2017 ERKEN REZERVASYON FIRSATLARINI YAKALAYIN.... AYRICALIKLI OLMANIN TADINI ÇIKARTIN... DETAYLI BİLGİ VE REZERVASYON : 0224 225 4343

Online Otel / Tatil Rezervasyonu


Booking.com

BU TUR SADECE KADIN MİSAFİRLERE ÖZEL: HİNDİSTAN VE NEPAL…





Sadece kadın misafirlerine özel, unutulmaz bir Hindistan ve Nepal yolculuğuna çıkmaya var mısınız? Bu turda sadece Hindistan ve Nepal’i gezmekle kalmayacaksınız, aynı zamanda Hint kültürünü yakından tanıma ve deneyimleme şansına sahip olacaksınız. Mesela, Yoga birçok kadının yakından ilgilendiği bir meditasyon yöntemidir. İşte bu turda Hint Kültüründen çıkıp tüm dünyada fenomen olan Yoga’nın inceliklerini bir Hint Guru’sundan öğreneceksiniz. Ayrıca, bulunmaz Hint Kumaşı‘nın nasıl boyandığını ve işlendiğini bizzat yerinde deneyimleyeceksiniz. Aynı zamanda Hintli bir ev hanımıyla mutfağa girip birbirinden lezzetli Hint yemeklerinin nasıl yapıldığını uygulayarak öğreneceksiniz. Şimdi bu turda neler yapılıyor? Gelin birlikte bakalım…

HİNDİSTAN’IN İLK PLANLI ŞEHRİ JAIPUR

Kız Kıza Hindistan ve Nepal turumuzda gezmeye başlayacağımız ilk durak Jaipur… “Pembe Şehir” olarak da bilinen Jaipur, Hindistan’ın Racasthan eyaletinin başkenti ve bölgenin en fazla turist çeken şehridir. 18. yüzyılda Hindistan’ın ilk planlı şehri olarak kurulan Jaipur, seyahat severlerin de listesinde olan bir yerdir. Jaipur gezilecek yerler arasında Amber Kalesi, Hawa Mahal, City Palace, Jaigarh Fort gibi noktalar bulunmaktadır.

JAIPUR’DA CENGAVERLERİN SARAYI: AMBER KALESİ

Jaipur’da ziyaret edeceğiniz ilk yer ise şehre 11 km uzaklıkta bulunan ve yüksek bir tepenin yamaçlarına kondurulan Amber Kalesi… Burası Jaipur’un en çok ziyaretçi alan yerlerin başında geliyor. Cengaverlerin sarayı olan Amber Kalesi’ne bambaşka bir deneyim yaşayarak filler ile çıkacaksınız. 16. yüzyıl yapılarından biri olan bu kalenin iç kısmı kraliyet salonları, fildişi aynalar, zarif duvar resimleri ve cam işçilikleri ile donatılmıştır. Moğol ve Rajasthan mimarisi karışımı fillerle süslü sütunlardan, etkileyici motiflere kadar birçok güzellik sizi bekliyor. Bu arada Kraliyet ailesi günümüzde kalenin içinde bulunan sarayda yaşamaktadır.



Kalenin içinde Şehir Sarayı Müzesi’ni de ziyaret edeceksiniz. Rajasthan ve Moğol sanatından örneklerin bulunduğu müzede kraliyet yaşantısının izlerini sürebilirsiniz. Müzede kraliyet dönemine ait kıyafetler, halılar, silahlar, mahkeme ve savaş sahnelerinin tasvir edildiği resimleri görebilirsiniz. Kalenin içinde ayrıca kralın ailesindeki kadınların ve haremdekilerin şehrin ana caddesini gözlemleyebilmeleri için yapılmış olan pembe renkteki Hawa Mahal (Rüzgar Sarayı) burada ziyaret edeceğiniz yerler arasında.

ATÖLYEDE HİNT KUMAŞI BOYAYIP SONRASINDA YOGA YAPACAKSINIZ

Amber Kalesini gezdikten sonra unutamayacağınız bir deneyim de yaşayacaksınız. Bulunmaz Hint Kumaşı ifadesini bilmeyenimiz yoktur. İşte burada bu kumaşın nasıl yapıldığını görmek için bir tekstil atölyesini ziyaret edeceksiniz. Buradaki ustalardan kumaşın nasıl boyandığına tanık olacaksınız.



Jaipur’da Hint kumaşı deneyiminden sonra Yoga çalışmasına da katılacaksınız. Günümüzde kadınların çok ilgi gösterdiği ve bir meditasyon yöntemi olan Yoga çalışmasını Hint Tapınağı’ndan gelen Yogi eşliğinde yapma şansını bulacaksınız. Bu çalışmada doğru nefes alma ve kahkaha terapisi gibi Yoga’nın inceliklerini öğrenirken, ruhunuzun dinlenmesini sağlayacaksınız.
İLGİNÇ BİR HİKAYESİ OLAN KIRMIZI ŞEHİR FATEHPUR SIKRI

Jaipur’daki gezinizin ardından bir sonraki durak Yamuna Nehri kıyılarında yer alan ve eski bir şehir olan Agra. Ancak Agra’ya varmadan önce yol üzerinde Moğol İmparatorluğu hükümdarlarından Akbar Şah tarafından 1569’da inşa edilmiş, susuzluk nedeni ile tamamlanması 12 yıl sürmüş olan kırmızı şehir olarak da bilinen Fatehpur Sikri’yi ziyaret edeceksiniz. Kırmızı şehir olarak anılmasında yapılarında kullanılan kırmızı taşların etkili olduğunu söyleyebiliriz. Bazı gezginler de burayı hayalet şehir olarak adlandırıyor. Nedeni ise şehrin terk edilmesi olarak gösteriliyor. Şehrin bir de ilginç bir hikayesi var: İmparator Ekber, erkek çocuğu olmadığı için bir hayli üzülürmüş. Sonrasında Fatehpur Sikri’de bir alimin bulunduğunu duymuş ve Ekber Selim adlı alimi ziyaret etmiş. Alim de imparatora yakın bir zamanda erkek çocuğunun olacağının müjdesini vermiş. Bu nedenle imparator Agra’ya taşımayı düşündüğü başkenti bu bölgeye taşımış. Daha sonra bölgede su sorunu olmasından dolayı başkent Agra’ya taşınmış.

AGRA’DA 2 ÖNEMLİ TARİHİ YER: TAC MAHAL VE AGRA KALESİ

Hindistan’da bankaların şehri olarak adlandırılan Agra, günümüzde turistlerin yakın ilgi gösterdiği yerler arasında bulunuyor. Dünyaca ünlü Tac Mahal’e ev sahipliği yapan şehirde ayrıca Agra Kalesi, Ekber Şah Türbesi ve Jama Camii gibi önemli yerleri ziyaret edebilirsiniz. Tabii ki Agra denildiğinde akıllara ilk olarak Tac Mahal (Taj Mahal) geliyor. 1631 yılında yapılmaya başlanan ve 20 bin kişinin görev aldığı Tac Mahal İslam türbe mimarisinin en önemli eserlerinden birisi olarak kabul edilir. Dünyanın 7 harikasından biri olarak gösterilen Tac Mahal, Babür İmparatorluğu 5. hükümdarı Şah Cihan tarafından imparatorluğun başkenti olan Agra şehrinde yaptırılmıştır. Bu şaheserin mimarının Ahamed Lahori olduğu söylenir. Aynı eserden bir daha yapılmaması için mimarın ellerinin kesildiği ve gözlerinin kör edildiği belirtilir. Burası sadece Agra’nın değil Hindistan’ın da en çok turist çeken noktası durumunda.



Agra’da Tac Mahal’den sonra görülmesi gereken en önemli yer Agra Kalesi‘dir. Tarihi bir kale olan Agra Kalesi Mughal başkentinin 1638 yılında Kızıl Kale’den Delhi’ye taşındığı yıl olan 1638 yılına kadar Babür imparatorlarının ana yerleşim yeriydi. UNESCO tarafından 1983 yılında ise bir Dünya Mirası olarak ilan edildi. 11.yy’dan beri ayakta kalan bu muhteşem yapı önceleri askeri amaçlı kullanılmış sonrasında ise dönemin hükümdarı Şah Cihan tarafından saray haline getirilmiştir.
DELHİ’DE RENKLİ BİR GÜN

Kız kıza Hindistan ve Nepal turunda göreceğiniz bir diğer şehir de Delhi. 17 milyon nüfus sayısı ile Hindistan’ın en büyük ikinci metropolü olan Delhi Orta Çağ’da Delhi birçok Hint imparatorluğunun başkentiydi. Birçok antik ve Orta Çağ abide, arkeolojik alanı ve kalıntının bulunduğu yer olan Delhi’de gezilecek yerleri Kızıl Kale, Kutub Minar, Hint Kapısı, Jama Camii (Java Masjid), Lotus Tapınağı olarak sıralayabiliriz. Delhi’de görülecek yerler arasında ilk sırada Kızıl Kale bulunuyor. Hint dilinde Lal Qila olarak bilinen bu kale ismini inşa edilen kırmızı kum taşından almıştır. Kale, 1857’ye kadar, 200 yıllık bir süre boyunca, Babür hanedanının imparatorlarının ana ikametgahıydı. 1648 yılında Moğol İmparatoru Şah Cihan tarafından yaptırılan Kızıl Kale, Şah Cihan’ın gücünü ve zerafetini sembolize eder. Delhi’nin merkezinde yer alan kale aynı zamanda birçok müzeye de ev sahipliği yapar.



Delhi’de göreceğiniz bir diğer yer de Jama Camii‘dir. Burası Cuma günleri cemaatin kalabalık olması sebebiyle “Cemaat Camii” ve “Jama Camii” adıyla anılmaya başlamıştır. Eski Delhi’nin en büyük camisi olan Jama Camii, Hindistan’ın Beşinci Babür İmparatoru Şah Cihan tarafından yaptırılmıştır.

Delhi şehir turunuzda Hindistan’ın ulusal babası olan , 1948’de Nathuram Gorse tarafından öldürülen Mahatma Gandhi’nin anıtsal mezarının bulunduğu Raj Ghat Parkı’nı da ziyaret edeceksiniz.

Eski Delhi’nin ardından Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi‘yi gezeceksiniz. Yeni Delhi’deki şehir turunuzda yüksekliği 72.5 metre olan ve İmparator Humayun’un eşi tarafından yaptırılmış ve tamamlanması 8 yılı bulmuş olan Humayun Türbesi, Altın Kubbesi ve içindeki havuzu ile dingin ve huzurlu bir atmosfere sahip olan Sih tapınağı Bangla Sahip, heybetli Hindistan kapısı India Gate ve Parlamento Binası göreceğiniz diğer önemli noktalar olacak.



Turumuz sonrası ise sizi müthiş bir deneyim bekliyor. Hintli bir ailenin evine konuk olacaksınız ve burada Hint yemeklerinin nasıl yapıldığını göreceksiniz. Ayrıca öğrendiklerinizi uygulama şansına da sahip olacaksınız. Bu sefer mutfağa siz geçip, kendinize bir Hint yemeği yapacaksınız.
NEPAL’İN MİSTİK BAŞKENTİ KATMANDU

Turunuzun son durağı ise Nepal‘in mistik başkenti Katmandu… Kaf Dağı’nın ardındaki şehir şeklinde anılan ve adına dünyaca ünlü şarkılar yazılan bu yer görkemli tapınakları, tütsü kokan sokakları, dini ritüelleriyle dünyanın özel şehirleri arasında yer alıyor. Bir milyondan fazla bir nüfusu bulunan Katmandı, hediyelik eşya dükkanları, trekking ajansları, restoranları, dini inanışları ve sanatçı workshoplarıyla tam bir kaotik bir şehir haline gelmiştir.



Katmandu tam bir tapınaklar kenti. Burada çok sayıda tapınağa şahit olacaksınız. Hippi tapınağı olarak bilinen Maju Dega ve Maymunlar Tapınağı olarak da bilinen Swayambhunath Tapınağı göreceğiniz yerlerden bazıları… Ayrıca 19. yüzyıl Neoklasik mimarisi ile dikkat çeken Kraliyet Sarayı Gaddi Baithak, Maymun Kral Kapısı Hanuman Dhoka ve Shiva Parvati tapınakları ile yaşayan tanrıça Kumari’nin evi Kumari Ghar’ı ziyaret edebilirsiniz.

Katmandu’daki bir diğer gününüzde Bagmati Nehri kenarında bulunan Pashupatinath Tapınağı‘nı da gezeceksiniz. 1600 yıl önce yapılan bu tapınakta ölü yakma törenleri düzenleniyor. Hatta aynı anda 4-5 ölünün bir arada yakılmasından dolayı da bir görsel şölen gerçekleşiyor. Kral Yaksha Malla tarafından yaptırılan bu tapınağın iki önemli özelliği bulunuyor. Biri bu meydandaki en eski tapınak olması, diğeri ise tapınağın üzerindeki birbirinden ilginç erotik oymalar…



Pashupatinath Tapınağı’nın ardından UNESCO Dünya Mirasları Listesinde yer alan Boudhanath Stupa’sını göreceksiniz. Mana Deva tarafından 5. yüzyılda günahlarının kefareti olarak yaptırdığı stupa sekizgen bir taban üzerine oturtulmuş ve etrafı dua çemberleri ile donatılmıştır. Burası aynı zamanda Asya Pasifiğin en büyük Budist tapınağıdır.
KATMANDU’NUN KARDEŞ ŞEHRİ BHADGAON

Bu gezinin ardından Bhaktapur olarak da bilinen Katmandu’nun kardeş şehri olarak görülen ve “Dindarlar Şehri” anlamına gelen Bhadgaon’a hareket edeceksiniz. Katmandu Vadisindeki en büyük üçüncü şehir olan Bhadgaon’un 9. yüzyılda Kral Anda Deva tarafından kurulduğu belirtilmektedir. Bhaktapur’da bulunan Durbar Meydanında 55 Pencereli Sarayı’nı da görebilirsiniz. UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan bu saray da şehrin önemli yapıları arasında gösterilmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder