2017 ERKEN REZERVASYON FIRSATLARINI YAKALAYIN.... AYRICALIKLI OLMANIN TADINI ÇIKARTIN... DETAYLI BİLGİ VE REZERVASYON : 0224 225 4343

Online Otel / Tatil Rezervasyonu


Booking.com

Sık seyahat edenler daha toleranslı ve açık görüşlü


Araştırmaya göre sık seyahat edenler daha açık fikirli ve daha toleranslı hale geliyor. Aynı zamanda sıkça yollara düşenler, farklı ülkelerden insanlara daha fazla güveniyor.



Momondo’nun yaptığı “Seyahatin Değeri” araştırması, ‘seyahat’ ile açık görüşlülük ve güven duygusu arasındaki ilişkinin gücünü ortaya koyuyor. Türkiye dahil 18 ülkeden yaklaşık 7 bin 300 kişinin katıldığı araştırmanın ilk sonuçlarına göre, seyahat etmek ciddi ölçüde daha toleranslı ve açık görüşlü olmamızı, başkalarına daha fazla güvenmemizi sağlıyor.

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçları şöyle:


Sık gezenler, cinsiyet, yaş, eğitim ve gelir düzeyi fark etmeksizin, daha az yolculuk yapanlara göre daha açık görüşlü hale geliyor, tanımadıkları kişilere daha fazla güveniyor.
Katılımcıların yüzde 76’sı, seyahat etmenin, kendilerini “farklı olana” karşı daha toleranslı yaptığını söylüyor.
Katılımcıların yüzde 75’i ise, ziyaret ettikleri ülkelerdeki insanlara karşı daha hoş görülü yaklaştıklarını ifade ediyor.
Yine katılımcıların yüzde 76’sı, ‘seyahat’ sayesinde genel olarak tüm kültürlere karşı daha açık fikirli hale geldiklerine inanıyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 48’i, bundan beş yıl öncesiyle kıyaslandığında insanların farklı kültürlere göre daha az toleranslı oldukları konusunda hemfikir. Sadece yüzde 16’lık bir bölüm bu fikre katılmıyor.
Seyahat ve güven ilişkisi üzerine ilk büyük araştırma

Konuyla ilgili bir açıklama yapan momondo Halkla İlişkiler Müdürü Lasse Skole Hansen, “İnsanlara duyduğumuz güveni ve ne kadar açık fikirli olduğumuzu belirleyen birçok farklı faktör bulunuyor. Ancak örneğin ‘Çok seyahat eden mi, iyi eğitimli olan mı karşısındakilere daha fazla güven duyar?’ sorusuna sorduğumuzda, çok seyahat etmenin güven duygusunu çok daha fazla pekiştirdiğini görüyoruz” diyor ve ekliyor: “Bu da çok seyahat etmek ile insanlara güvenmek arasında yakın bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor.”

Hansen, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Nitekim Stanford Üniversitesi’nin araştırması dahil, daha önce yapılan birçok akademik çalışma da insanların yabancılara karşı açık fikirli olmasıyla sık sık yolculuk yapmak arasında pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Ancak hiçbiri momondo’nun araştırması kadar geniş kapsamlı ve doğrudan bu konuyu araştırmaya yönelik değildi. Bu raporda seyahatin pozitif etkisine ve çok önemli bir konu olduğuna inandığımız farklı kültürler arasındaki bariyerleri yıkabilme potansiyeline odaklanıyoruz. Küresel araştırmamıza katılanların neredeyse yarısı, beş yıl öncesine kıyasla günümüzde insanların yabancı kültürlere karşı daha az toleranslı olduğunu düşünüyor.”


Prof. Dr. Nilüfer Narlı: Seyahat etmek zihinlerdeki kilitleri açıyor!

“Seyahatin Değeri” araştırmasının sonuçlarını değerlendiren Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı ise şöyle konuştu: “Ünlü edebiyatçı Jorge Luis Borges, ‘Anlar’ adlı şiirinde yaşamaya yeniden başlayabilseydi, daha fazla gezi yapabileceğini söylüyor: “Seyahat ederdim daha fazla”, “Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim”, “Görmediğim bir çok yere giderdim”. Seyahat etmek, insanın kendini tanımasını sağladığı kadar, farklı insanları ve kültürleri tanımasına da vesile oluyor. Farklıkları keşfetmek insanların zihinlerindeki kilitleri açıyor, duvarlarını yıkıyor ve meraklarını kamçılıyor. İşte bu nedenle, seyahat eden kişinin bilgisi, hoşgörüsü ve iletişim becerileri gelişiyor.”

BAHAMALAR’DA YAPILACAK EN İYİ 5 ŞEY



Amerika’nın incisi Bahamalar, kış aylarında yaz tatili düşleyen binlerce seyahat severe muhteşem aktivitelerle unutulmaz bir tatil deneyimi yaşatıyor. Gemiyle yapılan Miami turlarının eğlenceli duraklarından biri olan Bahamalar’da ne yapılır, nasıl zaman geçirilir sizler için sıraladık;

CENNET PLAJLAR

Dünyaca ünlü plajlarıyla tanınan Bahamalar, bu anlamda kesinlikle bir ekol. Akvaryum netliğinde suları, bembeyaz kumlardan oluşan cennet plajları ve birinden diğerine gitmenin huzurlu bir yolculuk anlamına geldiği 2 bin civarı adacığıyla Bahamalar, hiç şüphesiz tipik bir deniz, kum, güneş tatilinden daha fazlasını veriyor. Adanın belirli noktalarında bulunan pembe kumlar ise fırsat bulunduğunda mutlaka deneyim edilmeli.



BOT TURLARI

Christopher Columbus’un Yeni Dünya Karası’nı keşfetmesiyle birlikte Bahamalar, bütün gemiler için bir mıknatıs olma özelliği kazanmış. Bu durumun en önemli nedeni ise Bahamalar’ın göz kamaştıran bakir güzelliği. Karasakal’dan Ernest Hemingway’e kadar birçok gezgine durak olmuş Bahama adacıklarını bir de bu gözle görmek isterseniz, bu noktaları katılacağınız bot turlarıyla keşfedebilirsiniz.



DALIŞ

Dünyanın en kıymetli dalış rotalarından biri Bahamalar. Mağaralardan batıklara, mercan ormanlarından eşsiz canlı türlerine kadar birçok ayrıntı ile Bahamalar, dalış tutkunu seyahat severlerin hayalini süslüyor. Güney Atlantik’e özgü bütün canlı türlerini Bahamalar’da yapılan dalışlarda görmek mümkün. Kambur sırtlı balinalar ve insan dostu köpek balıkları ise en çok dikkat çekenler arasında.



ROMANTİZM DOLU BİR GÜN

Bahamalar, aynı zamanda dünyanın en romantik tatil rotalarından biri olarak biliniyor. Öyle ki, bölge 22. World Travel Awards yani 22. Dünya Turizm Ödülleri’nde dünyanın “Lider Düğün(evlilik) Destinasyonu” seçilmiş. Bu cennet adalarda başka bir hayata merhaba demenin heyecanı bir tarafa romantizm dolu bir tek gün bile unutulmaz anılar arasına girmeye yetecektir.



ÖZEL UÇAKLA BAHAMA ADALARI

Birbirinden güzel ve her biri ayrı özelliklere sahip yüzlerce adayı kısıtlı bir zamanda teker teker keşfetmek deniz yoluyla pek mümkün olmasa da size özel hazırlanan pervaneli uçaklarla Bahamalar deneyimini bir yukarı çekebilirsiniz. Denizi kadar gökyüzü de hayli berrak olan bu rotada yapılabilecek en etkileyici aktivitelerden biri olan özel uçak turu için önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor.

SİDE ERKEN REZERVASYON OTELLERİ VE FİYATLARI















Side Tatil, Seyahat ve Gezi Rehberi


Side Erken Rezervasyon



Perisos Turizm Side erken rezervasyon otelleri 2018 fiyatları tatil yapmak isteyenler için %50'ye varan indirim fırsatları ve peşin fiyatına 9 taksit imkanı sunuyor. En uygun Side erken rezervasyon 2018 otelleri arasından size en uygun oteli seçerek erken rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Side Tatil, Seyahat ve Gezi Rehberi



Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı tatil bölgesi Side. M.Ö 7.yy'da kurulan bölge, aynı zamanda Anadolu'nun da en eski yerleşim alanlarından birini oluşturuyor. Tarihi ve doğal güzellikleri bir arada sunan Side, hem yerli hem de yabancı turistlerce oldukça ilgi görüyor.

O zaman Side'yi keşfetme turuna hemen başlıyoruz. Yunanlılar, Lidyalılar, Persler, Suriye Krallığı gibi sayısız medeniyete ev sahipliği yapan Side Antik Kenti, Apollon'a ithaf edilen M.S 150 yılında Romalılar tarafından inşa edilen Apollon Tapınağı,  Helenistik döneme ait binlerce yazıt, kabartma, Roma dönemi heykelleri, lahitler ve sütunların yer aldığı Side Müzesi, Köprüçay üzerine kurulu olan Aspendos Köprüsü, Tam 21 sütunu barındıran, milattan sonra 2.yy'a ait olduğu tahmin edilan Anıtsal Çeşme, yaklaşık 3-4 metre yükseklikteki falezlerden aşağıya süzülerek harika bir görüntü meydana getiren Manavgat Şelalesi Side ve çevresinde mutlaka görülmesi gereken yerleri oluşturuyor.

İstanbul'a 775 km, Ankara'ya 527 km olan Side'ye çeşitli otobüs firmalarıyla karayolu üzerinden ulaşabilirsiniz. Havayolunu tercih edenler Antalya Havaalanı üzerinden bölgeye 60 km mesafe sonrasında varabilirler.
Konaklama konusunda oldukça geniş seçeneklere sahip olan Side, birbirinden kaliteli otelleriyle gelenlerin memnun ayrılmalarını sağlıyor. Bununla birlikte özellikle yaz aylarında gelmek isteyen turistler için düşünülmüş erken rezervasyon imkanlarıyla da konaklamanızı ucuza getirebilirsiniz. 
Side'de ne yenir ne içilir


Gelelim Side'de ne yenir ne içilir sorusuna. Burada envai çeşit restoran bulunuyor. Dünya mutfağına kapılarını açanlardan pizza duraklarına, kafelerinden deniz mahsülleri ve fast food mekanlarına kadar aklınıza gelen her çeşit lezzeti bulmanız mümkün. Q Beach Restaurant Lounge, Side Ocakbaşı Restaurant, Serenade Restaurant & Bar, Sultan Pide Kebap, Gül Restaurant, Norden Restoran Bar, KARMA Restaurant & Night Club, Orfoz Restaurant, Conny's Restaurant And Bar, Liman Restaurant Lounge Club, Miami Restaurant & Bar, Bardo Gelato, Side Paradise Restaurant, Cadde Baron Restaurant, Das Brauhaus Side, Safran Restaurant Cafe & Bar, Cafe Easy Rider, Surf Bar Restaurant, ELIA, Umut Pide, Afrodit Restaurant, Amelda Restaurant ve Favori Restaurant Cafe & Bar Side'nin en güzel yeme içme mekanlarını içeriyor. Elbette mekanlar bunlarla sınırlı değil. Tatiliniz de siz de temiz ve nezih lezzet durakları keşfedebilirsiniz. 

GİRNE BÖLGESİ GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER




Kıbrıs’ta geçirmeye karar verdiğiniz tatilinizde konaklama seçimini Girne bölgesinde yapmanız, hem fiyat hem de konfor açısından daha uygun olacaktır. Girne civarında görülmesi gereken yerlerin tek bir rota üzerinde bulunması da, bu yerleri rahatça bulup anılarınıza eklemenizi kolaylaştıracaktır. Bu bölgede yer alan görülesi yerlerle Kıbrıs turumuza başlayabiliriz:


KARAOĞLANOĞLU ŞEHİTLİĞİ

Karaoğlanoğlu Şehitliği, Kıbrıs’ta ziyaret edilmesi gereken önemli noktalardan biridir. Kıbrıs harekâtı sonucu yaşamını yitiren Türk askerlerinin anısına yapılan bu şehitlikte çok sayıda mezar bulunmaktadır. Burada bulunan mezarların hepsi Türkiye’nin dört bir tarafından çıkartmaya katılan askerlere ait olduğu için, kendi şehrinizden, ilçenizden hatta kasabanızdan bir şehidin mezarını ziyaret etme fırsatı bulabilirsiniz. Ayrıca bu şehitliğin bulunduğu yerde bulunan köşk, çıkartmanın yapıldığı anda karargah olarak kullanılması nedeniyle şuan müze olarak sergilenmektedir. Köşkün bahçe kısmında ise geçmiş döneme ait askeri araçlar sergilenmektedir.


YAVUZ ÇIKARTMA PLAJI VE BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK ANITI

Karaoğlanoğlu şehitliğine 5 dk uzaklık mesafesinde bulunan Yavuz Çıkartma Plajı’nın önemi, 20 Temmuz 1974 yılında Türk askerinin adaya denizden ilk ayak bastığı yer olmasıdır. Plajın hemen yanında bulunan Özgürlük Anıtı da askerin karaya ayak basması ile bölgenin esaretten kurtulmuş olmasını simgeler. Anıt askerlerin havadan paraşütle adaya indikleri nokta olarak da bilinmektedir.


MAVİ KÖŞK (KAÇAKÇININ KÖŞKÜ)

Rum lider Makarios’un avukatı ve Orta Doğu’nun en büyük silah kaçakçısı Paulo Paolides tarafından özel olarak yaptırılan köşk, Kıbrıs’ta görülmesi gereken en önemli yerlerdendir. Bulunduğu şehri tüm açıdan gören köşkün en önemli özelliği, yanına gidene kadar adanın hiçbir noktasından görülemiyor olması. İçindeki ayrıntıların akla durgunluk verdiği köşkü, daha yakından tanımak için “Mavi Köşk” yazımızı inceleyebilirsiniz.


BELLAPAİS (BEYLERBEYİ KÖYÜ)

Bugünkü adıyla Beylerbeyi Köyü olarak bilinen Bellapais, Girne’de bulunan masalsı bir Akdeniz köyü. Muhteşem bir Akdeniz manzarasına sahip olan bu köy birçok ünlü yazarın yaşamak için yerleştiği bir köy olma özelliği taşıyor. Bellapais, tipik Rum evleri arasına gizlenmiş portakal ağaçları ve gün batımında oluşan muhteşem manzarasıyla, romantik çiftlerin en çok tercih ettiği yerlerden biri. Tarihi Bellapais Manastırı’nın balkon kısmı Ada manzarasının en iyi olduğu yer olarak bilinmektedir. Eğer bir gün yolunuz bu şirin Akdeniz köyüne düşerse, dar sokaklarda sevgilinizin elini tutun, portakal ağaçlarının gölgesinde dinlenin ve mutlaka gün batımında eşsiz manzaraya karşı içkinizi yudumlayın.

BELLAPAİS MANASTIRI

Bellapais köyünde bulunan ve aynı isimle bilinen bu manastır, Gotik mimarinin Yakın Doğudaki en ünlü ve en güzel örneğidir. 1158-1205 yılları arasında inşa edilmiş olan manastır, bugün Fazıl Say gibi ünlü sanatçıların konserlerine ev sahipliği yapmaktadır. Beş Parmak Dağlarının eteklerinde yer alan Bellapais manastırını 3,5 TL ödeyerek gezmeniz mümkün. Manastırdan izlenebilen müthiş gün batımı manzarası bu bölgeye aşık olmanıza neden olabilir.


GİRNE KALESİ

Girne’nin Kuzey doğusunda yer lan Girne kalesi limana hakim konumuyla mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında gelir. Kalenin varlığına ilişkin ilk kaynaklar Üçüncü Haçlı Seferi anlatılarıdır. 1570 yılında Osmanlı ordusuna savaşsız teslim edilen kalenin bugün büyük kısmı tarih müzesi olarak sergileniyor. Kale içinde gezilebilecek yerler arasında Luzinyan dönemine ait zindan odaları, ST. George Kilisesi, Batık Gemi Müzesi, Venedik Kulesi ve Neolitik canlandırmaların bulunduğu odalar yer alıyor. Girne Kalesini daha yakından tanımak için “ Girne Kalesi” yazımızı inceleyebilirsiniz.

GİRNE YAT LİMANI

Girne’nin en turistik bölgesi olan liman, yoğun Kıbrıs turu arasında dinlenip, yemek yiyebileceğiniz ya da içkinizi yudumlayabileceğiniz bir bölge. Muhteşem deniz manzarasıyla birlikte kale surlarına yansıyan ışıklar burada geçireceğiniz zamanı unutulmaz kılacaktır. Limanda çok sayıda restoran, kafe&bar ve biraz ilerledikçe ünlü casinolar bulunuyor. Ayrıca buradan neredeyse saat başı düzenlenen tekne turlarına katılarak adayı bir de denizden deneyimleyebilirsiniz.



Makarios’un Sarayı

Kıbrıs Ortodoks Kilisesi başpiskoposu ve bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı olan Makarios’un sarayı yine bu bölgede görülmesi gereken yerler arasındadır. Ulaşımı mümkün olmayan bu sarayı ancak Girne – Güzelyurt yolu arasında panoramik olarak görmek mümkün.


ENDONEZYA’DA EGZOTİK BİR ADA: BALİ





Dünyanın en büyük kıtası olan Asya, muhteşem doğa harikası yerlere sahip. Uzak Doğu’da Japonya’dan Hindistan’a kadar birçok ülke gezginlerin ilgisini çekiyor. Asya’da en çok turist çeken yerlerden birisi de Endonezya… Tabii ki Endonezya’ya bağlı olan Bali’ye ayrı bir parantez açmak gerek. Mavi ile yeşilin en güzel halini bir arada görebileceğiniz Bali, misafirlerine huzur ve keyif dolu bir tatil imkanı sunuyor. Endonezya’nın muhteşem doğası ile ziyaretçilerini büyüleyen adası Bali’de gezilecek yerler neler? Nasıl bir tatil sizi bekliyor? Gelin birlikte bakalım…

HER TÜRLÜ YAŞA GÖRE AKTİVİTE

Endonezya bir ada cenneti ülke. Yaklaşık ülkede 14 bin ada bulunuyor. Bali ise en büyüklerinden biri. Turizm anlamında da ciddi bir yatırım yapılmış. Burası hem çocuklu aileler, hem de gezginler için çok ideal bir tatil rotası. Her türlü yaşa göre aktiviteler bulabilirsiniz. Engebeli kıyı şeritleri, harika kumlu plajları, volkanik yanardağları, eşsiz kültürü, mimari açıdan etkileyici tapınakları ve sıcakkanlı insanlarıyla başta doğa tutkunu seyahatseverler olmak üzere her gezginin mutlaka görmesi gereken yerlerin arasında bulunuyor. Fiyatların da düşük olması adanın cazibesini daha da artırıyor.


YERYÜZÜNDE BİR CENNET

Bali, “Tanrı’nın adası” olarak nitelendiriliyor. Çoğu kişiye göre ise yeryüzünde bir cennet… Nasıl olmasın ki? Bir renk cümbüşü gibi. Farklı renkleri bir arada görmek mümkün. Adanın doğası akıllardan uzun süre çıkmayacak güzellikte. Mavi ve yeşilin buluştuğu ender yerlerden biri. tropik güzelliklerine hayran kalacağınız adada, suyun altında keyifli saatler de geçirebilirsiniz. Aynı zamanda birinci sınıf sörf ve dalış imkanlarıyla da misafirlerinin beğenisini kazanıyor. Yani bu demek oluyor ki, denizle ilgili her türlü aktiviteyi burada yapabilirsiniz. Bunun yanı sıra kültürel, arkeolojik ve tarihi yerlerin fazla olması Bali’yi dünyanın eşsiz yerlerinden biri yapıyor. Öyle ki, dünyanın en iyi adaları arasında gösterilerek birçok turizm ödülünün sahibi oluyor.


MİSAFİRPERVER VE SICAKKANLI İNSANLAR

Bali’de yaşayan insanlar ise bir hayli sıcakkanlı ve misafirperver. Halkın büyük bir çoğunluğu Hinduist. Hemen hemen herkes İngilizce konuşabiliyor. Bu sayede de turistler kolayca iletişim kurabiliyorlar. Bali’nin ilginç bir yönü de halkının Hindu olmasıdır. Endonezya müslüman bir ülke olmasına rağmen, Bali’de yaşayan kesimin Hindu’dur. Bali’de her yer sanat eserleriyle doludur ve birçoğu Hindu dinine ait tanrıların heykelleridir. Derin bir kültürel hayata sahip olan bölgede neredeyse her adımınızda karşınıza bir tapınak çıkar.


RENKLİ BİR GECE HAYATI

Gece hayatı da çok renklidir. Adanın ziyaretçi kesiminde gençlerin de önemli bir payı olduğunu düşündüğünüzde geceleri hızlı geçiyor. Çok uygun fiyata restoran ve barların da olmasıyla sokaklar oldukça hareketli. Oberoi Caddesi’ndeki restoranlar adanın en güzel restoranlarına sahip. Bunun yanı sıra, dünyanın sayılı Hard Rock otellerinden birisi Bali’de bulunuyor. Burada düzenlenen partiler gençlerin çok ilgisini çekiyor. Denizden kuma, alışveriş yerlerinden kültürüne kadar adanın çok ciddi aktivitesi bulunuyor.


BALİ GEZİLECEK YERLER

Bali’de görmeden dönmeyeceğiniz yerlerden biri denizin ortasındaki kayalığın üzerine yapılmış olan Pura Tanah Lot tapınağıdır. Özellikle gün batımında muhteşem bir manzaranın sizi beklediğini unutmayın. Bali’deki bir gününüzde bu sahile gelip güneşin doğuşunu ya da batışını seyretmenizi öneririz.
Bali’deki en popüler yerlerden biri de 17. yüzyılda inşaa edilen tapınak Hindu-Budist tapınağı olan Ulun Danu Bratan Tapınağı‘dır. Muhteşem görünüme sahip dağların arasında yer alan tapınağın çevresinde hem doğanın keyfini hem de mimarinin etkisini yaşayacaksınız.
Bali’nin en canlı ve en hareketli bölgelerin başında Seminyak geliyor. Gençlerin uğrak noktası olan Seminyak’ta gündüz plajların keyfini çıkarabilir, akşam ilerleyen saatlerde ise eğlence dolu vakit geçirebilirsiniz.
Eğer günün yorgunluğunu keyifli bir şekilde atmak istiyorsanız Bali masajını mutlaka denemenizi öneririz. Çünkü dünyanın başka yerinde tanık olamayacağınız bu deneyimi uygun fiyatlarla yaşayabilirsiniz.



Bali’de çok fazla yanardağ bulunur. Aktif olmamasına rağmen gezi listenizde bu yanardağlar mutlaka bulunmalı. En popüler yanardağlar ise Agung ve Batur… Özellikle Nefes kesici fotoğraflar çekmek isteyen ve dağ tırmanışlarını seven herkesin Batur Yanardağı’nı ziyaret etmesi gerekiyor. Burası da Bali seyahatinizin unutulmayacak yerleri arasına girecektir.


EDEBİYAT GEZGİNLERİNİN BAŞKENTİ DUBLİN





‘’Yalnızca, yerinden kalkıp gitme edimi rahatlatıyordu onu, nereden nereye yol aldığı önemli değildi.’’
-Samuel Beckett, Aşksız İlişkiler-

Dublin, Unesco tarafından ‘’edebiyat başkenti’’ seçilmiş bir şehir. Dünyaca ünlü yazarlara ev sahipliği yapması ve zengin bir edebiyat mirasına sahip olması nedeniyle bu unvana layık görülmüş.

Bazı şehirlerde Edebiyat, insanların hayatında önemli bir rol oynamaktadır. Dublin de bu şehirlerin başında geliyor. Bernard Shaw, W.B Yeats, Seamus Heaney, Samuel Beckett, Bram Stoke, James Joyce, Oscar Wilde, Jonathan Swift şehrin önemli yazarlarından bazıları.

Adı geçen yazarlardan hepsinin Dublin’den hoşlandığı söylenemez elbet. Bu nedenle bazıları Dublin’i terk etmiş, eserlerini başka şehirlerde vermişlerdir. Fakat hangi yazarın yaşadığı kenti övdüğü söylenebilir ki? Her yazar iyisiyle kötüsüyle, güzellikleri ve sorunlarıyla doğdukları, parçası oldukları toplumları eserlerinde konu edinmiş, o şehri ve sakinlerini daha iyi tanımamıza yardımcı olmuşlardır. Bu anlamıyla edebiyat eserleri şehirleri tanımamıza ve anlamamıza yarayan bir rehber kitap görevi görürler. Dublin bir gün yıkılacak olsa James Joyce’un kitaplarındaki tarifine göre yeniden inşa edilebilir derler. İşte bu yüzden edebiyat gezginleri için kitaplar, gittikleri şehirleri ve şehrin insanlarını tanıtıcı bir rehber kitap görevi görürler.

EDEBİYAT GEZGİNLERİNİN DUBLIN’DE GÖRMESİ GEREKEN YERLER;
TRINITY COLLEGE

Dublin’in en eski üniversitelerinden biri olan Trinity College’den kimler mezun olmamış ki… Jonathan Swift, Samuel Beckett, Oscar Wilde, Bream Stoke bu isimlerden bazıları.

Yemyeşil bir alan içerisinde bulunan kampüs 200 bin kitabın bulunduğu bir kütüphaneye sahip. Kitapların arasında dinlenen edebiyat gezginleri için muhteşem bir mola yeri. Kütüphanenin en önemli özelliklerinden biri içerisinde İrlanda’nın en değerli hazinelerinden biri olan Book of Kells’in yer aldığı bir müze bulunması. Book of Kells, Kelt rahipleri tarafından MS 800 yılında yazılmış, içerisinde 4 incilin bulunduğu el işlemeli kutsal bir kitap. Bu nedenle Hristiyan turistler tarafından oldukça ilgi görmektedir.





STEPHEN GREEN PARK

İrlanda için Londra’nın yeşil renklisi derler. Stephen Green Park, Dublin’in en ferah yeşil alanlarından bir tanesi. Kitapların peşinden giden gezginlerin yemyeşil çimenlerin üzerinde James Joyce’un Dublinliler kitabındaki hikâyelerden birini okuyabilecekleri bir alan. Dublin, aynı zamanda bir bisiklet şehri. Parkta bir bisiklet kiralayarak bisikletle dolaşmayı bir kadınla birlikte vakit geçirmeye tercih eden Samuel Beckett’ın Murphy karakteriyle kendinizi özdeşleştirebilirsiniz.


NEWGRANGE

Newgrange, M.Ö 3000’li yıllarda inşa edilmiş gizemli bir anıt mezar. Sırları günümüzde hala çözülememiş durumda. Bir mimari harikası olan bu anıt mezar bilim adamları, arkeologları ve mimarları hayrete düşüren teknik özelliklere sahip. Güneşin dönüm günlerinde güneş ışınları Anıt mezarın tepesinde bulunan deliklerden mezar odasına düşer ve anıt mezarın içerisinde ışık oyunları oluşturarak özel olarak yapılan deliklerden anıt mezarın son duvarına kadar ulaşır. Bu özellikleri, Newragne’ın inşa edildiği dönemde güneş hareketlerinin hesaplandığını ve astronomi biliminden faydalanıldığını ortaya koyuyor. Edebiyatseverler için bu gizemli anıt mezar James Joyce’un Dublinliler kitabının son bölümü olan ‘’ölüm’’ hikâyesini okumaları için harika bir yer.





DUBLIN ULUSAL KÜTÜPHANESİ

1877 yılında kurulmuş olan Dublin Ulusal Kütüphanesi, kitapların arasında olmaktan hoşlanan, kütüphanelerin sessizliğini özleyen gezginler için bir varış noktası. Zengin kitap çeşitliliği ve sahip olduğu tarihi özellikleriyle kitapseverlerin vaktin nasıl geçtiğini anlamayacakları bir mabet konumunda.




DUBLIN YAZARLAR MÜZESİ

Burası Dublinli ünlü yazarlar haklarında daha yakından bilgi sahibi olmak için görülmesi gereken bir yer. Yazarlara ait kitaplar, fotoğraflar, el yazmaları ve kişisel eşyaların görülebileceği müzede çeşitli edebiyat etkinlikleri düzenleniyor. Müzenin içerisinde bir kütüphane ve kafe de bulunmaktadır.



CHESTER BEATTY KÜTÜPHANESİ

Dublin kalesinin içerisinde yer alan Chester Beatty Kütüphanesi kitap kurtlarının uğraması gereken yerlerden. Özellikle kütüphanede yer alan Türk-İslam dönemine ait el yazması eserler, Osmanlı tuğraları ilgi çekici olacaktır.



İRLANDA ULUSAL MÜZESİ

Öncelikle İrlanda’da devlet müzelerinin ücretsiz olduğunu müjdeleyelim. Dublin’in en önemli müzelerinden biri olan İrlanda ulusal müzesi arkeoloji, dekoratif sanatlar & tarih, geleneksel yaşam ve ölü hayvan müzesi olmak üzere 4 binadan oluşuyor. Özellikle ölü hayvan koleksiyonun bulunduğu müzeyi görmek oldukça ilgi çekici olacak.

JAMES JOYCE MÜZESİ

James Joyce’ın bir süre evi olan Martello Kulesi günümüzde James Joyce müzesi olarak hizmet vermektedir. Burası aynı zamanda Ulysses kitabının giriş bölümünün geçtiği yer. Yazarın izini takip etmek isteyen, kitapların geçtiği yerleri merak eden edebiyatseverler için mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Müzede yazara ait birçok kişisel koleksiyon ve Ulysses kitabı için tuttuğu notlar görülebilir.



JAMES JOYCE KÜLTÜR MERKEZİ

James Joyce ve ailesi hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak isteyen edebiyatseverler için bu kültür merkezi bir hazine değerinde. 18.yüzyıla ait bir binada hizmet veren bu müze özellikle edebiyat araştırmacıları için bir laboratuvar. Kültür merkezinde Ulysses kitabının kahramanlarıyla ilgili sergiler görülebilir. Hatta kitabın başkahramanların oturdukları evlerin kapıları bile…

SAMUEL BECKETT KÖPRÜSÜ VE JAMES JOYCE KÖPRÜSÜ

Dublin’de köprülere yazarların isimlerinin verilmesi Unesco’nun Dublin’i neden edebiyat şehri unvanını layık gördüğü hakkında bizlere bir fikir veriyor olmalı. Her iki köprü de aynı mimar tarafından tasarlanmış ve sahip oldukları estetikle dikkat çekiyorlar. Özellikle Samuel Beckett Köprüsü oldukça ilginç bir tasarıma sahip. İrlanda’nın sembollerinden biri olan arp çalgısına benzeyen bu köprü üzerinde Beckett kitapları arasında müzikal analojilerin en yoğun olduğu ‘’Sıradan Kadınlar Düşü’’ kitabından birkaç satır okumanın tadı çok farklı olacaktır.



MARSH KÜTÜPHANESİ

16.yüzyıldan kalma bu kütüphaneyi ilginç kılan özelliklerin başında sahip olduğu okuma odaları geliyor. Marsh Kütüphanesi’nin 350 yıllık meşe ağaçlarından yapılmış olan bu tek kişilik okuma odaları kitap okumayı ritüele dönüştüren, kitapları bir liman olarak gören okurlar için eşsiz bir mağara. Edebiyat gezginlerinin okuma hücrelerinde kitaplara sığınabilecekleri o eşsiz dakikaları yaşamaları için bile Dublin’e gitmeye değer.



GUTTER BOOKSHOP

Gutter kitapevi, Dublin’in en iyi bağımsız kitapçılarının arasında yer alıyor. Dublin edebiyat çevreleri tarafından birçok kez yılın kitapçısı olarak seçilmiş. Kitabevinde aynı zamanda yazar ve okur buluşmalarının yapıldığı bir kültür merkezi olarak hizmet veriyor.

BERNARD SHAW BAR

Bernard Shaw barı sadece ismiyle değil yeni nesil edebiyat ve sanat çevrelerinin uğrak noktalarından biri olması dolayısıyla edebiyat gezginlerinin vakit geçirmekten hoşlanacağı bir mekân. Grafitlilerle süslü bu barda İrlanda’nın dünyaca ünlü Guinness birasını tadarken Dublin’in Oscar ödüllü şairi W.B. Yeats’ın ”bir içki şarkısı” şiirini okumanın tadı bir başka olacaktır.

WINDING STAIRS RESTORANI

Birçok Dublin restoranı arasında Winding Stairs’ı edebiyat turistleri açısından cazip kılan özelliği alt katında bir kitapçının bulunması. Karnınızı doyurduktan hemen sonra alt kata inerek ruhunuzu doyurmaya devam edebilirsiniz.

EDEBİYATSEVERLERİN DUBLIN’DE KATILABİLECEĞİ ETKİNLİKLER



Dublin tam anlamıyla bir kitap şehri. Okurların Dublinli yazarlarla ve eserleriyle olan ilişkisini sürekli canlı tutan bir edebiyat cenneti. Açık hava kütüphanesi de diyebiliriz Dublin için. Dolayısıyla edebiyatseverlerin katılabilecekleri birçok etkinlik mevcut.

Edebiyat tarihinin en zor metinlerinden biri olması dolayısıyla en çok yarım bırakılan kitaplarından biri olan Ulysses, James Joyce’un içine aşk ateşi düştüğü gün olan 16 haziran 1904’ün Dublin’ini anlatır. Bu nedenle her sene 16 Haziran tarihinde Dublin’de ‘’Bloomsday’’ adıyla bir edebiyat bayramı kutlanıyor. Bu tarihte Dublin sokaklarının çeşitli noktalarında Ulysses okumaları ve canlandırmaları yapılıyor. Ayrıca şehirde kitap rehberleri eşliğinde bir Ulysses turu gerçekleştiriliyor. James Joyce’un yaşadığı ve şu anda müze olan Martello Kulesi’nden başlayan tur, kitabın başkahramanı olan Bloom’un izinden Dublin sokakları dolaşılarak devam ediyor.

Ayrıca Dublin’in çeşitli barlarında yılın belirli zamanları Dublin Literary Pub Crawl adıyla Dublinli yazarların eserleri okunarak canlandırmalar yapıldığı şovlar sergileniyor..

Bunların haricinde Writers Bus Tours adı verilen 1.5 saat süresince şehrin edebiyat merkezlerinin dolaşıldığı ve okumaların yapıldığı kültür turlarına katılabilirsiniz.

ALINTI

Türkiye’de Hangi Mevsimde Nereye Gidilir





Hayatta her şeyin zamanında güzel olması gibi tatillerin de zamanında yapılanı makbuldür. Tatil sırasında ‘keşke başka zaman gelseydik’ dememek için en ideal tatil yerleri için ideal zaman aralığını da bilmek gerekiyor. Bazı yerlerin tadı gerçekten de mevsiminde gidildiğinde çıkıyor. Şayet kendinize bir tatil planı yapıyorsanız sizin için hazırladığımız listeye göz atmanızı öneririz.

Ocak:

Kış tatili tutkunları için ocak ayı en uygun aylardan biridir. Şayet çok kalabalık dönem tercih etmek istemiyoranız okulların sömestr tatil dönemini göz önünde bulundurun. Ocak ayı için önereceğimiz kayak merkezlerinin başında Uludağ, Kartalkaya ve Kartepe gelmektedir.

Biraz daha sakin ve uzun pistleri tercih ediyorsanız Kars Sarıkamış’ı tercih edebilirsiniz. Toplam 12 metreyi bulan 5 etaplı pistte beyaza doyacaksınız. Bir başka alternatif de Kayseri Eryices olabilir. Şehir merkezine sadece 25 km mesafede bulunan Erciyes Kayak Merkezi, her türlü kış sporu için elverişlidir.




Şubat:

Kış mevsiminin sonlarına doğru yaklaştığımız bu ayda, her ne kadar alçak kesimlerdeki karlar yumuşamaya başladıysa da, yüksek kesimlerde kış sporları tüm hızıyla devam etmektedir. Özellikle Erzurum Palandöken 22 adet pisti ile kayak severlerin hizmetindedir. Özellikle Ejder ve Kapıkaya isimli pistleri görmenizi tavsiye ederiz.



Mart:

Soğuk havaların etkisinin yavaş yavaş azalmasıyla, baharın ilk tomurcukları açmaya başlar. Doğanın yeniden uyanışı mutluluk hormonlarını hareketlendirmeye başlar bu ayda. Dolayısıyla doğa ile başbaşa kalmak ruhumuzu dinlendirmek için ideal bir aydır. Özellikle Mart ayında Abant Gölü’nün muhteşem atmosferinde bir hafta sonu kaçamağı size çok iyi gelecektir. Baharın ilk günlerini İzmir’de geçirmeye ne dersiniz?

İzmir Ünlü Saat Kulesi’ni, Kadife Kale’yi, Meryem Ana Evi’ni, Kültürpark’ı, Efes-Bergama Antik Kentleri’ni kapsayan bir şehir turu sizi rutin hayattan çıkaracaktır. Çanakkale’den başlayıp Gelibolu, Truva, Assos, Adatepe Behramkale, Bozcaada, Zeus Altarı ve Tahta Kuşlar ile devam eden bir kültür turu bahar ayları için ideal olmaz mıydı?



Nisan:

Baharın kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladığı, güneşin içimize işlediği bu ayda Ağva, Polenezköy ve Kaz Dağları size huzurlu bir tatil imkanı sunabilir. Aile ortamı sıcaklığı veren küçük pansiyonlarda veya ağaç evlerde konaklama imkanı bulabileceğiniz Kaz Dağları’nda yeşilin binbir tonuna doyacaksınız.

Kaleköy, Zeytinliköy, Dereköy, Tepeköy’ü kapsayan bir Gökçeada turu da iyi bir seçenek olacaktır. Sıcaklar bastırmadan Antakya, İskenderun, Adana, Mersin, Anamur, Alanya, Antalya’nın başka yönlerini keşfedeceğiniz bir Doğu Akdeniz turunu tercih ettiyseniz o yöreye has lezzetleri deneyimlemeden sakın dönmeyin. Şehir hayatına kısa bir mola vermek isteyenler için yeşilin ve mavinin en güzel tonlarını bulabilecekleri ağva ve Polenezköy iyi bir seçim olacaktır.



Mayıs:

Tüm yurtta bahar havasının hemen hemen her yerde hissedildiği Mayıs ayında gidilecek yerlerin başında Kapadokya, Maşukiye ve Batı Karadeniz gelir. Mayıs ayında yazlık bölgeler kalabalık hale gelmeden yazın ilk günlerinin de tadını çıkarabileceğinizi hatırlatmak isteriz.

Safranbolu ve Amasra’dan oluşan bir Batı Karadeniz turu tatil severler için dingin bir tatil olacaktır. Şayet rotanız bu tarafa olacaksa Babakale’de balık yemeyi sakın unutmayın. Rotanız Kapadokya ise Göreme, Ürgüp, Derin Kuyu, Ihlara Vadisi, Hacı Bektaş, Üçhisar’ı görmeden sakın dönmeyin. Fotoğraf çekmeye doyamayacağınız bir tatil olacaktır.



Haziran:

Okulların da kapanmasıyla tatil döneminin başladığı yaz mevsiminde tabii ki tatil bölgeleri artık yoğunlaşmaya ve renklenmeye başlar. Dalyan, Kaş ve Gökova Haziran ayı için başlıca seyahat noktalarımız arasındadır.

Dalyan’da yapacağınız bir tekne turu ile Caretta-Caretta kaplumbağalarının yumurtalarını bıraktıkları İztuzu plajının keyfine varabilirsiniz. Sazlıklar arasından görünen Kaunos Kral Mezarları görülmeye değer. Deniz, günel ve kum tutkunları için Kaş ideal bir seçim olacaktır.



Temmuz:

Yazın tam da ortasında Ege’nin eşsiz güzelliklerinde kendinizi unutmalısınız. Temmuz ayında gidilmesi gereken yerlerin başında Marmaris, Göcek, Bodrum, Çeşme, Alaçatı, Fethiye gelmektedir.

Fethiye’ye kadar gelip de sadece denize girmek olmaz, bir de yamaç paraşütünü denemelisiniz. Tatilciler için bir klasik olan bodrum ise tüm güzellikleriyle görülmeye değer. Çılgın Beach Partilerine katılmak, tatilinize renk katmak istiyorsanız Çeşme sizi bekliyor olacak.

Ağustos:

Yaz tatilinin son demlerine yaşlaştığımız bu ayda Fethiye, Ölüdeniz, Soğuksu, Gemiler Adası, Yeşilköy, Kaş, Kekova, Tersane, Üçağız, Simena, Gökkaya, Bayındır Limanı, Kalkan, Çamlıburun, Batıkkaya’yı kapsayan bir mavi yolculuğa ne dersiniz? Sörf tutkunları için değişmez bir adres olan Alaçatı ise bir vazgeçilmezdir.



Eylül:

Yazın hareketli ve kalabalık günlerinden sonra biraz sessizlik ve huzur herkese iyi gelecektir. Karadeniz Yaylaları’nın yeşiline, Bozcaada’nın mavisine doymaya hazır mısınız? Yaylaların yüksek kesimlerindeki manzara sizi büyüleyecektir.

Ciğerlerinize oksijeni depolama şansı yakalayacağınız Karadeniz Yaylaları sizi tekrar canlandıracaktır. Dar sokaklarında kaybolacağınız Bozcaada’da sıra sıra dizilmiş evlere bayılacaksınız.



Ekim:

Ekim ayında İstanbul’u özellikle adalarını keşfetmeye ya da harika bir treking turu ile kendinizi doğanın koynuna bırakmaya ne dersiniz? Olimpos, Çıralı, Adrasan rotasında treking turu sizi hem zorlayacak hem de doğayı böyle keşfetmek size büyük keyif verecektir. Hem yakın, hem huzurlu. Sıcaklıkların azalmasıyla birlikte Kapadokya’da çok daha keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Evet İstanbul Adaları’ndan bahsediyoruz. Burnunuzun dibindeki bu güzellikleri keşfedebileceğiniz en güze ay Ekim ayıdır. Şöyle bir fayton sefası ya da bisiklet turu şehrin karmaşasından kaçmak için tatlı bahaneler olacaktır.




Kasım:

Kasım’da aşk başkadır. Kasım’da gidilmesi gereken yerler: Gönen, Yalova, Abant. Bursa’da Yeşil Türbe’den Ulu Cami’ye, Cumalıkızık Köyü’nden Çekirge-Oylat Kaplıca’larına görülecek o kadar çok yer var ki… Özellikle Cumalıkızık Köyü’nde köy kahvaltısı yapmadan sakın dönmeyin.




Aralık:

Yılın son ayında soğuk havalar iyice kendini hissettirmeye başlar. Aralık ayında İstanbul’u doyasıya yaşamak iyi olmaz mıydı? Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sultanahmet, Süleymaniye, Yerebatan Sarnıcı, Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı, Dolmabahçe ve Çırağan Sarayları, Yıldız-Gülhane, Galata Kulesi, Sultanahmet Meydanı, Eyüp Sultan gezi rotanıza dahil edebileceğiniz başlıca noktalar.

Aralık ayı için bir başka alternatifimiz ise Konya Şeb-i Arus Turuna katılmak olabilir. Aralık ayı ortasında başlayan etkinlikler ve özellikle sema gösterileri farklı bir deneyim olacaktır.



Türkiye’nin her yeri bir başka güzel evet ama doğru zamanda ve doğru yerde olmak gerekir. Her nereye gitmeyi tercih ederseniz edin, en ucuz uçak biletini Kolayyolculuk.com‘dan alabileceğinizi unutmayın!