlanmış farklı yemek konseptleri sunan, romantik A-la carte restoranlarda Türk, İtalyan ve Balık restoranlarında daha sakin ve şık bir ambiyans eşliğinde özel bir akşam yemeğine çıkabilirsiniz. Örneğin, balayı çiftleri için Bodrum tatilinin olmazsa olmazı gün batımı yemekleridir. Ancak, yoğun talep görebilen ve denize karşı özel masa rezervasyonları yaptırabileceğiniz Yasmin Resort’ta her zaman rezervasyon önceliği balayı çiftlerinde!

* A-la carte restoranda bir kez özel kahvaltı ve SPA’da indirim

Güvercinlik’te konumlanan high class her şey dahil konseptte hizmet veren Titanic Deluxe Bodrum, 80 bin metrekarelik geniş alanıyla, Milas Havalimanı’na en yakın otel olma özelliği ile Bodrum’a çabucak ulaşmak için sabırsızlanan Bodrum balayı çiftlerini bekliyor! Denize sıfır konumlanan otelde iskele üzerinde size özel beyaz kabanaların içerisinde dalgaların sesinin keyfini, soğuk içeceğinizi yudumlarken eşiniz ile birlikte çıkarabilirsiniz. Temalı özel partiler, dans gösterileri, yoga, pilates, plaj voleybolu gibi birbirinden hareketli ve rahatlatıcı aktivitelerin yanı sıra, balayı çiftlerinin Bodrum’da gezmekten ve eğlenmekten yorgun düşmüş vücutlarına iyi gelecek Titanic Deluxe Bodrum farkı ile hizmet veren SPA merkezinde sihirli eller ile kendinizi rahatlatabilirsiniz. Kendinize uygun seçeceğiniz özel masajlarda Bodrum balayı çiftlerine özel SPA indirimleri bulunuyor. Ayrıca, balayı çiftlerinin güne güzel başlaması için, a’la carte restoranda bir kez ücretsiz kahvaltı servis ediliyor.

Haydi balayı çiftleri, Perisos Turizm ile bu yaz Bodrum’da masalsı bir tatil için Balayı Otelleri veya Bodrum otelleri seçenekleriyle en romantik bulduğunuz oteli seçin, Bodrum Erken Rezervasyon Otelleri’ni kaçırmayın!