2017 ERKEN REZERVASYON FIRSATLARINI YAKALAYIN.... AYRICALIKLI OLMANIN TADINI ÇIKARTIN... DETAYLI BİLGİ VE REZERVASYON : 0224 225 4343

Online Otel / Tatil Rezervasyonu


Booking.com

HELSİNKİ’DE MUTLAKA GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER

HELSİNKİ’DE MUTLAKA GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER
Finlandiya’nın sadece politik başkenti değil iş, eğitim, kültür, sanat, araştırma ve daha birçok konuda merkez şehri olan Helsinki Talin, Stockholm ve St. Petersburg gibi şehirlerin hemen yanı başında yer alıyor. Görkemli binalar, geniş yeşil alanlar ve birbirine köprülerle bağlı 300’den fazla ada ile Helsinki rüya gibi günler vaat ediyor. Peki Helsinki seyahatinde nereleri gezip görmeli? Sizler için sıraladık;
ALEKSANTERİNKATU CADDESİ
Bildiğiniz üzere biz seyahatlere biraz hızlı başlamayı severiz. Helsinki’de alışverişten, eğlenceye, restorandan ticarete birçok şey için kalbin attığı caddelerden biri Aleksanterinkatu Caddesi’dir. Helsinki’de bir Beyoğlu atmosferi yaşamak isteyen herkesin mutlaka uğraması gereken yer burası. Caddenin ortasından geçen nostaljik tramvay ile caddeyi baştan sona hiç yorulmadan gezebilirsiniz.
Aleksanterinkatu
SENATO MEYDANI
Şehrin en önemli ve en tarihi meydanı olan Senato Meydanı, ev sahipliği yaptığı çok sayıdaki tarihi yapı ile ön plana çıkar. Aleksanterinkatu Caddesi’ni baştan başa yürüdüğünüzde ulaşabileceğiniz Senato Meydanı’nda bulunan Protestan Katedrali, Fin Senatosu ve Helsinki Üniversitesi binası görülmeye değerdir. Ayrıca Aleksanterinkatu Caddesi’nin sonundan Senato Meydanı’na kadar yürüyeceğiniz yolun sol tarafında göreceğiniz binaların birçoğu Fin tarihine dair ipuçları bulabileceğiniz mimari tasarımlara sahiptir.
Senato_Meydani
ULUSAL SANAT MÜZESİ
Ateneum Müzesi olarak da bilinen Ulusal Sanat Müzesi, Fin sanatının en sevilen klasik eserlerine ev sahipliği yapar. Müze aynı zamanda koleksiyonlar açısından Helsinki’nin en kapsamlı müzesi olma özelliği taşır. Eğer yeterli zamanı bulursanız, müzede bulunan 17, 18, ve 19. Yüzyıldan kalan 20 binden fazla eseri tek inceleyebilirsiniz. Aynı zamanda Helsinki Sanat Akademisi’ni de bünyesinde barındıran müzenin sadece dış cephesi bile etkilenmenize yetecektir.
Helsinki_ulusal_sanat_müzesi
SUOMENLİNNA (FİN KALESİ)
18.Yüzyılda denizden gelen Rus saldırılarını kesmek amacıyla inşa edilmiş olan kale, Helsinki’de turistler tarafından en çok ilgili gösterilen noktalar arasındadır. Yaklaşık 20 dakika süren bir feribot yolculuğuyla kolayca ulaşılabilen kale, bugün bir kafe, bir restoran ve bir savaş müzesine ev sahipliği yapar. Aynı zamanda muhteşem bir manzaraya sahip olan kale, gerek yerli gerekse yabancı turistler tarafından yürüyüş ve keyifli zaman geçirmek adına oldukça ilgi görüyor.
Fin_Kalesi
PAZAR MEYDANI
Liman kıyısında bulunan ve bahar aylarında aktif olan Helsinki sokak pazarı, liman bölgesinde bulunuyor. Helsinki’ye seyahat eden hemen herkesin uğradığı bu pazar, konumlandığı Arnavut kaldırımlardan oluşan meydana da adını vermiş. Zaman geçirmekten hayli keyif alacağınız pazarda, giyimden hediyelik eşyaya aradığınız birçok şeyi bulabilirsiniz.
Pazar_Meydani
ULUSAL MÜZE
Helsinki turunuzun mutlaka bir anına sıkıştırmanız gereken yerlerden biri de Ulusal Müze’dir. Fin tarihine dair hemen her şeyi görebileceğiniz kapsamlı koleksiyonlara sahip olan müzenin hakkını 1 gün de vermek gerçekten zor. Fakat Helsinki’ye kadar gelmişken burayı görmeden dönmek olmaz. Romantik stilde 1912 yılında inşa edilen ve bir kiliseyi andıran müze, aynı zamanda Helsinki’nin en etkileyici yapıları arasındadır.
Ulusal_Müze
MERKEZ PARK
Helsinki şehir merkezinin sağ tarafında bulunan 10 kilometrekarelik yeşil alan, Merkez Park olarak adlandırılıyor. Gölleri gibi muhteşem doğasıyla da ünlü Helsinki’de sakin, huzurlu ve doğanın kalbinde birkaç saat geçirmek isteyenler Merkez Park’a mutlaka uğramalı.
Merkez_Park
YER ALTI KAYA KİLİSESİ
Temppeliaukio Kilisesi olarak da bilinen Kaya Kilisesi, Helsinki’nin en ilginç mimari yapısı olarak kabul ediliyor. Mimar Timo&Tuomo Suomalainen kardeşlerin imzasını taşıyan kilise oyma yöntemiyle yerin altına inşa edilmişse de aydınlanma tamamen gün ışığıyla sağlanıyor. Üst bölmelerden kiliseye süzülen ışık aydınlatmanın yanı sıra muhteşem bir görsellik de sağlıyor. Kilise muhteşem akustiği nedeniyle sık sık klasik müzik konserleri için de kullanılıyor.
Temppeliaukio





Telefon : 0 224 225 43 43


 Gsm : 0 534 835 86 85                        Faks : 0 224 225 43 53                          e-mail : info@perisos.com.tr

BUNLARI YAPMADAN KAPADOKYA’DAN DÖNMEYİN

BUNLARI YAPMADAN KAPADOKYA’DAN DÖNMEYİN
Sadece eşsiz güzellikteki peribacaları ile değil, ziyaretçisine sunduğu birçok keyifli aktivite ile Kapadokya, yıllardır Türkiye’nin en gözde seyahat rotalarından biri olmaya devam ediyor. Peki, neler yapılabilir bir Kapadokya turunda? Sizler için yerinde deneyimleyerek sıraladık. İşte “Güzel Atlar Ülkesi” Kapadokya’da mutlaka yapılması gerekenler;
PERİBACALARI İLE FOTOĞRAF ÇEKTİRİN
Binlerce yıllık jeolojik oluşumun yeryüzündeki en güzel örneklerinden biri olan Peribacaları, sizler bu eşsiz coğrafyadaki anılarınızı ölümsüzleştirirken hemen yanınızda poz vermek için hazır bekliyor. Hatta siz bu peribacalarının hemen yanına bir de muhteşem Erciyes Dağı manzarası eklemek isterseniz, Nevşehir – Ürgüp otoyolunun Ürgüp girişinde bulunan “Üç Güzeller’i” görmeyi ihmal etmeyin.
Kapadokya_ucguzeller
KAPADOKYA VADİSİNE TEPEDEN BAKIN
Tartışmasız dünyanın en estetik ve sıra dışı coğrafyalarından biri olan Kapadokya’ya bir de tepeden bakmaya ne dersiniz? Cevabınız “evet” ise rengârenk Kapadokya balonları ile yapacağınız turlar sizi bekliyor. Sabahın ilk saatlerinde, yükselen balonlar yaklaşık 1 saat boyunca Kapadokya’yı yüzlerce metre yükseklikten keşfetmenizi sağlayacak. Hatta gün doğumuna yine yüzlerce metre yükseklikten merhaba deme olanağı bulacaksınız.
GÖREME AÇIKHAVA MÜZESİ
M.Ö IV. yüzyıldan XIII. yüzyıla kadar manastır olarak kullanılan bir yerleşim yeri düşünün. Şimdi bu yerleşim yerinin oyma kaya bloklarından meydana geldiğini düşünün. İçinde kiliselerin, şapellerin, yemekhanelerin ve manastır hayatının parçası olan daha onlarca ayrıntın bulunduğu Göreme Açık Hava Müzesi’ni mutlaka ama mutlaka ziyaret edin.
Göreme_Acik_Hava_Müzesi
YÖRESEL ŞARAPLARI TADIN
Kapadokya bölgesinde, yerel üzümler ve özel fermante yöntemleri ile üretilmiş şarapları tatmayı unutmayın. Yöresel Kapadokya şaraplarını amatör şarap yapım evlerinde bulabilmek mümkün fakat bu işin bölgedeki merkezi “Turasan Şarap Evi”. Ürgüp ilçe merkezinde bulunan Turasan Şarap Evi’nde tadım yapabileceğiniz gibi şarapların yapım süreci ve kullanılan üzüm türleri hakkında da detaylı bilgi edinebilirsiniz.  Tatmadan dönmeyin.
Kapadokya_sarabi
KAPADOKYA’YA ÖZGÜ TÜRK GECESİNE KATILIN
Kapadokya’da kimi restoranlar bölgeye özgü kültürün yansıtıldığı çeşitli gösteriler ve gece eğlenceleri ile misafirlerini ağırlıyor.  Bölgeye özgü dansların geleneksel kıyafetler ve yöresel ezgiler eşliğinde sergilendiği gecede bu gösterilerin yanı sıra Türk mutfağından birbirinden lezzetli yemekleri tadabilirsiniz. Bölge’de bulunan Uranos Restaurant ve Evranos Restaurant tarafımızca deneyim edilip onaylanmıştır.
Kapadokya_Türk_Gecesi
YER ALTI SERAMİK MÜZESİNİ GEZİN
Dünyanın ilk kayadan oyma yer altı seramik müzesi olma özelliği taşıyan Güray Müze, Kapadokya seyahati boyunca mutlaka görmeniz gereken yerlerden. 500’e yakın eserin sergilendiği müzede MÖ. 5000 yılından günümüze üretilmiş seramikleri görüp inceleme fırsatı bulabilirsiniz. Müzenin yerin 15 metre altında olduğunu unutmayın.
Güray_Müze
KAYSERİ ŞEHİR TURUNA KATILIN
Kapadokya seyahatinizde bir taşla iki kuş vurmak isterseniz, katılabileceğiniz birkaç saatlik Kayseri şehir turu, amacınıza kolayca ulaşmanızı sağlayacaktır. Yüzlerce yıl öncesinde su sesi ile ruhsal bozuklukların tedavi edildiği Gevher Nesibe Tıp Merkezi, Tarihi Kayseri Kalesi, Hunat Hatun Külliyesi ve muhteşem manzarasıyla Erciyes Dağı Kayseri şehir turunda göreceklerinizden sadece birkaçı.
Kayseri




Telefon : 0 224 225 43 43


 Gsm : 0 534 835 86 85                        Faks : 0 224 225 43 53                          e-mail : info@perisos.com.tr

TAYLAND SİZE NELER VAAT EDİYOR?

TAYLAND SİZE NELER VAAT EDİYOR?
Dünyanın en çok ziyaret edilen ülkelerinden biri olan Tayland, hemen her tarzdan gezginin beklentisini karşılayabilecek yüzlerce alternatife sahip. Rengârenk deniz altı yaşamına sahip adaları, bembeyaz kumlu plajları, kalabalığın ve hareketin kol gezdiği hızlı şehir hayatı, yaban hayatına dokunabileceğiniz doğal parkları ve mistisizmi doruklarda hissedeceğiniz görkemli tapınaklarıyla Tayland, bugüne kadar tanık olmadığınız birçok deneyim vaat ediyor. Peki, neler bunlar? Sizler için Tayland’ın öne çıkan noktaları ve aktivitelerini sıraladık;
GRAND PALACE
Bangkok şehir merkezinde bulunan Grand Palace yapıldığı 1782 yılından beri Tayland’ın yönetim merkezi olma özelliği taşıyor. Muhteşem mimarisi ve sıra dışı detaylarıyla tüm ziyaretçilerini kendine hayran bırakan yapı, Thai Krallığı’nın manevi kalbi olduğu için ziyaretçilerin giyim ve kuşamına oldukça dikkat ediliyor. Bangkok şehri için yüzyıllardır mihenk taşı olarak kabul edilen Grand Palace Tayland’da mutlaka görülmesi gerekenler yerlerin başında geliyor.
Tayland (4)
PHUKET
Tayland’a ait 50’den fazla ada içinde en turistik, en büyük ve birçoğuna göre en güzel adası olan Phuket, ziyaretçilerine dünyanın en keyifli deniz-kum-güneş tatilini sunar. Aynı zamanda Doğu’nun renkli yaşamına da tanık olabileceğiniz Phuket sizlere masajdan ayurvedaya, dalıştan renkli gece hayatına kadar aradığınız her şeyi verme zenginliğine sahip. Phuket’te geçireceğiniz zaman boyunca uğrayacağınız birçok plaj ve küçük adacığın bir Hollywood filmine sahne olmuş olma ihtimalini unutmayın.
Tayland (3)
SİMİLAN ADALARI
Phuket’in aksine daha az bilinen Similan Adaları için cennetten bir parça yakıştırmasını kullansak abartmış olmayız. Zira, Burası National Geographic tarafından dünyanın en iyi 10 dalış destinasyonu arasında gösterilmiş. Bembeyaz kumsalı, bir havuzdan daha berrak olan denizi ve 1 metre derinlikte bile rahatlıkla gözlenebilen rengarenk denizaltı türleriyle Similan Adaları, aradığı şey herhangi bir tatilden daha fazlası olanlara hitap ediyor.
Tayland (5)
AYUTTHAYA
Tayland’ın Bangkok’tan önceki başkenti olan Ayutthaya, Bangkok’un 80 kilometre kuzeyinde bulunuyor. İçinde çok sayıda tarihi tapınak, dev Buda heykeli ve sarayların bulunduğu antik kent 1991 yılından beri UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alıyor. Tayland için hala manevi başkent olma özelliğini koruyan Ayutthaya’da yapacağınız gezintiye dilerseniz küçük yaştaki Budist keşişlerin eşlik edebileceğini unutmayın.
Tayland (2)
YÜZEN ÇARŞI
Tayland’a kadar gelip de yüzen çarşıyı görmeden dönerseniz, ülkenin belki de en karakteristik tarafını deneyimlememiş olursunuz. Bangkok’a ortalama 100 km uzaklıkta bulunan 5 ayrı yüzen çarşıdan bir tanesini görmeniz yeterli olacaktır. Sağlı sollu küçük shoplar ve su üzerinde sürekli hareket halinde olan kayıklarda satılan hediyelik eşyalar, yerel lezzetler ve hepsinden önemlisi tropik meyveler, sizi keyiften havaya uçuracaktır. Kraliyet kararıyla kimyasal gübre kullanımının yasaklandığı Tayland’da yerel meyve ve sebzelerin tadına bakmanız özellikle tavsiyemizdir.

Tayland (1)




Telefon : 0 224 225 43 43


 Gsm : 0 534 835 86 85                        Faks : 0 224 225 43 53                          e-mail : info@perisos.com.tr

BİRBİRİNDEN LEZZETLİ SİCİLYA YEMEKLERİYLE TANIŞIN

BİRBİRİNDEN LEZZETLİ SİCİLYA YEMEKLERİYLE TANIŞIN
İtalya’nın en özgün bölgelerinden biri olan Sicilya’nın muhteşem kent ve kasabalarını arşınlamak için yola çıkmışsanız, bu bölgede geçireceğiniz günler boyunca mutlaka tatmanız gereken özel lezzetler bulunuyor. Sicilya’nın Arap, Kuzey Afrika ve Fransız mutfağından etkilenmiş özgün Akdeniz yemeklerini sizler için araştırdık;
ARANCİNİ
Eğer Sicilya bölgesinde gittiğiniz bir restoranın menüsünde risotto bulunmuyorsa, gözleriniz hemen aranciniyi aramalı. Muhtemelen menünün üst sıralarında gözünüze çarpacak olan arancini, afiyetle tüketmeye alıştığımız risottonun Sicilyalı halidir. Görüntü olarak bizdeki içli köftenin biraz küçüğünü andıran arancini, deniz ürünleriyle yapılmış risottonun top şeklinde kızartılmış hali. Arancininin bir çeşit risotto olduğuna ikna olmaya hazırsanız, bu güne kadar yediğiniz en lezzetli risotto ile tanışmaya da hazırsınız demektir.
arancini
PANE CON LA MİLZA
Sicilya, özellikle de Palermo’nun sokak lezzetleri açısında bir vitrin şehir olma özelliğini bilen bilir. Son yıllarda durum pek böyle olmasa da, şehrin hemen her noktasında rahatlıkla bulabileceğiniz “pane con la milza” isimli sandviçler, size ayaküstü bir şölen yaşatabilir. Kırmızı et ve sakatattan oluşan sandviçlerde damak tadınıza ve özel hassasiyetlerinize göre seçim yapmanız önemle tavsiyedir.
Pane_con_la_milza
SFINCIONE
Yerel pizza ya da ev pizzası olarak isimlendirebileceğimiz bu pizza türü, Sicilya bölgesinin en özel atıştırmalıklarından biri. Tipik İtalyan pizzası kadar yaygın olmasa da kimi küçük fırınlarda bulabileceğiniz bu ev pizzası ile karşılaşırsanız denemeden geçmeyin. Zira en yakın benzeri Amerika Kıtası’nda bulunuyor.
Sfincione
PASTA ALLA NORMA
İtalyanların pizzada olduğu kadar makarnada da ne denli iddialı olduğunu duymayan yoktur. İşin biraz daha ayrıntısına girip de Sicilya’nın en ünlü makarnasına ulaşmaya çalışırsak karşımıza ilk olarak “pasta alla norma” çıkacaktır.  Patlıcan ağırlıklı sebzelerden oluşan ve genelde parmesan peyniri ile tüketilen pasta alla norma, bölgedeki hemen her restoranda kolayca bulunabilir.
pasta_alla_norma
CAPONATA
Caponatayı bir çeşit sıcak salata olarak tanımlarsak, Sicilya mutfağına ciddi derecede haksızlık etmiş oluruz. Görünüm ve lezzet açısından salataya benzese de, bir salatanın yapımı için caponata kadar uğraşılmadığını bilmek gerekir. Kıyılmış bolca patlıcan, soğan, kapari ve kereviz gibi çeşitli sebzelerden oluşan caponata, en az Don Corleone kadar Sicilyalıdır.
Caponata



Telefon : 0 224 225 43 43


 Gsm : 0 534 835 86 85                        Faks : 0 224 225 43 53                          e-mail : info@perisos.com.tr

ZARİF VE SOĞUK VİYANA

ZARİF VE SOĞUK VİYANA
Hemen her şehrin insana benzeyen bir özelliği bir karakteri vardır. Ya da biz hemen yapıveririz bu tür yakıştırmaları. Kimi şehirler için romantik deriz, kimi şehirler için gizemli, kimileri içinse çekici.. Uzar gider bu liste.. Kimi şehirlerin karakteri ise nettir. Deyim yerindeyse tüm insanlık ortak bir yakıştırmada ortak bir kanıya varmıştır. Bu şehirlerden biri ise Viyana’dır ve biz bu şehirden bahsederken “zarif” ve “soğuk” deriz. Ayak bastığınız anda karşılaştığınız ayrıntılarda eğer sanat varsa zarafeti, barok yapıların gölgesindeyseniz soğukluğu ikisi ile bir aradaysanız da tarifi zor olan bir Viyana atmosferini yaşarsınız. Peki, bu duyguları daha anlamlı kılmak için görmeniz gereken yerler nerelerdir Viyana’da? Sizler için sıraladık;
İSPANYOL BİNİCİLİK OKULU
Dünyanın en eski kraliyet binicilik okulu Viyana’da bulunuyor. Görkemli bir barok yapının içinde bulunan binicilik okulu, ziyaretçiler tarafından derslerin ve performansların izlenmesi için de kullanılmaktadır. Yaklaşık 1000 kişinin aynı anda performans izleyebildiği okulu yılda ortalama 250 bin kişi tarafından ziyaret ediliyor.
İspanyol_binicilik_okulu
GRABEN
Viyana’nın en ünlü ve en gösterişli caddelerinden biri olan Graben, şık ve ihtişamlı oluşunun yanı sıra tarihsel açıdan da hayli köklüdür. Onlarca outlet, kafe, restoran ve pupların bulunduğu cadde, görkemli birçok yapıyla çevrelenir ve çoğu turistik nokta için de mihenk noktası olma özelliği taşır. Tam orta noktada bulunan Veba heykeli ise oldukça ilgi çekicidir. Hatta hikayeye göre geçmiş zamanda veba nedeniyle hayatını kaybeden Viyanalılar, bu heykelin bulunduğu noktanın altına defnedilmiş. Bu özelliğiyle heykelin Viyana sakinleri tarafında da hayli ilgi gördüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz.
Graben
AZİZ STEPHAN KATEDRALİ
Viyana denilince akla ilk gelen görkemli yapıların başında hiç şüphe yok ki, Aziz Stephan Katedral’i gelir.  Viyana’ya kuş bakışı baktığınızda ilk göreceğiniz yapı olma özelliği de taşıyan Aziz Stephan Katedrali, şehrin en merkez noktasına bulunur ve roma gotik mimarinin yeryüzündeki en güzel örneklerinden biridir. Avusturya Dükü Rudolf tarafından yaptırılan katedrali herhangi bir ücret ödemeden gezebilir, 21 ton ağırlığındaki dev çanını görmek için en üst noktasına çıkabilirsiniz.
HORFBURG SARAYI
Viyana’nın en turistik noktaların biri olan Horfburg Sarayı’nı gezebilmek için belirli bir miktar ödeyerek bilet almanız gerekiyor. Oldukça görkemli bir yapı olan bu kışlık sarayı ziyaret ettiğinizde aynı zamanda İmparatorluk Sarayı ve Sisi Müzesini de görme şansı yakalamış olacaksınız.
hofburg_Sarayi
BELVEDERE SARAYI
Horfburg Sarayı gibi Belvedere Sarayı da turistler tarafından oldukça ilgi gören bir yapıdır. Sarayın anlam ve önemi Türk turistler için hayli manidardır. En güçlü Osmanlı kuşatmasından kurtulan Viyana’nın bu savaşın komutanı Savoy’a armağan ettiği yapı, aynı zamanda Savoy’un savaş sonrası elde ettiği kişisel ganimetleri sakladığı yer olarak da bilinir.  Bu ganimetlerin çoğu günümüzde hala bu sarayda sergilenmektedir.
Belvedere_Sarayi
OPERA BİNASI
Viyana’ya gidip de görmeden dönmek olmaz diyeceğiniz ve gönül rahatlığıyla zaman ayıracağınız yapılan başında Opera Binası gelir. Uzmanları tarafından dünyada operanın merkezi olarak kabul edilen bu yapıda Viyana Devlet Operası’nın performansını izlemek isterseniz aylar öncesinden bilet almanız gerekir. Sadece bu yapıyı gezip, havayı teneffüs etmek yeterlidir derseniz de rehber eşliğinde düzenlenen turlara katılabilirsiniz. Opera Binası’nı gezerken Viyana’ya neden sanatın başkenti denildiğini de net bir şekilde görme şansı yakalayacağınızdan hiç şüpheniz olmasın.
Opera_Binasi
BİZDEN ÖNERMESİ; HUNDERTWASSER EVLERİ
Dünya’ya örnek olacak bir kentsel dönüşüm projesini kendi gözlerinizle görmek isterseniz Hundertwasser Evleri’ni mutlaka görmelisiniz. Şehir merkezine çok da uzak sayılmayan ve alt gelir grubunun yaşadığı Hetzgasse bölgesinde bulunan eski evler ünlü mimar Hundertwasser öyle eğlenceli bir şekle büründürülmüş ki, evleri yıkıp yeniden yapmaya hiç gerek kalmamış. Hatta ortaya çıkan tablo güzelliğiyle çok sayıda turist dahi çekmeye başlamış. Eğer zaman bulursanız Hundertwasser evlerini mutlaka görün.
Hundertwasser_evleri






Telefon : 0 224 225 43 43



 Gsm : 0 534 835 86 85                        Faks : 0 224 225 43 53                          e-mail : info@perisos.com.tr

ARAP YARIMADASININ PARLAYAN YILDIZI MUSCAT

ARAP YARIMADASININ PARLAYAN YILDIZI MUSCAT
Nedendir bilinmez ama Arap Yarımadası denildiğinde akla ilk gelenler Dubai ya da Abu Dabi’dir. Söz konusu bu gizemli coğrafyanın bir de parlayan yıldızı Muscat var. Her ne kadar kulağımıza az çalınsa da hiç öyle küçümsenecek bir taraf yok Muscat’ın. Nasıl bir Dubai seyahati şaşırtabiliyorsa insanı, Muskat da en az o kadar keşfedenini heyecanlandırabilme özelliğine sahip. Gelin sizi bu mistik şehrin mutlaka görülmesi gereken noktalarıyla tanıştıralım;
SULTAN KABUS CAMİİ
Yer Arap Yarımadası olunca bu kez görkemi ve ihtişamıyla barok katedraller değil, her ayrıntısında ayrı bir işçiliğin, ayrı bir hikayenin olduğu gösterişli camiiler karşılar sizi. Ortadoğu’nun en büyük camilerinden biri olduğu söylenen Sultan Kabus Camii, görkemi, ihtişamı, muhteşem görselliği ve keşfetmeye doyamayacağınız yüzlerce ayrıntıyı bünyesinde barındırıyor. Camii inşa edilirken en çok dikkat edilen şeyin 7 ayrı medeniyetten izler taşıyor olmasına ayrıca özen gösterilmiş.
Gemi_ile_Arap_yarim_adasi (5)
ULUSAL MÜZE
1978 yılından beri ziyaretçilerini kabul eden Ulusal Müze, Muskat tarihine dair hemen her şeyin bulunabildiği nadide bir eser deposu. Müzede savaşlarda kullanılan eski usul gemilerden tutunda altın, gümüş ve çeşitli savaş ganimetlerinden oluşan binlerce mücevher sergileniyor. Hz. Muhammed’in Umman halkını İslam’a davet ettiği mektup ise müzenin özellikle İslam alemi tarafından en çok ilgisini çeken eseri.
Gemi_ile_Arap_yarim_adasi (7)
GHALYA MODERN SANAT MÜZESİ
3 ayrı bölümden oluşan Ghalya Modern Sanat Müzesi, Muskat’ı kültürel anlamda tanımanın en iyi yolu. Müzenin bir bölümünde geçmişten bugüne Muskat halkının ev yaşamını yansıtan eski eserler ve yansıtma minyatürler bulunuyor. Bir diğer bölümde ise Muskat halkının geçmişten günümüze giyim tarzını yansıtan eserleri görmeniz mümkün. Müzenin üçüncü yani son bölümünde ise Muskat’lı sanatçıların modern sanat eserleri bulunuyor.
Ghalya
KRALİYET OPERASI
Her ne kadar dev katedralleri görmek zor olsa da, Muskat’da görkemli mi görkemli bir opera binası ile karşılaşmanız mümkün. Öyle ucuz ve göstermelik bir şey de değil. Milyonlarca dolar harcanarak yapılmış opera binası 1.500 kişilik kapasiteye sahip ve hemen her programda tam kapasite doluyor. Modern mimari ile geleneksel Arap tarzının kusursuzca birleştiği bu yapı sizi oldukça şaşırtacak.
Gemi_ile_Arap_yarim_adasi (2)
MATRAH ÇARŞISI
Muskat’ın en büyük ve en eski çarşısı olan Matrah’a girdikten sonra sadece çıkmaya çalışırken alacağınız şeyler ellerinizin dolmasına yetecektir. Arap kültürüne dair hemen her şeyi bulabileceğiniz bu çarşı bir labirent gibidir ve içinde kaybolmak içten bile değildir.
Gemi_ile_Arap_yarim_adasi (4)
AL JALALİ VE AL MİRANİ KALELERİ
Şehrin denizden girişine hâkim noktada bulunan iki kale heybeti ve tarihi ile Muskat’ın en çok turist çeken noktalarından biridir. 16. Yüzyılda topraklar Portekiz hâkimiyetindeyken yapılmış olan kaleler gündüz vakitlerinde gezilebilirken gece saatlerinde ışıklandırması sayesinde uzaktan muhteşem bir görüntü sağlar.
Gemi_ile_Arap_yarim_adasi (3)




Telefon : 0 224 225 43 43



 Gsm : 0 534 835 86 85                        Faks : 0 224 225 43 53                          e-mail : info@perisos.com.tr

MALTA’NIN AKIL ÇELİCİ TOP 10 LİSTESİ

MALTA’NIN AKIL ÇELİCİ TOP 10 LİSTESİ
SESSİZ ŞEHİR MDİNA
Malta’nın lisan okulları namına inat, dilini yutmuş bir şehridir Mdina… Nüfusunun azlığından kaynaklanan sakinliği, taş evlerinin serinliği ve Ortaçağ’ı andıran mimarisiyle burası turistlerin göz bebeği. Sadece 294 kişinin yaşadığı ve dingin sokaklarına motorlu araçların girmesinin yasaklandığı Mdina ‘’Sessiz Şehir’’ olarak adının hakkını veriyor.
CUMBALI EVLER
Mimarinin estetikle ruh kattığı, insan gibi şahsiyeti olan yapılar.. Betonarme, göğe yükselen binalar ne kadar soğuk ve duygusuzsa, cumbalı evler bir o kadar huzuru barındırır, aileyi anımsatır..
shutterstock_256853281
Malta’nın sokaklarında gezerken de cumbalı evde hiç oturmamış olsanız bile evinizde hissedersiniz kendinizi, öylesine sarıp sarmalar sarı, yeşil, kırmızı cumbalı evlerle dolu sokakları sizi.
shutterstock_325180790
GAME OF THRONES 
Evet bir çok ülke, ünlü dizi Game Of Thrones’in fanatik seyirci akını sayesinde ekmek yedi ama Malta’yı diğerlerinden ayıran kısmı, burada dizinin iki ayrı setinin olması. La Valetta, Kral’ın Şehri’nin; Gozo Adası ve buradaki Azur Penceresi’yse Daenerys Targarian ve Khal Drogo’nun düğünlerinin gerçekleştiği yer. Siz de bu dizinin müptelasıysanız çekimlerin yapıldığı yerleri görebilir ve burada fotoğraf çektirebilirsiniz. Bunu da sosyal medya hesabınızda, dizideki aynı mekanda çekilen sahnenin ekran görüntüsüyle yan yana  yayınlamanız, arkadaş listenizde bulunan dizinin diğer hayranları için pek fiyakalı olacaktır 
FOSFORA DOYACAKSINIZ
Etrafı denizlerle çevrili olan Malta’dan, hele de şirin balıkçı köyü olan Marsaxlokk’tan balık yemeden dönmeyin. Her yerden mis gibi gelen kokuları takip edip, balık pazarının karşısındaki restoranlardan birine girin ve denizden babam çıksa yerim demeyin, seçici olun  Bu balıkçı köyünde önünüzde o kadar çok seçenek var ki bırakın paşa keyfinizin ve guruldayan midenizin dediği olsun 
shutterstock_217791619

İNSANLARI DA, İKLİMİ DE MİSAFİRPERVER
Malta güleryüzlü halkı kadar havası da misafirperver. Öyle ki yılın büyün aylarında, kendisini ziyaret etmeniz için uygun iklim koşullarını sunuyor size. Özellikle Aralık, Ocak, Şubat gibi soğuğu iliklerimize kadar hissettiğimiz ülkemizde ısınmak için ideal bir tatil rotası Malta.
BELKİ DE SON GÖREN SİZ OLACAKSINIZ: AZUR PENCERESİ 
Teknoloji her zaman galip gelmez. İstediğiniz üstün görüntü kalitesine sahip makineyle çekin, her fotoğrafından daha güzeldir, ilk görüşte hayran bırakır kendine Malta’daki Azur Pencere’si. Üzerinde insanların karınca gibi göründüğü, jeologlara göre birkaç yıllık ömrü kalan bu doğal kireçtaşı oluşumunu, dünya üzerinden silinmeden önce mutlaka görmelisiniz.
shutterstock_224508232
EZBER BOZAN GECE HAYATI
Ezber bozan diyoruz çünkü burada insanlar eğlenmek için gecenin ilerleyen saatlerini beklemeyip, havanın kararmasıyla birlikte kendilerini dışarı atıyorlar. Böylesine sabırsız yapıyor insanları, capcanlı ve doludizgin eğlencesiyle Malta.
AKDENİZ’İN EN TEMİZ PLAJLARI
Malta’ya deniz-kum-güneş için geldiyseniz ve merkezde kalıyorsanız kayalıkların süslediği denizi yanıltmasın sizi. Çünkü buraya yaklaşık yarım saat uzaklıkta, kristal berraklığı ve tarif edilemez güzellikteki maviliğiyle adanın en meşhur plajları olan Mellieha Körfezi, Golden Bay ve Ghajn Tuffieha sizleri bekliyor. Hatırı sayılır ziyaretçisi olan bu plajlar yerine kalabalıktan uzak bir yer isterseniz keyifli bir feribot gezisi sonunda ulaşılan kardeş ada Gozo sakinliğiyle, kendini sadece size ait hissetirip şımartacaktır ruhunuzu.
shutterstock_238568047
shutterstock_308423939
BATIL İNANÇ BENZERLİĞİ
Malta’nın sıcakkanlı insanlarından sonra bir diğer benzerlik olan, rengarenk kayıklara çizmiş oldukları ‘’Göz’’leri  gördüğümüzde de tebessüm ediyoruz. Bizdeki nazar boncuğunun bir benzeri bunlar. Maltalılar sarı, kırmızı, mavi, yeşil renge boyadıkları ‘’Luzzu’’ adını verdikleri kayıklarının burun kısmına bir çift göz işliyorlar. ‘’Horus’un Gözü’’ olduğu söylenen bu sembolün, balıkçıları denizden gelen kötülüklere karşı koruyacağına inanılıyor.
shutterstock_126499973
DİL OKULLARI
Dünya’daki bütün eğitim yuvaları bir yana, turistik etüt merkezi Malta diğer yana. Turistik etüt merkezi diyoruz çünkü sayıları 50’yi aşan dil okulu var burada. 
shutterstock_294544565





Telefon : 0 224 225 43 43



 Gsm : 0 534 835 86 85                        Faks : 0 224 225 43 53                          e-mail : info@perisos.com.tr