2017 ERKEN REZERVASYON FIRSATLARINI YAKALAYIN.... AYRICALIKLI OLMANIN TADINI ÇIKARTIN... DETAYLI BİLGİ VE REZERVASYON : 0224 225 4343

Online Otel / Tatil Rezervasyonu


Booking.com

UNUTULMAZ BİR ÇÖL DENEYİMİ FAS



Akdeniz ile Atlas Okyanusu arasında egzotik bir ülke var karşınızda... Egzotik şehirleri Marakeş, Fez ve Casablanca; Atlas Dağları’nın görkemi ve Atlantik kıyılarının neşesiyle buluşur bu coğrafyada. Bir dönem Fransız sömürgesi olması ve Endülüs’e yakın konumu nedeniyle büyük şehirlerinde Avrupa etkisinin rahatlıkla hissedilebildiği Fas gezilecek yerler bakımından Arap nüfusun yaşadığı Kasbahlar’ı, tarihi ve renkli Medinalar’ı, özgün pazarları ile ünlenmiş kentlerle dolu bir ülke. Ayrıca güneydeki Yukarı Atlas Dağları ve Sahra Çölü’ne açılan kasabaları ülkeye turistik anlamda çeşitlilik katıyor. Berberi dilinde adı “Tanrı’nın Ülkesi” anlamına gelen, yerel halk tarafındansa yapılarının renginden ötürü “Kızıl Şehir” olarak anılan Marakeş, Fas gezilecek yerler denildiğinde ilk akla gelen şehir. Ülkenin ilk başkenti olduğu için Fas İslam mimarisinin en görkemli örneklerini barındıran kentte turistik açıdan en çok ilgiyi çeken mekanlar Eski Şehir bölgesinde toplanmış. Bu bölgede renkli gece hayatının yaşandığı Jemaa el-Fnaa Meydanı’nı merkeze alarak bir gezi rotası belirleyebilirsiniz. Meydanın bitişiğindeki Kutubiye Camii’ni gezdikten sonra Halı Pazarı, Terlik Çarşısı, Mellah, Baharat Pazarı başta olmak üzere Marakeş’in dünyaca ünlü pazarlarında alışveriş yapabilirsiniz. Bahia Sarayı, Sahabe Mezarları ve Marakeş Müzesi’nde kent ve ülke tarihi hakkında bilgi sahibi olduktan sonra Majorelle Bahçeleri’nin veya Menara Bahçeleri’nin otantik ortamında serinleyebilirsiniz.
İspanyolca’da “Beyaz Ev” anlamına gelen adını 20. yüzyıl öncesindeki mimarisinden alan Kazablanka, modern görünümünü sömürge döneminde Fransızlar’ın gerçekleştirdiği projeler sayesinde kazanmış. Endülüs’e oldukça yakın olan kentte bu çalışmaların etkilerini Muhammed V Meydanı’nda ve Twin Center’da açıkça görebilirsiniz. Alışveriş ve lüks yeme-içme olanaklarını barındıran bu bölgelerden sonra okyanusa açılan plajlarda, yerel halkın yoğun ilgi gösterdikleri kafe ve restoranlarda keyifli saatler geçirebilirsiniz. Yine bu bölgedeki kudretli  Hasan Camii’ni ve Muhammed V Meydanı yakınındaki Kazablanka Katedrali’ni kentin etnik yapısı hakkında bilgi sahibi olmak için gezi listenize ekleyebilirsiniz.
Ülkeye adını veren kent, geçmişte Medine ile olan ticari ve kültürel etkileşimlerinden dolayı oldukça zengin bir kültüre sahip olmuş. Günümüze kadar başarıyla korunmuş tarihi binaları sayesinde “Yaşayan Orta Çağ İslam Kenti” olarak anılan kentte alışveriş yapabileceğiniz otantik pazarları, tarihi anıtları, fotoğraf çekmekten hoşlananların ilgisini çekecek güzellikteki sokaklarıyla Fes el Bali, mutlaka görmeniz gereken bir yaşam bölgesi. Şık sokakları ve modern kafeleriyle ünlü Ville Nouvelle’ye göre oldukça ilkel olan bu bölgede, Fas’ın Orta Çağ’dan kalma tabakhaneleri faaliyet gösteriyor. Geçmişte İslami eğitiminin verildiği Medersa Bou Inania, Medersa El-Attarine eşsiz mimarileri ve manzaraları ile ilginizi çekebilecek mekânlar.
Büyük bir liman kenti olmasının etkisiyle Fas’ın diğer şehirlerinin aksine modern bir yapıya sahip olan Agadir, yılda ortalama 300 gün süren güneşli havası, uzun kumsalları ve şık marinası nedeniyle tatilcilerin Fas gezilecek yerler listelerinde kendisine yer buluyor. 1960 yılında yaşanan depremde eski yapılarının büyük çoğunluğunu kaybetmiş olsa da Arap Mahallesi Kasbah, kentin tarihi ve yerel halkın yaşamı hakkında bilgi edinebileceğiniz en uygun yer. Bitki örtüsü açısından zengin bir park olan Jardin de Olhao’nun güneybatısındaki Agadir Müzesi’nde ise 20. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren kentte çekilmiş fotoğrafları inceleyebilirsiniz.
Eski adı Magador olan Suveyra askeri amaçla kurulmuş bir balıkçı kasabası. Bir dönem hipilerin yoğun ilgi gösterdiği kentteki tarihi yapıların büyük kısmı, koruma amaçlı inşa edilmiş surların içerisinde bulunuyor. Gel-git zamanında sıra dışı manzaraların oluştuğu plajları dışında kentin en önemli tarihi yapılarını görmek için Eski Şehir bölgesinde zaman geçirebilirsiniz. Bölge içerisindeki Souk Jdid’de alışveriş yaptıktan sonra eski Yahudi Mahallesi’ni, kiliseyi ve camiyi ziyarete edebilirsiniz. Aynı bölgedeki Galerie Damgaard bölgenin en ünlü sanatçılarının çalışmalarını sanatseverlerin beğenisine sunuyor.
Bağımsızlığın ardından başkent ilan edilen Rabat, çeşitli medeniyetlerden miras kalmış anıtları, kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan tarihi binaları ve koloni mimarisi ile oluşmuş yapısıyla Fas’ın en önemli turistik bölgelerinden birisini oluşturuyor. Arkeoloji Müzesi, St. Paul Mağarası, Bilim ve Doğa Müzesi’nin yanı sıra şehrin Chellah, Kasbah gibi yerleşimlerini ziyaret ettiğinizde tarihi hakkında detaylı bilgiler öğrenebilirsiniz. Alışveriş içinse Rue des Consuls adlı cadde pek çok seçeneği barındırıyor. Eğlence arayışındaysanız Arap Mahallesi, Mohammed V Caddesive PI des Alaouites üzerindeki mekânlara uğramanızı tavsiye ederim.
Yahudiler’in inşa ettikleri mavi badanalı binaları ve sokaklarıyla ünlenen Chefchaouen Şafşavan, gece hayatı açısından sönük olmasına rağmen Fas’ın en popüler tatil bölgelerinden birisi olarak anılıyor. Mimari yönden eşine az rastlanan bir özgünlüğe sahip olan kentte gezginlerin görmek için öncelik verdikleri Medina Bölgesi, kent yaşamını gözlemlemek ve fotoğraf çekmek için ideal. Bu bölgedeki Plaza Uta-Hammam El isimli meydanı ve Ras El Maa’yı ziyaret ettikten sonra Kasbah’a geçip, Grandee Mosque ile gezinizi noktalayabilirsiniz.
Macera arayışındaki gezginlerin hayatları boyunca unutamayacakları bir deneyim yaşamak için akın ettikleri Merzouga, Sahra Çölü’nün kıyısında; Cezayir sınırına yakın bir noktada yer alıyor. Büyük kentlerden turlarla ulaşabileceğiniz veya civarındaki tesislerde konaklayabileceğiniz köyün bir kısmı altındaki büyük su rezervleri sayesinde palmiye ağaçlarıyla kaplanmış. Gün doğumu ve batımı sırasında konuklarına eşsiz manzaralar sunan köyün eski kısmında çöl mimarisi ile inşa edilmiş evleri görebilirsiniz. Deve turları ile çevresini gezebileceğiniz yerleşimde akşamları Berberi çadırlarında yemek yiyebilir ve Afrika müziği eşliğinde eğlenebilirsiniz. Marakeş üzerinden buraya gelirseniz, mutlaka Ait ben Haddou’ya uğrayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder