2017 ERKEN REZERVASYON FIRSATLARINI YAKALAYIN.... AYRICALIKLI OLMANIN TADINI ÇIKARTIN... DETAYLI BİLGİ VE REZERVASYON : 0224 225 4343

Online Otel / Tatil Rezervasyonu


Booking.com

DOĞU’NUN KÜÇÜK PARİS’İ: BÜKREŞ




DOĞU’NUN KÜÇÜK PARİS’İ: BÜKREŞ

Romanya’nın başkenti Bükreş’e “Doğu’nun Küçük Paris’i” yakıştırması yapılıyor. Buna neden olarak sahip olduğu Fransız mimarisi etkisindeki yapıları gösterebiliriz. Ancak Bükreş’i sadece Paris’e benzerliği yönünden değerlendirirsek, bu güzel şehre biraz da haksızlık yapmış oluruz. Bükreş görkemli yapıların yanı sıra müzeleri, parkları, eğlence hayatı ve yeme içme özellikleri ile çok özel bir şehir…
Bükreş küçük bir şehir olmasına rağmen görülmesi gereken yerler açısından çok zengin bir yer. Bükreş gezilecek yerleri genel olarak Parlamento Binası, Old Town (Eski Şehir), Dimirtie Gusti Ulusal Köy Müzesi, Romanya Ulusal Sanat Galerisi, Stavropoles Kilisesi, Herastrau Parkı, Devrim Meydanı, Zafer Takı, Victoriei Caddesi, Cismigiu Parkı, Cantacuzino Sarayı ile sıralayabiliriz.
Bükreş’in geçmişine hızlı bir göz atacak olursak, Osmanlı etkisini fazlasıyla hissedeceğimiz bir yer olarak karşımıza çıkıyor. 300 yıldan fazla Osmanlı idaresi altında kalan şehirdeki yapıların çoğu Osmanlı sonrası Bizans dönemine ait. Şehirdeki yapıların çoğunda Fransız mimarisinin etkisini görebilirsiniz. Bunun nedeni ise Kral 1.Carol… 1914 yılına kadar Romanya’ya hükmetmiş olan 1. Carol, Fransız mimarisini ülkeye uygulamış. Bükreş’in gezilecek yerlerine bakalım:

PARLAMENTO SARAYI

Romanya’da tabii ki Nikolay Çavuşesku dönemine de ayrı bir parantez açmak gerek. 1974-1989 yılları arasında Romanya Cumhurbaşkanı olarak görev yapan Çavuşesku diktatör yönüyle dünyaya adını duyurmuş. Sonrasında helikopterle ülkeden kaçmaya çalışırken yakalanır ve idam edilir. Çavuşesku, Romanya tarihinde önemli bir yere sahiptir. İşte Rumen politikacının yaptırdığı Parlamento Sarayı Bükreş’te görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Yapımı 6 yıl süren bu devasa yapı için toplamda 700’den fazla mimarın katkısı var. Dünya Guinness Rekorlar Kitabı‘na giren bu yapı, dünyanın en büyük sivil yönetim, en pahalı yönetim ve en ağır binasıdır. Ziyarete açık olan parlamento binasının içinde Rumen mimarisini daha yakından görebilirsiniz.

OLD TOWN (ESKİ ŞEHİR)

Burası Bükreş’in kalbinin attığı yer. Şehrin adeta çekim noktası. Özellikle akşam saatlerinde kalabalıklığın giderek arttığı bölge cafe, restoran ve gece kulüpleriyle dolu. Dünya mutfaklarının bulunduğu restoranlardan hediyelik eşya dükkanlarına kadar küçük bir dünya kurulmuş sanki. Old Town‘daki mağazalara bakarak yürüyebilir, kafelerde çay kahve keyfi yapabilirsiniz. Eğlence mekanları da akşam saat 11’den sonra neredeyse hınca hınç dolu oluyor. Eğlence düşkünüyseniz mutlaka bu mekanları ziyaret etmelisiniz.

ZAFER TAKI

Bükreş’te bulunan Zafer Takı, Paris’in Şanzelize Caddesi‘ndekiyle neredeyse aynı. Zaten oradan ilham alınarak yapılmış. Bu yapıyı gören Fransızlar kendilerini adeta evlerinde gibi hissederlermiş. Zafer Meydanı‘nda bulunan bu eser Kiseleff Caddesi üzerinde yer alıyor. Zafer Takı Romanya’nın bağımsızlığını kazanmasıyla yapılan törende askerler altından geçerek gösteriş yapmışlardı.

DİMİRTİE GUSTİ ULUSAL KÖY MÜZESİ

Romanya’nın kırsal yaşantısına tanık olabileceğiniz Dimirtie Gusti Ulusal Köy Müzesi, seyahatseverlerin çok ilgi gösterdiği yerlerden biri. Şehrin kuzeyinde Herastrau Parkı‘nın yanında kurulan müze, eski dönemlerdeki Rumen köy evlerinin örneklerine sahip. Farklı yapıdaki evlerin arasında kendinizi bambaşka bir dünyada bulabilirsiniz.

HERASTRAU PARKI

Bükreş parklarıyla ünlü bir şehir. Nereye giderseniz gidin, karşınıza sürekli yeşil alanlar çıkıyor. Bu yerlerden biri de Herastrau Parkı. Burası şehrin kuzeyinde yer alıyor. Rumen halkının çoğunluğu özellikle haftasonları parklara akın ediyor. Bisiklete binenler, yürüyüş ya da koşu yapanlar gibi çok sayıda kişi göreceksiniz. Uzunca çok geniş bir park olan Herastrau’nun girişinde kurulan pazar da ilginizi çok çekecek. Kurulan standlarda karnınızı doyurabilir, yöresel hediyelik eşyalardan satın alabilirsiniz.

STAVROPOLES KİLİSESİ

Bükreş’in en çok ziyaret edilen kiliselerin başında Stavropoles Kilisesi geliyor. Old Town’da yer alan kilise adını Yunanca hacın kenti anlamına gelen Stavropoles’ten almış. Büyük bir kütüphaneye sahip olan bu manastır 20. yüzyıldaki depremin ardından yıkılmış ve geriye sadece bu kilise kalmış. Kilisenin üzerinde bulunan dini motifler de görülmeye değerdir.

 VICTORIEI CADDESİ

Şehrin ana caddesi olan Victoriei Street, özellikle Türk misafirleri tarafından İstanbul’daki Bağdat Caddesi’ne benzetiliyor. Cadde üzerinde yer alan restoran, kafe ve dünyaca ünlü markaların bulunduğu mağazalar bir hayli ilgi görüyor. Şehrin kuzeyinden güneyine doğru uzanan caddede etraftaki mağazaları seyrederek yürümenizi öneririz.

ATATÜRK BÜSTÜ

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk‘ün büstü dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Bükreş’te de bulunuyor. Şehrin en işlek caddesi olan Victoriei’de bulunan Atatürk’ün büstü ünlü Odeon Tiyatrosu‘nun önünde yer alıyor. Türk bir işadamının yaptırdığı Atatürk’ün büstünün önünde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ifadesi hem Türkçe hem de Rumence olarak yazılmış.

ULUSAL SANAT MÜZESİ (KRALİYET SARAYI)

Günümüzde Ulusal Sanat Müzesi olarak hizmet veren yer, 2.Dünya Savaşı öncesi Kraliyet Sarayı olarak kullanılmış. Romanya ve Avrupa kültürüne ait sanat eserlerini göreceğiniz bu müze oldukça zengin. Dış görünümü kadar iç görünümüyle de etki altına alan müzede 100 binden fazla eser sergilenmektedir.

DEVRİM MEYDANI

Ulusal Sanat Galerisi’nin karşısında bulunan Devrim Meydanı, özellikle Romanya’nın bağımsızlığını kazandıktan sonra sembol haline geldi. Rejim değişikliğine neden olan olaylara ev sahipliği yapan yerin ortasında bir özgürlük anıtı da bulunuyor. Meydanın hemen yanındaki alanda Merkez Kütüphane ve kral 1. Carol’un at üzerindeki heykeli yer alıyor.

HANU’ LUI MANUC RESTORANI

Bükreş yeme içme açısından da çok ideal bir şehir. Rumen yemekleri lezzetli olmasının yanı sıra görsel anlamda da beğeni kazanıyor. Old Town Bölgesi’nde yer alan Hanu’ Lui Manuc restoranı özellikle turistlerin uğramadan ayrılmadığı bir yer. Restoranın Türk misafirleri için de ayrı bir önemi bulunuyor. Nedeni ise Osmanlı-Rusya arasındaki Bükreş Anlaşması bu binada imzalanmış. Bir kervansaray şeklinde olan restoranda menülerde Osmanlı padişahlarının figürleri kullanılmış. Ayrıca akşam saatlerinde canlı müzik eşliğinde yemeğinizi yiyebilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder