2017 ERKEN REZERVASYON FIRSATLARINI YAKALAYIN.... AYRICALIKLI OLMANIN TADINI ÇIKARTIN... DETAYLI BİLGİ VE REZERVASYON : 0224 225 4343

Online Otel / Tatil Rezervasyonu


Booking.com

FRANSIZ RÜYASI STRASBOURG

Kuzeydoğu Fransa bölgesinin en büyük şehri olan Strasbourg, Avrupa Parlamentosu’nun da bulunduğu şehir, Almanya sınırının hemen kenarında yer alıyor ve bu nedenle Alman kültürünün izleri de her yerinde görülebiliyor. Ortaçağ’dan kalmış bir Alman köyünü andırıyor. Tüm tarihi anıtları ve binaları korunmuş, nitekim şehir merkezi Dünya Mirasları Listesi’nde yer alıyor. Ziyaret etmek için en uygun olan, Fransa turları kategorisinde yer alan Strasbourg seçeneğimiz, farklı bir kültür turuna çıkmak isteyen gezginlere hitap ediyor.

Geçmişte pek çok önemli olaya tanıklık eden Strasbourg, tarihi kent merkezi ve çevresi, geçmişten günümüze ayakta duran yapıları ile, açık hava müzesini andıran ziyaretçilerini adeta büyüleyen bir kent. Petite France olarak adlandırılan, meşhur ahşap evlerinin bulunduğu tarihi bölgedir. Kent Merkezi Grande ilinin batı ucunda konumlanır. Nehir Orta Çağ'da değirmencilere ve balıkçılara ev sahipliği yapmıştır.Bugün ise Strasbourg'un başlıca turistlik yerlerinden biridir.



Strasbourg şehrinin en önemli yapıtlarından biridir ve sanat tarihçilerine göre Barok mimarisinin en üst noktasını temsil etmektedir. Notre Dame Katedrali'nin hemen arkasında konumlanan Fransız Sarayı Arkeoloji müzesi ve Güzel sanatlar Müzesi olarak ev sahipliği yapmaktadır.



Notre Dame kilisesinin karşısında kent merkezinin Grande İlede yer alan Kammerzell Evi, Strasbourg'un en ünlü yapıtlarındandır ve geç dönem gotik mimarinin en güzel eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Günümüzde ise Kammerzell Evi, restoran olarak kullanılmaktadır.



Avrupa Konseyinin karşısında konumlanan Orangerie parkı geniş bir alana yayılmış kent parkıdır. İnşa edilen şehrin en eski parkı, doğanın tüm renklerini içinde barındıran huzur dolu bir güzelliğe sahiptir. Küçük bir şelale ve gölün yer aldığı parkta küçük bir hayvanat bahçesi, gençler için çeşitli oyun ve eğlence alanlarıda bulunmaktadır. Bir bot kiralayarak gölde gezintiye çıkılabilir, şehrin içinde ki bu eşsiz doğal alanın keyfini çıkarabilirsiniz.

NORVEÇ'İN BAŞKENTİ OSLO

Enlerin şehri olarak da adlandırabiliriz Oslo’yu… Norveç’in en soğuk ve en büyük şehri olan Oslo, İskandinavya’nın en popüler kentlerinden biri olarak da dikkat çeker. İklimiyle ters orantılı sıcak insanları ve büyüleyici mimari yapılarıyla olağanüstü bir şehir. Göller ve adalardan oluşan bu kent, İskandinavya’nın en güzel ve estetik şehirlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Körfeze kıyısında yer aldığı ve yemyeşil ormanlara da ev sahipliği yaptığı için de doğal bir cennet olarak adlandırılabilir. Doğal alanlarının sunduğu muhteşem manzaralarla gezginleri kendisine hayran bırakan Oslo, yaşam standardının oldukça yüksek olduğu, güvenli bir tatil seçeneğine bir göz atalım.



Akershus Kalesi, muhteşem manzarası ve tarihi önemi nedeniyle tatilcilerin Oslo listelerinde kendisine yer buluyor. Bir dönem idam cezalarının uygulandığı bir hapishane olarak kullanılan kale, 13. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş. Günümüzde de askeri amaçla kullanılmaya devam edilen yapının içerisinde ücretsiz ziyaret edebileceğiniz Norveç Silahlı Kuvvetler Müzesi ve Norveç’in Direnişi Müzesi bulunuyor.



1697 yılında tamamlanan Oslo Katedrali, günümüzde Norveç Kraliyet ailesi ve Hükümeti tarafından düzenlenen halka açık etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Yapım yılı itibariyle Oslo’da inşa edilmiş 3. katedral olan yapı, çeşitli nedenlerden dolayı defalarca yeniden inşa edilmiş. 1950’de tamamlanan son yenileme çalışmalarıyla Barok tarzı orijinal iç mimarisini geri kazanan katedralin tavanında bulunan cam mozaikleri, dini yapının en fazla dikkat çeken ayrıntısını oluşturuyor.



Yaz boyunca ziyarete açık tutulan Kraliyet Sarayı, 19. yüzyılın ilk yarısında Fransa doğumlu Norveç Kralı 3. Charles’ın ikametgahı olarak inşa edilmiş. Kralın ölümünün ardından 1849’da tamamlanabilen saray, Slottparken isimli yeşil alanın içerisinde yer alıyor. Günümüzde de kraliyet ailesinin hizmetinde olan 173 odalı konutun yemek salonları, seremoni alanları, toplantı odaları gibi önemli bölümlerini ortalama 1 saat süren rehberli turlara katılarak görebilirsiniz.



Norveç Ulusal Opera ve Bale Topluluğu’na ev sahipliği yapan Oslo Opera Binası, 350 adayın başvurduğu bir tasarım yarışması sonucunda inşa edilmiş ve 2008 yılında kullanıma açılmış. İskandinav ülkelerindeki en modern yapıları arasında gösterilen binanın tasarımında ziyaretçilere denizden yükseliyormuş hissi verilmek istenmiş. Ücretsiz olarak gezebileceğiniz kültürel yapıda konser salonlarının yanı sıra çeşitli sanatsal çalışmalar sergileniyor.



Oslo Üniversitesi’nin bünyesindeki Norveç Halk Müzesi’nin bir parçası olan Viking Gemi Müzesi Oseberg, Gokstad ve Tune kazı alanlarından çıkartılmış arkeolojik eşyalara ev sahipliği yapıyor. Ziyaretçilerine Viking Çağı ile ilgili detaylı bilgiler sunan müzenin koleksiyonunda en büyük ilgiyi toprak altından eksiksiz olarak çıkartılan Oseberg gemisi çekiyor. Gemi dışında sergilenen diğer eşyalar arasında giyim eşyaları, at arabası, ev gereçleri ve el aletleri gibi Vikingler’in yaşam stiline ışık tutan parçalar bulunuyor.



Oslo listesinde sırada, sanat tarihine meraklı gezginlerin ilgilerini çekeceğini düşündüğüm Munch Müzesi var. Modernizm akımının en önemli sanatçılarından biri olan Edvard Munch’un hayatının anlatıldığı ve eserlerinin sergilendiği müze, Oslo Belediyesi’nin sinema salonlarından toplanan gelirle sanatçının 100. doğum günü olan 1963 yılında açılmış. Yarısını Munch’un eserlerinin oluşturduğu müzenin daimi koleksiyonunda 1.200 tablo, 18.000 baskı, 6 heykel ve binlerce kitap bulunuyor.



Tek bir heykeltıraş tarafından yapılmış eserlerin sergilendiği dünyanın en büyük parkı olarak anılan Vigeland Sculpture Park’nın inşası 1949 yılında tamamlanmış. 1869-1943 yılları arasında yaşamış olan Gustav Vigeland’dan adını alan parkta heykeltıraşın hayatı boyunca bronz, granit ve dökme demir kullanarak yarattığı 200 heykel bulunuyor. Yemyeşil, huzur dolu ortamında keyifli saatler geçirebileceğiniz parktaki heykeller ana kapı, köprü ile çocuk oyun alanı, çeşme, monolit plato ve hayat çarkı isimli 5 farklı bölümde sergileniyor.

BİR LİMAN KENTİ PORTO

Bir liman kenti olan Porto,Portekiz’in kuzeyinde yer alan karakteristik bir kent. Sahip olduğu tarihi değerlerle  Dünya Mirası Listesi’ne alınmış olan Porto’da geçmişinde hüküm sürmüş medeniyetlerin izlerine sıklıkla rastlamak mümkün. Kıta Avrupa’sının batı şehirlerinden olan Porto, bünyesinde barındırdığı seçkin turistik değerleriyle her geçen gün artırmaya devam ediyor. Şehrin dört bir yanına dağılmış olan tarihi ve kültürel zenginlikleri, Porto turunuzu daha keyifli ve anlamlı hale dönüştürüyor. Modern ve tarihi mimari yapıtları bir arada sunan Porto, Portekiz‘in ikinci büyük şehri olarak öne çıkıyor. Bölgenin görülmeye değer tarihi yapıtları, güler yüzlü halkı, sıcak havası ve göz alıcı silueti, gelen ziyaretçilerin üzerinde etkileyici bir intiba bırakıyor.  
Bizans dönemine ait eşsiz tarihi yapıtlar ve mimari kalıntılar ile çevrelenmiş olan Aliados Meydanı, şehrin en ünlü rotalarının başında geliyor. Yıl boyunca farklı etkinliklerin ve organizasyonların düzenlendiği mekanda, üstelik hediyelik eşya satan çeşitli alışveriş duraklarına da rastlanıyor.
19. yüzyılda şehre gelen yabancı yatırımcıları etkileyerek şehre yatırım yapmalarını sağlamak amacıyla Porto Ticaret Odası tarafınca inşa edilmiş olan Borsa Sarayı, göz alıcı mimari dokusuyla gelen turistleri etkilemeyi başarıyor. Şehir için büyük bir tarihine öneme sahip olan saray, 08.00-18.30 saatleri arası ziyarete açılıyor. Sarayın asıl ihtişamını, önemli şahsiyetlerin ağırlandığı Arap Salonu sayesinde sergiliyor.
Şehrin Terreiro da Se caddesinde konuşlanmış olan en eski mimari yapıtı Porto Katedrali, Romaneks mimari anlayışını günümüzde de aynı şekilde korumaya devam ediyor. Porto listenize  eklenilmesi gereken katedral, seramik ve vitray döşemeleriyle adeta göz kamaştırıyor. 12. yüzyılda Hristiyan Haçlılar tarafından kurulan yapıtın tasarımında Romaneks dışında ayrıca Gotik, Manuelin, Borak tarzına özgü detaylara da yer veriliyor.
Porto şehrinin en görkemli yapıtlarından olan San Francisco Kilisesi, benzersiz tasarımlarıyla sizi büyüleyici bir dünyaya sürüklüyor. Günümüzde fonksiyonel ibadethane olarak hizmet veren yapıt, 14-15. yüzyıllar arasında çok ağır bir işçilik neticesinde tasarlanan kilisenin motifleri, altın ayrıntılarıyla göz dolduruyor. Tarihi kemerleri ise yapıtın görünümünü daha kusursuz ve değerli hale getiriyor. 
Leopold Valentin isimli bir mimar tarafından tasarımı üstlenilen Dom Luis Köprüsü, muazzam manzarasıyla cezbedici bir görünüm olanağı sunuyor. Tekneler, sandallar ve birbirinden hoş binalar ile birlikte uyumlu bir ambiyans kazanan köprünün üst tarafı trafiğin geneli alt tarafı da tramvayların işleyişi için kullanılıyor. Porto listenizin arasında bulunan ve 1886 yılında hizmete açılan köprü, modern ışıklandırma sistemi sayesinde akşamları şehre ayrı bir atmosfer kazandırıyor. 
Hareketli bir yaşam tarzına sahip olan şehrin Rua de Santa Catarina caddesi, alışveriş olanakları sayesinde işlevsellik kazanıyor. Dünyaca ünlü mağazaların, nefis tatlar sunan kafelerin ve hediyelik eşya satan şirin dükkanların çevrelediği caddeye uğrayarak Porto gezilecek yerler turunuza hareketlilik katabilirsiniz. Zevkinize uygun yapacağınız alışverişlerin ardından istediğiniz bir kafede şehrin meşhur şarabını veya Nata kahvesini deneyimleyebilirsiniz.

GÜNEŞE İLHAM VEREN ŞEHİR NİCE

Akdeniz’in mavi sularının hemen kıyısında kurulu olan sevimli şehir Nice Fransa‘nın oldukça önemli turistik şehirleri arasında yer alıyor. Kartpostallarda görmeye alıştığımız güzellikteki denizi, sahilleri, yeşil alanları ve daha pek çok doğal güzelliği ile dikkat çeken şehre yapacağınız seyahatinizi sizin için hazırladığımız liste sayesinde daha eğlenceli hale getirebilirsiniz. Huzurlu ve sakin bir şehir olan Nice, Fransız mimarisini yansıtan çatılı evleri, şehrin kültürü hakkında bilgi edinebileceğiniz tarihi yapıları, görülmeye değer doğal güzellikleri ile her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapıyor. Çok sayıda görülmeye değer yeri olan Nice’in turistik cazibeye sahip önemli gezi noktalarından oluşan listemizi inceleyebilir ve birbirinden güzel yerleri gezi planınıza dahil edebilirsiniz. 
Nice’in eski şehir bölgesi olan Vieux Nice; sevimli tarihi binaları, daracık ve hareketli sokakları, yerel kafeleri, restoranları, pastaneleri, hediyelik eşya dükkanları, mağazaları ile turistler tarafından çok büyük ilgi görüyor. Pencerelerinden ve balkonlarından bitkiler sarkan, kendine hayran bırakan mimarilere sahip evleri ile masal diyarlarını andıran eski yerleşim bölgesinde keyifli gezintiler yapabilirsiniz.
Nice’in popüler gezi noktalarından biri olan Promenade des Anglais, sıra sıra palmiyelerin dizildiği deniz kenarında yer alan bir sahil yolu. Yolun karşı tarafında otelleri, restoranları, kafeleri bulabileceğiniz İngiliz Gezinti Yolu’nda dilerseniz yürüyüş yapabilir ya da dilerseniz gündüzleri plaja inip güneşlenebilir ve denize girebilirsiniz.
Moskova Patrikhanesine bağlı olan ve mimari yapısı Moskova’daki St Basil’s Katedraline benzeyen Aziz Nikolas Rus Ortodoks Katedrali, Batı Avrupa’nın en büyük Ortodoks katedrali sayılıyor. Farklı boyutlardaki kuleleri ve kulelerinin tepesinde yer alan kubbeleri ile ilginç bir mimariye sahip olan katedrali dilerseniz ziyaret edebilirsiniz.
Nice‘nin en ünlü ve turistik meydanı olan Massena Meydanı; etrafını çevreleyen neoklasik mimari tarzda yapılmış restoranları, kafeleri, mağazaları ile Nice listesinde yer alıyor. Ünlü sanatçı Jaume Plensa‘nın yedi kıtada yedi insanı simgeleyen eserini de Massena Meydanı’nda görebilirsiniz. Özellikle akşamları rengarenk ışıklandırılan Jaume Plensa‘nın oturur vaziyetteki insan figürleri meydana ilgi çekici ve hareketli bir hava katıyor.
Eski Nice‘da kayalıklar üzerine savunma amaçlı inşa edilmiş olan Colline du Chateau, günümüzde sadece şehri panoramik olarak seyredebileceğiniz bir yer olarak kullanılıyor. Nice’in büyüleyici şehir manzarasına tanık olabileceğiniz en güzel noktalardan biri olan Colline du Chateau; masmavi suları, sahil şeridini ve Nice’e dair diğer tüm güzellikleri ayaklarınız altına seriyor.
Castle Hill‘in yakınında yer alan Parc de la Colline du Château, huzurlu vakit geçirebileceğiniz ortamı ve tüm şehri geniş bir açı ile görebileceğiniz konumu ile ön plana çıkıyor. Nice manzarasını izleyebileceğiniz parkın en üst noktasına asansör ya da merdiven kullanarak ulaşabilirsiniz.
Cimiez bölgesinin tepelerinde 1963 yılında kurulan Museé Matisse, sanatçı Henri Matisse‘nin Nice’de yaşadığı dönemlerde yapmış olduğu eserleri barındırıyor. Mimarisiyle de dikkatleri üzerine çeken müzede heykel, resim ve seramik gibi farklı sanat dallarına ait eserleri görebilirsiniz ve Matisse hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Fransa’nın güneyinde sıcacık bir şehir Niceden bahsettik yazımızda. En renkli şehirlerine komşu olması hem de sıcacık iklimi ile yaz tatillerinin aranan duraklarından biri. Dünya jet sosyetesinin en uğrak noktalarından biri olan şehir haliyle oldukça da pahalı. Alışveriş ve yeme-içme seçeneklerini değerlendirirken bunu göz önünde bulundurmalısınız. Oldukça şık restoranlar, dünya markalarının butik mağazaları da sıklıkla karşınıza çıkabilir.  Tipik bir Akdeniz İklimi karşılar sizi burada. Fransa‘nın güneyinde, Akdeniz kıyısında capcanlı, gösterişli bir şehir Nice.  Attığınız her adımla birlikte deniz kokulu hafif bir esintiyi de peşinizde hissedeceğiniz bu şehir, oldukça renkli bir kişiliğe ve mimariye sahip. Caddeler boyunca sizi takip eden sıra sıra dizilmiş binalar, kendilerine has renkleriyle Nice mimarisine şekil veriyor. 

LİTVANYA'NIN BAŞKENTİ VİLNİUS

Dünyanın en huzurlu şehirlerinden, Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta hiç ummadığınız kadar sıcakkanlı ve misafirperver insanlarla karşılaşacaksınız. Gotik mimari örnekleriyle dolu dar sokaklar, tarihin görkemli zarafetini hissetmenizi sağlayacak. 500 bini geçmeyen nüfusunun içinde barındırdığı dört farklı etnik gurubuyla görülmeye değer yerler arasında.  Gotik, Barok ve Rönesans döneminden kalma tarihi eserleriyle, müze şehir Vilnius 1994 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girerek koruma altına alındı. Şehrin bütün zenginliği yıllardır büyük mücadelelerle koruduğu tarihi mirasında saklıdır. 
Aziz Anne Kilisesi geç gotik dönemin başyapıtlarından biridir. Vilnius'un sembollerinden biri olan kilisede iki adet kule bulunmaktadır. Kilisenin yapımında 33 farklı tuğla kullanılmıştır ve iç kısım Barok tarzda dekore edilmiştir. Çan kulesinde Neo Klasik tarz kullanılmıştır. Vilnius Avrupanın en eski kentlerinden bir tanesidir. Orta Çağ Mimarisine ait bir çok eser bulunan kentte tarihi kiliseler, anıtlar ve saraylar bulunmaktadır. Ayrıca tarihi 1569'a kadar uzanan bir üniversiteye ev sahipliği yapan kent açık bir müze gibidir. Şehir modern bir mimariye de ev sahipliği yapmaktadır. 
Elbette şehirin en merak edilen bölgesi tekrardan inşa edilen Litvanya Dükü Sarayı, önceleri devletin politik, diplomatik ve kültürel merkezlerinden biriydi. 15 ve 17. yy arasında Avrupa'nın en ünlü merkezlerinden biri olan saray, Vilnius'un kalbinde yer alan, Aşağı kalede bulunmaktadır. Gotik rönesans ve barok tarzında ki çok işlevli salonları bugünlerde çeşitli etkinliklerde,konferanslarda, toplantılarda ve konserlerde kullanılmaktadır.
Gediminas kulesi, üst kaleden kalan bir parçadır. kalenin bazı kalıntıları 20. yy'da restore edilmiştir. Daha sonra kule ziyaretçilere açılmıştır. Vilnius'un en güzel panoraması bu tepenin kulesinden izlenebilir.
Şafak kapısı Vilnius'un en çok ziyaret edilen mabetlerinden bir tanesidir. Sadece Litvanya'da değil bir çok ülkede tapınak olarak ünlenmiştir. Şafağın kapısı Şapelinde'ki ''Merhamet Anası'' figürü tüm dünyada Kutsal Bakire Meryem tablosu olrak bilinmektedir. 
Aziz Vladislav Katedral Bazilikası, Katolik Dünyasının en önemli dini mabetlerinden birisidir. Tapınağın antik duvarları 13. ve 15. yy. uzanan ve en eski litvanya fresklerini içermektedir.

Balayı Çiftlerine Özel Aşk Rotaları




Denemediğiniz gelinlik modeli, incelemediğiniz davetiye seçeneği, gezmediğiniz düğün mekanı kalmadı. Her ayrıntısını ince ince planladınız, rüya gibi bir düğün olması için aylardır var gücünüzle çabaladınız. Ve o en özel gün geldiğinde tüm dileklerinize, en önemlisi de sevdiğinize kavuştunuz. Artık bu tatlı telaşın getirdiği yorgunluğu üstünüzden atmanın, eşinizle beraber huzur ve eğlenceyi kucaklamanın vakti geldi! Bu noktada bize de sizler için en romantik aşk rotalarını listelemek düştü… İşte yeni evli çiftler için seçtiğimiz en özel balayı otelleri!

Fethiye – Club & Hotel Letoonia
En tatlı telaşınızın ardından hayaliniz, sevdiğinizle birlikte huzur dolu bir tatil geçirmek ise Fethiye el değmemiş doğası ile ideal bir seçenek… Birbirinden güzel otellere ev sahipliği yapan ilçenin en iyilerinden olan Club & Hotel Letoonia için, doğayla bütünleşen tasarımı ve ağaç işlemeli bungalow’larıyla balayının en gözde adreslerinden biri desek yanlış olmaz. Balayından huzurlu birkaç gün bekleyen yeni evli çiftler için biçilmiş kaftan olan Letoonia’nın çam ağaçları ve rengarenk begonvillerle bezeli bahçesinde kuş cıvıltılarıyla huzuru bulacaksınız… Ayrıca 2 bin metrelik sahil şeridi içerisinde yer alan üç ayrı özel plajda denizin ve güneşin keyfini doyasıya çıkarabilirsiniz. Spa ve güzellik merkezlerinden özel masaj hizmetlerine, rüzgar ve yelken sörfü derslerinden gece kulüplerine kadar her türlü eğlence, spor ve dinlenme imkanını sunan bu sakin otelde gönlünüze göre bir balayı yaşamak hayal değil!



Manavgat – Kamelya World Holiday Village
Balayı tercihlerini Antalya’dan yana kullanmak isteyen çifte kumrular için şelaleler ve kanyonlarla çevrilmiş bir doğa harikası olan Manavgat güzel bir alternatif diye düşünüyoruz. İşinde profesyonel pek çok otelin yer aldığı Manavgat’ta Kamelya World Holiday Village ayrı bir dünya… Akdeniz’in hemen kıyısına kurulan denize sıfır konumdaki tatil köyü, özel plajları, 4 adet açık havuzu, su parkı ve gurme lezzetleriyle öne çıkan 9 restoranıyla balayı çiftlerine her konuda geniş bir yelpaze sunuyor… Kendine özgü mimarisi, Side’ye yakınlığı, kano ve deniz bisikleti gibi eğlenceli hizmetleriyle Kamelya World Holiday Village, sınırsız bir keşif ruhuna sahip, eğlence arayan çiftleri bekliyor.



Kemer – Sherwood Club Kemer
Tatil denince akla ilk gelenlerden biri olan Antalya’nın Kemer ilçesi de berrak denizi ve yemyeşil ormanlarıyla sakin ve keyifli bir balayı geçirmek isteyen çiftler için uygun bir ortam sunuyor… En güzel Kemer otelleri arasında yer alan Sherwood Club Kemer, zengin açık büfesiyle denize karşı muhteşem bir kahvaltı vadederken, akşamları da A’la carte restoranlarda Türk mutfağından İtalyan ve Çin yemeklerine kadar birbirinden farklı lezzetleriyle misafirlerini memnun etmek için çalışıyor. Denize sıfır konumlanan tesis, mavi bayraklı tertemiz plajları, büyük su parkı, Phaselis, Olympos, Demre, Kekova, Myra ve Kaleiçi gibi tarihi ve arkeolojik alanlara yakınlığı ve her biri farklı şekilde dizayn edilmiş özgün odalarıyla öne çıkan tesis, sabahları Akdeniz’in ferahlatıcı havasıyla uyanmak isteyen balayı çifleri için ideal…



Belek – Titanic Deluxe Belek
Bu yazın yeni evli çiftleri için önereceğimiz bir diğer balayı durağı ise; deniz, güneş, tarih ve doğanın sihirli uyumunu yansıtan büyüleyici tatil destinasyonu Belek… Efsane Belek otelleri arasından seçtiğimiz otel ise Titanic Deluxe Belek. Nehir kıyısında, çam ormanlarının içinde bulunan tesis gözlerden uzak bir alana yayılan, 1 km uzunluktaki özel plajıyla balayı çiftlerine kusursuz bir tatil yaşatmayı amaçlıyor… Açık ve kapalı havuzları, içinde su parkı bulunan tam donanımlı spa ve fitness merkezleri, nehir ve yemyeşil bahçe manzaralı balkonlu odalarıyla rahat ve keyifli bir balayı için her türlü imkana sahip olan tesis tam bir romantizm yuvası… Ayrıca isteyen çiftler, otelde Latin ve oryantal dans kursları alabilir, yoga ve pilates derslerine katılabilir ve birbirinden farklı su sporları imkanlarından ücretli olarak yararlanabilirler.



Lara – IC Hotels Green Palace
Son önerimiz ise Lara bölgesinden… Akdeniz’in mavi sularına açılan Lara Plajı, Kocaçam mevkiindeki IC Hotels Green Palace tropik bahçeleri, nilüfer havuzları, hurma ağaçları ve çam ormanlarıyla çevrili doğal güzellikleriyle oldukça egzotik bir ortama sahip. 4 bin metrekarelik havuz alanı, 7 farklı yüzme havuzu, 300 metre uzunluğunda sahil şeridi ve birbirinden farklı eğlence seçenekleriyle otel, dingin bir balayı geçirmek isteyen taze evli çiftleri bekliyor…

Bu Yaz Kendi Bodrum Masalınızı Yazın




Şarkılara ilham veren, filmlere konu olan ve her mevsim güzel kalan masalsı yer Bodrum Bodrum…

Muğla’ya bağlı Bodrum’a ayak basar basmaz denize karşı yan yana dizilmiş binlerce beyaz ev ve Bodrum kalesi sizleri karşılayacak. Yaza doğru düğününü yapıp, balayında kendileri ile özdeşleştirebilecekleri romantik bir yer arayan çiftler, Bodrum’da bu yaz aşklarına aşk katacaklar! Balayı denince mutluluğu ve memnuniyeti uzaklarda aramanıza gerek yok. Türkiye’nin Ege ve Akdeniz gibi pek çok sıcak bölgesi havasının, taşının, suyunun, toprağının güzelliği ile kolay ulaşım ve uygun fiyatlar sağlıyor. Türk misafirperverliği ile beraber şüphesiz Bodrum çiftlerine en iyi balayı tatilini yaşatacak! Tek yapmanız gereken tatil.com’un önerdiği Balayı Otelleri sayfasından Bodrum’u filtreleyerek aradığınız Bodrum otelini kolayca bulabilir, kendi Bodrum masalınızı yazabilirsiniz!

Bodrum’da balayı çiftlerini neler bekliyor?

* Göz alıcı tasarıma sahip odalar

International Hotel Awards tarafından En iyi Tasarım ödülünü kazanan Kuum Otel & SPA, Bodrum Türkbükü’nde kendine özel bir koyda misafirlerini kalabalıktan uzaklaştırarak kişiye özel hizmet veriyor. Dünyanın önde gelen mobilya tasarımcıları tarafından dekore edilen Bodrum ile bütünleşmiş deniz manzaralı odalarında görsellik, teknoloji ve zarafet ön planda. Ayrıca, odaların bağımsız girişleri de bulunuyor. Bahçe katında bulunan ve yeşilliğe açılan balkonlu odaları, yüksek katlardaki deniz manzaralı geniş balkonlu odaları veya jakuzili süitleri, gece gündüz kusursuz manzarası ile çiftleri yalnız bırakmıyor! Akşam Kuumsal Balık Restoran’da sezonun özel sosları ile harmanlanmış birbirinden lezzetli balık ve Ege mezeleri ile deniz kenarında loş ve nezih restoranda keyifli sohbetler ve romantik anlar Bodrum çiftlerini bekliyor!

* Balayı çiftine özel karşılama, kokteyl, oda süslemesi ve ikramlar

Denize sıfır, 300 metre beyaz kum plajı bulunan ultra her şey dahil ve balayı konseptli Vogue Bodrum, yenilenmiş yüzüyle balayı çiftlerini kapıdan girdikleri andan itibaren sürprizler ile karşılaşıyor! Özel karşılama ve kokteyller eşliğinde çiftlerin check-in işlemlerini tamamlandıktan sonra, balayına özel dekore edilmiş odalarına yönlendirilirler. Peşi sıra gelen Türk tatlı tabağı ikramları, meyve tabakları, köpüklü şarap ve kalpli pasta ikramları eşliğinde ilk günden romantizm, keyif ve lezzet dolu Bodrum tatil yolculuklarına başlarlar. Romantik anlarını ölümsüzleştirebilmeleri için güzel bir imkan sunan Vogue Bodrum, balayı çiftlerine özel Bodrum’un eşsiz manzarasına karşı iki adet balayı fotoğraf hatırasını ücretsiz olarak sunuyor.

* A-la carte restoranlarda öncelikli rezervasyon imkanı

Ultra her şey dahil veya her şey dahil konseptte hizmet veren otellerde, konaklama, yemek ve içecek ücretleriniz için önceden ödeme yaparak tatilinizi bölmeden otelin sunduğu pakete dahil hizmetlerden doyasıya yararlanırsınız.

Sabah kahvaltısı, geç kahvaltı, beach club, öğle yemeği, snack bar, bistro snack bar, akşam yemeği ve hatta gece yemeği seçenekleri bulunan Yasmin Resort Turgutreis gibi otellerde gün boyu çıkan öğünlerin yanı sıra, daha özel yerlerde konumlanmış farklı yemek konseptleri sunan, romantik A-la carte restoranlarda Türk, İtalyan ve Balık restoranlarında daha sakin ve şık bir ambiyans eşliğinde özel bir akşam yemeğine çıkabilirsiniz. Örneğin, balayı çiftleri için Bodrum tatilinin olmazsa olmazı gün batımı yemekleridir. Ancak, yoğun talep görebilen ve denize karşı özel masa rezervasyonları yaptırabileceğiniz Yasmin Resort’ta her zaman rezervasyon önceliği balayı çiftlerinde!

* A-la carte restoranda bir kez özel kahvaltı ve SPA’da indirim

Güvercinlik’te konumlanan high class her şey dahil konseptte hizmet veren Titanic Deluxe Bodrum, 80 bin metrekarelik geniş alanıyla, Milas Havalimanı’na en yakın otel olma özelliği ile Bodrum’a çabucak ulaşmak için sabırsızlanan Bodrum balayı çiftlerini bekliyor! Denize sıfır konumlanan otelde iskele üzerinde size özel beyaz kabanaların içerisinde dalgaların sesinin keyfini, soğuk içeceğinizi yudumlarken eşiniz ile birlikte çıkarabilirsiniz. Temalı özel partiler, dans gösterileri, yoga, pilates, plaj voleybolu gibi birbirinden hareketli ve rahatlatıcı aktivitelerin yanı sıra, balayı çiftlerinin Bodrum’da gezmekten ve eğlenmekten yorgun düşmüş vücutlarına iyi gelecek Titanic Deluxe Bodrum farkı ile hizmet veren SPA merkezinde sihirli eller ile kendinizi rahatlatabilirsiniz. Kendinize uygun seçeceğiniz özel masajlarda Bodrum balayı çiftlerine özel SPA indirimleri bulunuyor. Ayrıca, balayı çiftlerinin güne güzel başlaması için, a’la carte restoranda bir kez ücretsiz kahvaltı servis ediliyor.

Haydi balayı çiftleri, Perisos Turizm ile bu yaz Bodrum’da masalsı bir tatil için Balayı Otelleri veya Bodrum otelleri seçenekleriyle en romantik bulduğunuz oteli seçin, Bodrum Erken Rezervasyon Otelleri’ni kaçırmayın!

5 Adımda Balayı Hazırlığı



Evlenecek çiftler için düğün hazırlıkları, eşya seçimi, çeyiz alışverişi ne kadar güzel olsa da bir süre sonra onları yoran hatta sıkan şeylerdir. Çünkü düğün hazırlıkları aslında azmış gibi görünse de ince düşünülmesi gereken detaylarla doludur. Bir kere seçilen mobilyaların eve gelmesi çoğu zaman problem olur. Ya geç gelir ya yanlış gelir ya da hasarlı… Beyaz eşyaları kurmak için gelecek olan servis istenildiği gün gelmeyebilir, onlar geldiklerinde gelin ya da damattan birinin işten izin alıp gitmesi gerekebilir. İşten izin alamayan çiftler evlerine tanıdıklarını yönlendirmek zorunda kalır. Hepsinden kötüsü de tüm bu hazırlıklar için ayrılan bütçe hesap edilenin aksine bir türlü tutmaz, evdeki hesap çarşıya uymaz. Haliyle tüm bu olumsuzluklar zaten stresi başından aşkın olan gelin ve damat adaylarının daha çok gerilmesine sebep olur… Düğüne son 1 ay kala çiftlerin istediği en büyük şey huzurlu ve dinlendirici bir balayı tatilinden ibarettir, haklı olarak.

Biz de bu yoğun ve yorucu geçen dönemde yeni evlenecek olan çiftlerin işlerini bir parça olsun kolaylaştırmak için fazlasıyla hak ettikleri balayı tatiline nasıl hazırlanmaları gerektiğine değinmek istedik…

1. Adım: Ülke / Şehir / Otel Seçimi
Balayı için evvela karar verilmesi gereken şey yurt içinde mi yoksa yurt dışında mı olacağı… Eğer “Vatanımızın her yanı güzel…” deyip yurt içinde kalmayı tercih ederseniz işler kolay. Pasaporttu, vizeydi uğraşmadan yalnızca bir otel, ulaşım aracı ve transfer ile kolayca bu adımı tamamlayabilirsiniz. Bu aşamada, otele ne kadar erken karar verirseniz çizeceğiniz rota da o kadar kolay ve hesaplı olacaktır. Çünkü erken rezervasyon dönemi diye bir gerçek var… Olur da tercihinizi yurt dışından yana kullanırsanız o zaman uğraş vereceğiniz şeyler biraz daha genişleyecek. Yurt dışındaki bir balayı için biraz daha erken davranmalı ve rotanızı belirleyip eğer gerekiyorsa vize işlemlerinize başlamalısınız.

2. Adım: Ulaşım
Yurt içindeki birbirinden güzel balayı otellerinden birinde karar kıldıktan sonra mesafeye göre kendi aracınızla ya da kiralık bir araçla, otobüsle veya günümüz kurtarıcısı olan uçaklar ile ulaşımınızı nasıl gerçekleştireceğinize karar vermelisiniz. Bu adımda da erken davranmakta yarar var; erken alınan uçak biletlerinin de oldukça hesaplı olduğu aşikâr. Yurt dışına uçakla gideceğiniz neredeyse kesin olduğu ve mesafe daha uzun olduğu için ulaşım ücretiniz yurt içine oranla daha yüksek olacaktır. Dolayısıyla elinizi çabuk tutmanız gerektiğini bir kere daha hatırlatalım.

3. Adım: Transfer
Konaklayacağınız yere uçakla ya da otobüsle ulaşım sağlayacaksanız sizi havalimanından ya da otogardan alıp otelinize götürecek bir transfer hizmetine ihtiyacınız var demektir. Bunu turizm acentelerinden, havayolu şirketlerinden ya da özel firmalardan sağlayabilirsiniz. Bu adımı son bir hafta yapsanız bile olur, ilk iki adım kadar aciliyeti olan bir durum değildir çoğu zaman.

4. Adım: Alışveriş
İşte işin en keyifli yanı, balayı alışverişi… Balayına çıkacağınız mevsime ve gideceğiniz ülkeye göre farklılık gösteren bu alışverişte en önemlisi abartmamak. Düğün yorgunu olan bütçenizi daha fazla sarsmadan yalnızca ihtiyaç duyacağınıza emin olduğunuz parçalar satın almanız en büyük tavsiyemiz. Bunun için indirim dönemlerini takip etmenizde yarar var. Mesela düğününüz yaz sonu – sonbahar başı gibi olacaksa mevsim geçişindeki büyük indirimlerden faydalanarak hesaplı bir balayı alışverişi gerçekleştirebilirsiniz.

5. Adım: Bavul Hazırlama
Bu adımı düğününüzden en geç bir hafta önce tamamlamanızı tavsiye ederiz. Son hafta düğün stresi fazlasıyla yüksek olacağı için yanınıza almayı unutacağınız pek çok şey olabilir. Bu stres sizi sarmadan bir liste yaparak bavulunuzu sakin sakin hazırlamalısınız ki balayında unuttuğunuz şeylerin pişmanlığını yaşamayın…

Evlenecek olan çiftlere şimdiden mutluluklar diler, Musmutlu kocaman gülücüklerle dolu bir balayı tatili geçirmelerini temenni ederiz.

Budapeşte – Viyana – Prag Turuna Çıkıyoruz








Orta Avrupa’nın en güzel 3 başkentine doğru yolculuğa çıkıyoruz. Şehirlerin tarihini, gezilecek yerlerini ve tüm merak ettiklerini yazımızda bulabilirsin.
Budapeşte

1873’te Budin ve Peşte şehirlerinin birleşmesiyle Macaristan’a başkentlik eden şehir Budapeşte. Tarih, kültür – sanat etkinlikleriyle Avrupa’nın en romantik şehirleri arasında gösterilmektedir. Tuna Nehri şehri ikiye ayırırken Zincir Köprüsü şehri birleştirmektedir. Nehrin kenarına açılan otellerle şehir turizm açısından büyük bir gelişme sağlamıştır.



Budapeşte’de gezilecek yerler; Buda Kalesi, 700 odalı Parlamento Binası, 2. Dünya Savaşı’nda yaşanılanları hiçbir zaman unutmamak adına yapılan Tuna Ayakkabıları Anıtı, Kahramanlar Meydanı, Opera ve Sinagog Binaları, Erszebet Köprüsü, Tuna Nehri ve Zincir Köprüsü başlıcalarıdır.



Budapeşte’de ne yenir? Senin için cevaplıyoruz. Gulaş ilk cevabımız. Gulaş; çorba kıvamında içinde et, sebze, patates ve paprika bulunan Macar mutfağının meşhur yemeğidir. Chicken paprika, Langos (pişinin çeşitleri), Palinka ve Unicum denemen gereken lezzetler arasındadır.


Viyana

Viyana; Mozart, Beethoven, Brahms gibi duayenlerin kabul ettiği “müziğin şehri” olmuştur. Şehirde yer alan müzik üniversitesi şehrin caddelerine doğru müziğin yayılmasını sağlar. Avusturya’nın yaşadığı birçok tarihi olay Viyana’yı daha da özel kılmaktadır. Şehrin mimarisinde Rönesans döneminin etkilerinin yanı sıra Barok ve Rokoko dokunuşlara rastlanmaktadır.



Viyana’da gezilecek yerler; St. Stephen Katedrali, Prater, Hofburg Sarayı, Parlamento Binası, Opera Binası, üniversite, Hundertwasser House ve müzeler başlıcalarıdır. Kraliçe Sisi’nin Sarayı olan Schönbrunn Sarayı, Mayerling av köşkü, yeraltı gölü Seegrote gezilecek yerler arasındadır.



Viyana’da ne yenir? Bu sorunun vazgeçilmez cevabı Şnitzel ! Kendilerine özgü soslarla hazırlanan şnitzellerin lezzeti bir başka. Yemeden dönmemelisin. Tafelspitz, Wurst, Semmelknödel ve Sacher Torte denemen lezzetler arasındadır. Viyana kahveleri ile oldukça meşhur bir şehir ve sen de en özel kahvesi Melange’yi içmelisin.
Prag



Orta Çağ şehri Prag, adeta bir turizm cennetidir. Vltava Nehri üzerine kurulan şehir, romantik ve mistik havasıyla tüm misafirlerini kendine hayran bırakıyor. Sokaklarında Kafka’nın izini sürüp, Nazım Hikmet’in şiirler yazdığı nehir kenarında bir yolculuğa çıkma zamanıdır. Şehirde mutlak görülmesi gereken Prag Kalesi’nin ışıklandırmasını zamanında konser vermek için Prag’a gelen efsane rock grubu Rolling Stones’un üstlendiğini biliyor muydun?



Prag’da gezilecek yerler; Old Town Meydanı, üzerinde 12 Havari bulunan Astronomik Saat, 31 Aziz heykelinin bulunduğu Charles Köprüsü, Franz Kafka’nın evi, Vltava Nehri, dünyanın en büyük antik kalesi olarak bilinen Prag Kalesi başlıcalarıdır. Atatürk’ün 1918 yılında kaldığı oteli, Mozart’ın, Puşkin’in ve Beethoven’ın evlerini ziyaret etmeyi ihmal etme.



Prag’da ne yenir? Çek mutfağı, kahvaltı kültürünü barındırmamakla birlikte Macaristan mutfağından etkilenmiş ve yeniden yorumlamıştır. Gulaş çorbası, et ve sebze yemeklerini kendi yorumladıkları şekilde deneyebilirsin. Trdelnik, sokaklarda satılan hamur tatlısını yemeden dönmemelisin. Geleneksel içkileri bira olduğundan şehirde birbirinden farklı bira çeşitlerini uygun fiyata bulabilirsin.

Sen de tüm bu yazılanları yaşamak istiyorsan Orta Avrupa turlarımıza katılmalısın!

MASALIN GERÇEKLE BULUŞTUĞU BİR SEYAHAT: FAS KRALİYET KENTLERİ TURU

Kuzey Afrika’da bulunan Fas, son yıllarda seyahatseverlerin gözdesi durumunda. Her yıl 10 milyon turistin ziyaret ettiği ülke, adeta mistik bir masal diyarı… Rengarenk medinaları, farklı kültürü, çarpıcı mimarisi ve kraliyet kentleri ile bir seyahatten çok daha fazlasını sunuyor. Masalı gerçekle buluşturan Fas, tarihi, kültürü ve günlük yaşam ritüelleriyle size muhteşem bir deneyim vaat ediyor.
Kızıl şehir Marakeş, filmi ile ünlü Kazablanka, imparatorluk şehri Rabat ve yaşayan bir Orta Çağ kenti Fez… Çok daha fazlası bu turda sizi bekliyor. Peki gelin bu turda neler var birlikte bakalım…
Kraliyet Kentleri turumuzda gezmeye Fas’ın en turistik şehri olan Marakeş’ten başlıyoruz. Dar sokakları, otantik yaşantısı ve kızıl renkli yapılarıyla turistlerin ilgisini çeken şehirde ilk durağımız bölgenin en güzel minarelerinden birine sahip olan Kutubiye Camisi… Sonrasında ise Fas işi mozaik ve ahşap süslemelerle bezeli Bahia Sarayı‘nı geziyoruz. Ardından geleneksel aktarlarda yöreye özgü bitkilerden yapılan çeşitli ürünler hakkında bilgi aldıktan sonra Marakeş’in dar sokaklarındaki çarşıları geziyoruz.
Şehir turumuzdaki gezimiz UNESCO Milli Miraslar Listesi’nde bulunan Afrika’nın en hareketli şehir meydanı Jemaa el-Fnaa’da bitiyor. Gece ve gündüz her daim şehrin çekim noktası olan 1000 yıllık meydan şehrin egzotik yanını en güzel şekilde ortaya koyuyor. Bu meydanda yılan oynatıcılarından yöresel dansçılara kadar her türlü etkinliğe şahit olacaksınız.
Marakeş’te gün içinde dileyen misafirlerimizle bir düş bahçesi olan Majorelle Bahçesi‘ni ziyaret ediyoruz. Ünlü modacı Yves St Laurent’ın uzun yıllar yaşadığı evi ve peyzaj anlamında dünyanın en iyileri arasında gösterilen bahçeyi görme şansını buluyoruz. Akşam saatlerinde ise bizleri harika bir şov bekliyor. Marakeş gece hayatının en önemli etkinliklerinden biri olan Chez Ali‘de hem akşam yemeği yiyip hem de kültürel eğlenceye tanık olabilirsiniz.
Turumuzun bir sonraki gününde dileyen misafirlerimizle Essaouira kentine gidiyoruz. Atlas Okyanusu kıyısında yer alan şehir; kalesi, limanı, daracık sokakları ve renkli çarşısıyla ziyaretçilerini adeta büyülüyor.
Marakeş’teki bir diğer günümüzde ekstra olarak düzenlenen Atlas Dağları 4×4 turuna katılabilirsiniz. Bu turda Berberi köylerini ziyaret ederek kırsal yaşama tanık olacaksınız. Bir Berberi evini ziyaret edeceğiniz turda Mulay Brahim Köyü‘nün sokaklarında dolaşacaksınız.
Marakeş’in ardından Kraliyet Kentleri Turunda göreceğimiz bir diğer şehir Fas’ın başkenti Rabat. İçinde tarih, kültür, modern hayat gibi birçok şeyi barındıran şehirde Kraliyet Sarayı’nı, Ehli Fez Camisini, Hassan Kulesi‘ni, geleneksel mimariye tanık olabileceğiniz 5.Muhammed mozelesini göreceksiniz. Günün belki de en güzel anlarını Udaya Kalesi‘nde geçireceksiniz. Kalenin içinde Chefchaouen’ı andıran mavi sokakları gezdikten sonra Rabat‘a veda edeceğiz.
Kraliyet Kentleri turunda göreceğimiz bir diğer şehir de Endülüs’ün kutsal bilim başkenti Fez… Gecesi ve gündüzü ayrı güzel olan şehirde bin yıldan fazla yaşayan tarihe tanık olacaksınız. Fez’deki şehir turumuzda ülkenin en eski saraylardan biri olan Kraliyet sarayını gördükten sonra bir seramik atölyesini ziyaret edip seramiklerin yapım aşamalarını öğreniyoruz. Daha sonrasında ise Medina’ya gidiyoruz. Labirent gibi sokaklarda gezip 2. Mola İdris‘in türbesini ve camisini görüyoruz. Sonrasında  tabakhaneye giderek deri yapımına da tanık oluyoruz.
Fez’deki şehir turumuzun ardından dileyen misafirlerle Fas’ın 1700’lü yıllara kadar başkenti olan Meknes‘e gidiyoruz. Şehrin dünyaca ünlü anıtsal Bab Mansur kapısını gördükten sonra Marakeş’teki Jemaa el-Fnaa Meydanı’nı andıran Hiba Meydanı’ndageziyoruz. Mola İsmail’in türbesini gördükten sonra ise bir Orta Çağ köyü olan Mola İdris‘i ziyaret edip Fez’e dönüyoruz.
Turumuzda göreceğimiz son şehir ise Beyaz ev anlamına gelen ve filmiyle adını dünyaya duyuran Kazablanka… Atlas Okyanusu‘na kıyısı olan ve ülkenin beyaz bölümünü oluşturan şehirde en dikkat çeken yapı dünyanın en büyük minaresine sahip olan 2. Hassan Camisi… 100 bin kişinin aynı anda ibadet etmesine imkan sağlayan camiyi gezdikten sonra Kazablanka sahillerinde yürüyüş yapıp, plajlarda vakit geçiren insanları görebilirsiniz.

DOĞASI, TARİHİ VE YAŞANTISIYLA VIETNAM

Gezginler; pitoresk vadileri, plajları, sömürge kasaba ve köyleri, arkeolojik alanları, tapınakları ve kutsal adaları ile Vietnam’da bambaşka bir deneyim bulacak. Bir bakıma Asya’nın öteki yüzüyle karşılaşacaksınız. Güney Çin Denizi, Laos ve Kamboçya arasında kalan Vietnam, şaşırtacak derecede egzotik bir ülke olup doğal güzellikleriyle bize kalmış eşsiz bir miras aslında. Öyle ki Vietnam, hem bu doğal güzellikleri hem de yakın geçmişi ile günümüzde filmlere sıkça konu oluyor. Güney ve Kuzey olarak iki bölüme ayrılmış olan Vietnam gezilecek yerler açısından misafirlerine çok fazla seçenek sunuyor. Şimdi bu yerleri daha yakından inceleyelim…
Rengarenk, minik ve sevimli bir kasaba olan Hoi An Ancient Town‘a mutlaka uğramanız gerekiyor. Şehrin gece atmosferi ise bambaşka bir dünyada olduğunuzu kanıtlar nitelikte. Gece ışıklandırması, mumlar ve gece lambaları burayı hayallerdeki kadar güzel bir kasabaya dönüştürüyor. Özellikle fotoğraf çekmeyi sevenler için çok ideal ve farklı bir yer olduğunu göreceksiniz.
Bol motorsikletli, rengarenk çarşıları ve sıra dışı mimarileriyle Old Quarter‘ı çok beğeneceksiniz. Kendi yetiştirdiği ve ürettiği ürünleri satmak için tezgah açan Vietnam halkıyla iç içe olacağınız Old Quarter’da alışveriş yapmak çok eğlenceli bir aktivite olabilir.
Vietnam’ın başkenti Hanoi’den yaklaşık 4 saat uzaklıkta bulunan Ha Long Bay, ülkenin kuzeyinde kilometrelerce boyunca uzanan bir bölge. Muhteşem deniz manzarası ve binlerce adası, olağanüstü mağaraları, gölleri ve balıkçı köyleri ile Vietnam’a gitmişken görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Yüzyıllardır korsanların saklanmak için kullandığı bir körfez olan Ha Long Bay, misafirlerine Karayip Korsanları filminin içine girmiş hissi veriyor. Dünya Mirası listesinde bulunan Ha Long Bay Körfezi’nde Vietnam’ın olağanüstü doğasını görme şansını yakalayacaksınız. Burada suyun üzerinde kurulan evleri gördüğünüzde çok şaşıracaksınız. Gemi ile gidebileceğiniz Halong Bay köyüne gemiden inip kayıklara binerek kayaların arasından geçebilirsiniz. Dağların arasında yemyeşil bir su içinde yükselen minik tahta evler, bir masalın içindeymişsiniz gibi hissettirebilir.
Yine savaşın tarihine yakından tanık olacağınız Cu Chi Tünelleri, sabit ve hareketli mankenlerle birlikte çok daha gerçekçi bir görünüme büründürülmüş. Yer altına kazınan tünellerin içinden geçeceğiniz, Vietnam’ın savaş taktiklerini izleyebileceğiniz ve çok iyi fotoğraflar çekebileceğiniz bir yer.
Devasa mağaraların içinden geçerek rengarenk kayalar görebileceğiniz Phong Nha Mağaraları da dünyadaki sayılı yerler arasında. Teknelerle ulaşım sağlanan bu mağaralarda geçireceğiniz zamanları ömür boyu unutamayacaksınız. Günümüze kadar çok iyi korunarak ve bozulmadan bugünlere getirilen bu mağaralar Vietnam halkı için de çok önemli bir konumda.
Mümkün olduğunca uzun bir süre kalmak isteyeceğiniz hatta hiç ayrılmak istemeyeceğiniz bir yerdir Trang An Grottoes. Etkileyici ve heyecan verici bir tekne yolculuğu yapacağınız bu bölgede, yol üzerinde birçok mağara, yeşillik, vadiler ve birbirinden güzel manzaralarla karşılaşacaksınız. Bölge aynı zamanda Kültür Miras alanında.

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİNİN EN POPÜLER ŞEHRİ DUBAİ



Dünya haritalarına son yıllarda altın renklerle çizilen Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri’nin en popüler şehri. Bazıları için çölün üzerindeki turizm ve spor merkezi, bazıları için ise Orta Doğu’nun Venedik’i. Dubai gezilecek  listenizin ilk sırasında şehrin simgesi olan 7 yıldızlı Burj Al Araboteli yer alıyor. Dolgu üzerine inşa edilen otel, sahip olduğu mimariden dolayı “Yelken Otel” olarak da biliniyor. Otelin en üst kısmında yer alan helikopter pisti, tenis kortu olarak da ünlü raketlerce kullanılmış. Otelin içine girmeyecek bile olsanız Jumeirah Plajı’ndan oteli seyredin ve bol bol fotoğraf çekin.
Burj Khalifa, yalnızca Dubai’nin değil aynı zamanda dünyanın da en önemli yapılarından biri. Toplam 828 m uzunluktaki bina, şu an dünyanın en yüksek binası unvanına sahip.
Dubai’nin en güzel yerlerinden biri olan Madinat Jumeirah, şehrin simge yapısı Burj Al Arab’ın hemen yanında yer alıyor. Burası şehrin eski yerleşim yeri olan Bastakiya’nın rüzgar kulesi evlerinden ilham alınarak inşa edilmiş güzel bir çarşı. Başta turistik hediyelikler olmak üzere çeşitli antika eşyaları, el yapımı ürünleri çarşı genelinde bulabilirsiniz. Çarşısının sahile bakan bölümünde birbirinden güzel restoran ve kafeler yer alıyor.
Dubai listenizde bir çok olağanüstü proje yer alıyor. Bunlardan en büyük olanı ise Palmiye Adaları adı verilen proje. Toplam 3 adadan oluşan Palmiye Adaları’ndan biri olan Palm Jumeirah Adası, Dubai kıyı şeridinde, denizin doldurulması ile oluşturulmuş bir kara parçası. Atlantis Hotel başta olmak üzere 30’a yakın işletmeyi kapsayan Palm Jumeirah, uzaydan bile görülebilen olağanüstü bir proje. Ada üzerindeki evlerden birine sahip olmak Araplar ve ünlüler için bir zenginlik ve prestij göstergesi. 
Dubai özellikle yaz aylarında aşırı sıcak bir yer. Bu yüzden Dubai listeniz genellikle hep kapalı mekanlardan oluşuyor. Eğer akşam saatlerinde yani hava bir nebze serinlediğinde yürüyüş de yapabileceğiniz Dubai Marina’yı tercih edebilirsiniz. Palmiye Adası’nın biraz ilerisinde yer alan gökdelenler sizi adeta Manhattan’da geziyor gibi hissettirecek. Dünyanın uzun burgulu gökdeleni de bu bölgede yer alıyor. Buradaki sahilde dev bir açık hava sineması var. Bölgede yürüyüş ve alışveriş yapabilir, güzel restoranlarda da yemek yiyebilirsiniz.
Dubai’nin en güzel camilerinden olan Jumeirah Camii, 1975 ile 1978 yılları arasında Fatimi tarzında inşa edilmiş. Dubai’nin en çok fotoğraflanan yapılarından olan camidir.
Dünyanın en yüksek binası Burj Khalifa’nin hemen yanında yer alan The Dubai Fountain, dünyanın ses ve müzik gösterisinin yapıldığı en büyük çeşmesi. Las Vegas’ın ünlü Bellagio Hotel çeşmesine benzeyen yerde her yarım saatte bir müzik, ses ve ışık gösterisi yapılıyor. Gösteri yalnızca birkaç dakika sürse de fırsatınız varsa mutlaka izleyin. 
Dubai’nin simgelerinden biri olan Palmiye Adası’nda yer alan Atlantis Hotel, şehrin en prestijli otellerinden. Adanın en uç noktasında yer alan Atlantis Hotel, sahip olduğu mimarisi ve olanakları ile güzel bir tesis. Otel içinde Aquaventure Waterpark adında ünlü bir su parkı bulunuyor. Eğer gezi içinde yeterli vaktiniz varsa bir gününüzü bu parka ayırabilirsiniz. Sadece oteli görmek için belki bölgeye gitmek gereksiz olabilir ama Palmiye Adası’nı gezerken otele dışarıdan göz atabilirsiniz.
21. yüzyıla gösterişli ve görkemli mimarisi ile damga vuran, alışveriş ve lüks kavramlarının yeniden anlam kazanmasını sağlayan Dubai, aslında bir mucizenin diğer adı. Her şeyiyle sonradan yapay bir biçimde kent haline getirilen Dubai, aslında buna kesinlikle uygun olmayan bir coğrafyada can buldu. Basra körfezinde, çöl iklimin hüküm sürdüğü bir coğrafyada var olan Dubai, Bir çölün üzerine inşa edilen bu ülkede yetmezmiş gibi bir de okyanus üzerine kurulmuş turistik bir şehir bulunuyor. Tüm coğrafi dezavantajları bir şekilde avantaja dönüştüren Dubai’de dönüştürülmemiş diğer alanlar da aktif bir şekilde kullanılıyor. Ülke turizminde oldukça önemli yer tutan çöl safarisi bu alanlardan biri. Sizleri Dubai’de yapılacak bir tatilin en vazgeçilmez unsuru olan çöl safarisiyle tanıştırmak istiyoruz; Dubai tatilinin en keyifli ve en vazgeçilmez parçası olan çöl safarisini deneyin.