2017 ERKEN REZERVASYON FIRSATLARINI YAKALAYIN.... AYRICALIKLI OLMANIN TADINI ÇIKARTIN... DETAYLI BİLGİ VE REZERVASYON : 0224 225 4343

Online Otel / Tatil Rezervasyonu


Booking.com

RUSYA’NIN BATIYA AÇILAN KAPISI ST PETERSBURG




Rusya’nın Avrupa’ya açılan kapısı St. Petersburg, Baltık Denizi kıyısında, Neva Nehri üzerindeki 42 ada üzerine yayılmış, dünyanın benzersiz şehirlerinden biridir. Geniş bulvarları, mimari harikası yapıları, dingin suları ve her zaman insanı zinde tutan soğuk havasıyla ünlü, Rus yazar Dostoyevski’nin dediği gibi “Soyut ve tasavvur ürünü” bir şehir. 
Dünyanın en büyük kubbeli yapılarından birisi olan Saint Isaac Katedrali, Çar 1. Nikolay’ın emriyle 1818-1858 yılları arasında inşa edilmiş. En göz alıcı kısmı olan kubbesinin yapımında 100 kilogram saf altın harcanan dini yapı Rusya’nın ana katedrali olarak kabul ediliyor. Katedral üst katına çıkıldığında şehrin panoramik manzarasını gözler önüne serdiği ve iç tasarımında göze hoş gelen mimari ayrıntılar barındırdığı için tatilcilerin St Petersburg gezilecek yerler listelerinde sıklıkla yer alıyor.
Eşsiz büyüklükteki koleksiyonu barındıran Kışlık Saray, 1754-1762 yılları arasında inşa edilmiş. Aslen Çariçe 2. Katerina’nın kışlık saray olarak kullandığı yapı, çariçenin toplattığı sanat eserleriyle dolunca 1764 yılında müzeye dönüştürülmüş. Sergilenen koleksiyon açısından dünyanın en büyüklerinden, kuruluş yılı bakımındansa en eskilerinden birisi olan yapı 1852 yılında kamu hizmetine açılmış. Yetkililer, bir ziyaretçinin müzede sergilenen 3 milyona yakın eserin tamamını görebilmesi için 11 yılını harcaması gerektiğini söylüyor.
Yapısal özellikler açısından Fransa’daki Versay Sarayı’na benzeyen Peterhof Sarayı, Çar 1. Pedro’nun emriyle 18. yüzyılda inşa edilmiş. O dönemde İsveç’e karşı kazanılan zaferin ardından yapımına başlanan yapı, bir dizi saraydan ve çeşitli boyutlardaki bahçelerden oluşuyor. Kışlık Saray’ın önünden kalkan deniz otobüsleriyle ulaşabileceğiniz yapının bahçesinde bulunan ve 64 fıskiye ile 250 heykelden oluşan Büyük Çağlayan, görsel açıdan en güzel bölümünü oluşturuyor.
Tarihsel önemi nedeniyle gezginlerin St Petersburg listelerine ekledikleri Peter ve Paul Kalesi‘nin  temeli 1703 yılında atılmış. 1. Pedro’nun emriyle İsveçliler’e karşı savunma amaçlı olarak inşa edilen yapı, Neva Nehri’nin kolları arasındaki bir adacık üzerinde yer alıyor. Bir kısmı hapishane olarak kullanılmış olan kalenin içerisinde Peter ve Palu Katedrali, Şehir Tarihi Müzesi ile Madeni Para ve Madalyalar Müzesi bulunuyor.
Dış yüzeyindeki mozaiklerle hayranlık uyandıran Voskresenia Khristova Kilisesi‘nin  yapımına 3. Alexander’ın tahtta olduğu 1883 yılında başlanmış. Çar 2. Alexander’ın devrimci bir grup tarafından öldürüldüğü noktada inşa edilen dini yapı, ekonomik imkânsızlıklar dolayısıyla ancak 2. Nikolay’ın hüküm sürdüğü 1907 yılında tamamlanabilmiş. Mimari özellikler açısından Kremlin ile benzerlikleri olan kilise, günümüzde müze olarak hizmet veriyor.
1905’te gerçekleşen Kanlı Pazar Olayı’na ve 1917’de yaşanan Ekim Devrimi’nin bir kısmına sahne olan Saray Meydanı  Saray Köprüsü vasıtasıyla Nevski Bulvarı’nı Vasilyevski Adası’na bağlıyor. Ortasında Alexander Sütunu bulunan alanın bir kısmı, Zafer Arkı ile birbirlerinden ayrılan Kış Sarayı ve bakanlıklara ait yarım daire şeklindeki binalarla çevrelenmiş durumda. Merkezi konumu sayesinde kent yaşamında çok önemli bir yeri olan meydanda geçmiş yıllarda pek çok konser organizasyonu düzenlenmiş.
Rusya’nın hatta Avrupa’nın kültür başkenti sayılan St Petersburg birçok ünlü Rus yazarına ev sahipliği yapmıştır.  Yarattığı eserlerle dünya çapında ün kazanan Rus yazar Dostoyevski’nin  hayatının son 3 yılını geçirdiği apartman, 1971 yılında müze haline getirilmiş. Yazarın Karamazov Kardeşler’i yazdığı apartman dairesinde ailesine ve kendisine ait eşyalar, çalışma notları, kitaplarının kopyaları sergileniyor. Apartman girişinde ayrıca çağdaş sanat sergileri ve tiyatro gösterileri düzenleniyor.
Avrupanın dördüncü büyük şehri olan St Petersburg, Çarlık Rusyanın başkenti olmuş. Rusya'nın kuzeybatısında, baltık denizi kıyısında Dünya mirası olan Neva nehri ve 42 ada üzerine konumlanmış 55 kanal 500 yakın köprü ile ''kuzeyin Venedik'i'' ünvanını hakediyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder